X

Akıllı telefon bağımlılığına engel olacak zekice bir tasarım ortaya çıktı

Artık herkes sürekli telefonunu kurcalamaya başladı. Mail geldi mi? Sosyal medyada ne oluyor? Hangi fotoğrafı paylaşsam? Bunun gibi sorular hayatımızın merkezine girdi ve açık söylemek gerekirse bir hayli de zaman almaya başladı. Akıllı telefon teknolojilerinin hızla gelişmesinin de bu durum üzerinde ciddi bir etkisi bulunuyor.

Akıllı telefon bağımlılığı hızla artıyor

Birçoğumuz içi akıllı telefonlar; kaçınılmaz bir gereklilik, dünyaya açılan pencere, arkadaşlarımızla ve ailemizle iletişim kurduğumuz yegane araç haline geldi. Bu teknolojilerin gelişmesi ve insanların daha fazla buna bağlı hale gelmesi sonucu; yaşadığımız ana odaklanmak yerine bütün enerjimizi ve dikkatimizi telefon ekranlarına harcıyoruz. Yaşadığımız çağın gerekliliklerinden birisinin bu erişilebilirlik olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu erişilebilirlik hangi seviyede gerçekleşmeli?

Joe Hollier ve Kaiwei Tang, bu bağlanma ihtiyacının ve akıllı telefonların yol açtığı tehlikelerin farkında olarak The Light Phone isimli cihazı geliştiriyorlar. Bu cihaz sadece telefon görüşmeleri yapmaya yarıyor.

Videodan da görüleceği üzere The light phone’un, mümkün olduğunca küçük olmasına dikkat edilmiş. Cihazın üzerinde sadece rakamlar bulunuyor ve bir uygulamayla akıllı telefonunuzla bağlantı kurulabiliyor. Ayrıca, çok küçük olduğu için cüzdanınızda, kredi kartlarının yanında bile taşınmaya müsait olan The light phone, 20 gün süreyle şarj edilmeden kullanılabiliyor.

The light phone’nun geliştiricilerinden Tang, insanların akıllı telefon kullanmalarına karşı olmadıklarını söylüyor. Ancak onlara göre, en azından hayatın belli başlı zamanlarında akıllı telefonu bırakmak gerekiyor. Mesela çocuğunuzu parka götürdüğünüzde, elinizde telefon olması yerine, onunla ilgilenebilirsiniz.

Sonuç olarak bu cihaz sayesinde akıllı telefonların tamamen hayatımızdan çıkacağını söyleyemeyiz. Ancak yine de gün içerisinde, kısa süreli de olsa telefon bağımlılığından kurtulabilir ve hayatın farına varabiliriz.

Kaynak:
Magazine good

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Sosyal medyanın hayatımıza getirdiği en büyük yenilik: Yalnızlık

Phubbing: Sosyal medya bağımlılığı ve insan ilişkileri üzerindeki olumsuz etkileri

24 saat sosyal medyada ulaşılabilir olma isteği, ergenlikte kaygı ve depresyona sebep oluyor

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale