X

4 adımda yaşam tarzı hedeflerini rutinin haline dönüştürebilirsin

Yeni yıla başlarken yaşam tarzı hedeflerini listeleyen, bir hevesle yapmaya başlayan ama sonrasında burn-out olup yarıda bırakmaya başlayanlar burada mı? Söz konusu yeni bir yıl olunca, yeni başlangıç ruhu ile hepimizin bazı dilekleri ve hedefleri oluyor. “Bu yıl artık daha düzenli spor yapayım”cılar, “Beslenmeme dikkat etmek sağlığım için önemli, diyet yapayım”cılar, “Alıp da okumadığım ne çok kitabım var, her ay en az iki kitap bitireyim”ciler… Her birinizi anlıyorum çünkü aynı düşünceler bende de var. İçim kıpır kıpır, yeni birçok şeye adım atmak için hevesim tavan.

Bir yandan da artık ayaklarım yere basıyor. Bunların ne kadarının yapılabilir olduğunun, bu kadar çok şeye aynı anda başlamanın bana fazla gelebileceğinin ve sonradan yarıda bırakma olasılığımı artırdığının farkındayım. Ulaşılabilir hedefler koymayı günbegün daha çok içselleştiriyorum ve hayatıma uyguluyorum. Çünkü biliyorum ki bir tarafta eski davranış modelim olan erteleme dürtüsü var. Bir tarafta ise daha yeni toprağa dikilen bir fidan gibi gövdesi cılız yeni bir davranış… Ve onu güçlendirmem, eski erteleme dürtümün karşısında durabilecek sağlamlığa getirmem gerekiyor. Ancak o zaman davranış terazimde baskın hale gelebilecek ve erteleme dürtümü yenerek rutinim haline gelecek.

Bu yıl toprağa ektiğin yaşam tarzı hedefini, aşağıdaki adımları uygulayarak rutinin haline dönüştürebilirsin:

1. En değerli 3 hedefini seç.

Yaşam tarzı hedefleri listen ne kadar uzun olursa, burn-out olup hepsini bırakma eğilimin artar. Belli kapasitede olan enerjini 15 tane hedefe az miktarda yöneltmektense, 3 tane hedefe daha yoğun yönelterek o cılız gövdelerini daha kısa sürede ve güvenle güçlendirebilirsin. Senin için en değerli (başkası için değil), en çok ihtiyacın olan ya da keyif alacağın 3 hedefini seç. 2 ya da 1 hedef seçmek de mümkün, kişi kendini ne kadar tanıyorsa bu sayıya kendisine göre karar verebilir.

Bunları rutinin haline getirebilirsen, sonrasında listende kalan diğer hedeflerine de aynı metodu uygulayarak dönebilirsin.

2. Ne zaman, nerede, ne yapacağını belirle.

Ne zaman: Her bir hedefin için gün içinde bir zaman aralığı ve yedek bir zaman aralığı daha belirle. Örneğin sabah 08:00-08:30 arası, olmazsa da akşam 22:00-22:30 arası gibi. Olur da sabah bir işin sebebiyle yapamazsan; “Bugün olmaz artık”, “Yine yapamadım” düşüncesinden sıyrılıp alternatifini aklına getirmiş olursun. Belirlediğin zamanları ajandana yazılı olarak da ekle ki kendine ciddiyetini ve motivasyonunu göster. Unutma, söz uçar, yazı kalır!
Nerede: Her bir hedefin için mekan belirle. Hedefin spor yapmaksa, salon mu, bahçe mi, park mı? Kitap okumaksa, evin neresinde ya da kafede mi?
Ne: Hangi spor türünü yapacağını, bedeninde hangi bölgeyi çalıştıracağını, hangi kitapları okuyacağına dair listeni ya da sağlıklı yemek tariflerini detaylıca hazırla. O aktiviteyi yapma zamanın geldiğinde ne yapacağını biliyor ol ki direkt yapmaya başla. Planlama yaptıktan sonra aksiyona geçmek daha kolayken, plansız olduğunda yapacağın iş gözünde büyüyecektir. Bu da çoğu kişinin bırakma sebebidir.

3. Duygunu tanımla ve keyifli hale getir.

Her 3 hedefin için de ayrı ayrı düşün; onu yaptığında nasıl bir duygu halinde olacaksın/olmak istiyorsun? Senin için amaç mutlu olmak mı, canlı ve enerjik hissetmek mi, sağlıklı olmak ya da sağlıklı olmaya devam etmek mi? Her hedefin için duygunu tanımladıktan sonra, bu duyguyu aktiviteyi yapmadan önce gözlerini kapatıp sanki yapmışsın gibi birkaç saniye boyunca hisset. Bu sana neden yapmak istediğini hatırlatacak ve seni motive edecek.

Aynı zamanda hedefini zorunluluk durumundan çıkarıp keyifli hale getirmenin yollarını ara. Kendine her bir hedefin için sorup not alabilirsin: Bunu daha keyifli hale nasıl getirebilirim?

Belki o esnada sevdiğin müzikleri dinlemek, kitabın yanında sevdiğin içeceği yudumlamak ve o süreyi mum yakarak ritüel haline getirmek olabilir. Senin için keyfin tanımını bul ve uygula.

4. Kendine teşekkür et.

Hedefini her uyguladığında kendine teşekkür et. Belki bu teşekkürler haftalık minik ödüllere dönüşebilir. Kendine çiçek almak, dışarıda güzel bir kahve vb. Kendi hediyeni yaratıcı bir şekilde oluşturabilirsin.

Günlük koşuşturmanın arasında sana rehberlik edecek daha fazla bilgi, öneri, ilham ve hatırlatma için @sibelsibel Instagram hesabımı takip etmeyi unutma, sevgilerimle.

İlginizi çekebilir: Yeni yılda neden sabah rutinin olmalı?

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale