X

Aile içi şiddetin psikolojik yansımaları

Aile, mensubu olduğumuz toplum içerisindeki en küçük topluluktur. Çoğunlukla ekonomik bağımsızlığımızı kazanana kadar beraber yaşamamız gereken, kuralları olan, doğruları, yanlışları olan ve insanın en kritik tüm gelişim süreçlerini bu topluluğun kontrolü altında geçirdiği toplumsal bir birimdir. Anne, baba ve kardeşlerden oluşabilir.

Şiddet çoğunlukla öğrenilen, iletişim kurmakta zorlanan bireylerin daha fazla başvurduğu, kimi zaman ise patolojik durumlarda gözlenebilen fiziksel, sözel, ekonomik gibi çeşitli formlarda görebildiğimiz bir tür iletişim biçimidir. Aile içi şiddet “aile üyelerinden biri tarafından, ailedeki bir diğer üyenin yaşamını, fiziksel ve/veya psikolojik bütünlüğünü veya bağımsızlığını tehlikeye sokan, kişiliğine veya kişilik gelişimine ciddi boyutlarda zarar veren eylem ya da ihmal” şeklinde tanımlanabilir.

Ülkemizde aile içi şiddete maruz kalanları %90’ından fazlası kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Bunun nedeni erkeklerle aralarındaki orantısız güç dengesi ve Türk toplumunun yüzyıllardır süregelen erkek egemen yaşam tarzıdır.

Aile içi şiddet, aile içerisinde bir bireye veya tüm bireylere uygulanabilir ama her şekilde bu şiddetten ev içerisindeki her bireyin etkilendiğini klinik görüşmelerde gözlemliyoruz. Çocuklar şiddete meyilli, depresif, çaresiz ve değersiz hissederlerken, anneler ise genellikle şiddeti saklama veya normalize etme yoluna gidiyorlar.

Şiddet görülen evlerde travmatik bir hava hakim olur. Şiddete uğrayan aile fertleri travmatize olmuşlardır. Bazıları bu korku ile baş edebilmek için şiddet uygulayan aile ferdi ile özdeşim kurar, yani onu örnek alır. Bu şekilde daha fazla acı çekmeyeceğini, onun gibi güçlü olacağını düşünür. Bu nedenle klinik gözlemlerde şiddete maruz kalan erkek çocuklarının annelerine ve kardeşlerine şiddet uygulamaya başladıklarını gözlemleriz. Bu da şiddettin nesilden nesile aktarılmasına, örnek alınmasına ve devamına sebep olur.

Kaynak:
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/97746

İlginizi çekebilir: İlişkide şiddet ve istismarın farklı boyutları: Fiziksel şiddet, duygusal şiddet ve cinsel istismar

Ceylin Fermanoğlu: Psikolog Ceylin Fermanoglu, İstanbul’da doğmuş ve büyümüştür. Saint Benoit Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünü tutkuyla okumuş ardından Okan Üniversitesi’nde Klinik Yüksek lisans programına katılmıştır. Yüksek bir başarı ile akademik yılı tamamlamıştır. 2 seneden fazla Özel Eğitim’de psikolog olarak görev almış, gelişimsel bozukluklar, ebeveyn tutumları ve problemleri, evlilik, ergenlik ve patolojik konular üzerine klinik gözlem yapmış, deneyim kazanmıştır. Psikolojinin her alanına ilgi duymakla birlikte kariyerini psikoterapi alanında ilerletmek istemiş ve ekol olarak dinamik ekolü benimsemiştir, iki senelik Dinamik Psikoterapi Eğitimini tamamlamaktadır. Psikopatolojiye, nesne ilişkilerine, bilinç dışına, savunma mekanizmalarına, rüyalara, gelişime, cinselliğe, spiritüel konulara, doğaya, hayvanlara, uzay, gezegen ve evrenin oluşumu, yapısı ve geleceği üzerine özel bir ilgiye sahip olup bu konularda okumalar ve araştırmalar yapmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale