X

Aç karnına spor yapmanın vücut üzerindeki etkileri

Pek çok insan, aç karnına egzersiz yapmanın daha hızlı kilo vermeye ve yağ yakmaya yardımcı olduğunu düşünüyor. Peki, gerçekten bu düşünceler doğru mu? Bu yazımızda, sizler için aç karnına spor yapıldığı zaman vücudun nasıl etkilendiğini kaleme aldık.

Aç karnına yapılan egzersiz insan vücudunu nasıl etkiliyor?

Aç karnına spor yapmanın somut etkilerinden bahsetmeden önce yemek yeme ve egzersiz yapma arasındaki bağlantıyı açıklamak istiyoruz. Şimdi, insan vücudunu bir araba gibi düşünün. Nasıl bir arabaya yakıt konulmadığı zaman arabanın ilerlemediği fark ediliyorsa insan vücudu da benzer şekilde çalışıyor. Spor yaparken vücuttaki karbonhidrat ya da yağ metabolizması kullanılıyor. Eğer spora başlamadan bir süre önce karbonhidrat ağırlıklı besinler tüketildiyse spor esnasında karbonhidrat metabolizması araba yakıtı gibi kullanılıyor.

Karbonhidrat tüketimi gerçekleşmediyse yağ metabolizması sporun sürekliliği için söz konusu oluyor. Bu metabolizmaların kullanımı ise temelde enerjinin yüksek tutulmasına ve yaşamsal fonksiyonların egzersiz esnasında devam etmesine dayanıyor. Bir başka deyişle, aç karnına spor yapıldığı zaman organların çalışma düzeni etkileniyor ve spor için gerekli olan enerji vücuttaki yağların parçalanmasıyla temin ediliyor. Her ne kadar spor esnasında yağ metabolizmasının kullanılması büyük bir soruna yol açmasa da bu aktivite yapılırken karbonhidrat metabolizmasının kullanılması daha sağlıklı.

Spor esnasında gerekli enerjinin açığa çıkartılması için karbonhidratların ya da yağların kullanımı söz konusu. Yoga veya yürüyüş gibi kısa süreli egzersizler için genellikle vücuttaki karbonhidratlar kullanılıyor. Uzmanlar, bu tarz kısa süren aktivitelerden önce herhangi bir besin alınmamasının çok büyük bir tehlikeye yol açmayacağını belirtiyor. Eğer birey aç ise uzun süreli bir egzersiz esnasında yağlar kullanılıyor. Bu durum da kan şekerinin düşmesine, baş dönmesine ve mide bulantısına yol açabiliyor. Bu yüzden, güç gerektiren uzun süreli bir spor yapılacaksa aç karnına bu aktiviteye başlanmaması büyük bir önem taşıyor.

Aç karnına egzersizle daha çok yağ yakılır mı?

Aç karnına spor denildiği zaman pek çok insanın aklına yağ yakımı konusu geliyor. Bazı araştırmalar aç karnına yapılan egzersizler esnasında yağ yakımının hızlandığını kanıtlar nitelikte. Tabii, bu araştırmaları gölgede bırakan çalışmalar da bulunuyor; bazı çalışmalar, yağ yakımıyla yağ kaybının aynı şey olmadığını belli ediyor. Aç karnına yapılan spor esnasında yağ yakımı artsa da yağ kaybı aynı oranda artış göstemiyor. Yağ kaybı, gün içinde alınan enerjinin harcanan enerjiden az olduğu zamanlarda gerçekleşiyor. Bu nedenle, yağ yakımı hızlı olsa bile aç karnına yapılan egzersizlerin yağ kaybına açlık açısından çok büyük bir katkı sunduğu söylenemez.

Aç karnına yapılan egzersizin zararları neler?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, insan vücudunda yeteri kadar yakıt (enerjiye dönüşebilecek besin) yoksa egzersiz esnasında halsizlik hissedilebiliyor. Bu halsizlik sonucunda da performans düşüklüğü kendisini belli edebiliyor. Performansın düşmesi sonucunda da spor yarım bırakılabiliyor ve egzersiz rutini istenilen başarıyı beraberinde getiremez hale geliyor.

Aç karnına yapılan spor esnasında insan vücudunun strese verdiği tepkinin bir habercisi olan kortizol hormonunun salgısı artıyor. Bu durumun altında da yapılan sporun bir tehdit olarak algılanması yatıyor. İnsan vücudunun sporu tehlikeli bir durum olarak görmesi sonucunda da yağ yakımı yerine yağ depolanabiliyor. Bu nedenle, aç karnına yapılan egzersizlerin her zaman faydalı olmadığının anlaşılması büyük bir önem taşıyor.

Eğer yoga veya yürüyüş gibi kısa sürecek bir egzersiz yapacaksanız besin tüketimi konusunu çok fazla düşünmek zorunda değilsiniz. Uzun süreli bir spor yapacaksanız da spordan en az 2 saat önce yemek yiyerek enerji deponuzu doldurmaya özen gösterebilirsiniz. Spordan önce tüketeceğiniz besinler sayesinde enerjinizi artırıp daha verimli bir spor seansı yaşayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Kış aylarında spor motivasyonunu koruyabilmenin 6 yolu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale