X

4 adımda rutinin dışına çıkın: 2022’de değişime rutinlerden başlayın

Her sabah güne başladığımız saat, kahve molamız, nefes egzersizleri için ayırdığımız zaman, iş başına oturmamız, mesai sonrası yaptıklarımız… Çok fazla beyin jimnastiği gerektirmeden günün bir kısmını geçirip zaman zaman zihnimizi işteki farklı konular için yormak dışında benzer günler yaşıyoruz. Planlı programlı olmak gün içinde verim, hız ve iş yapış kolaylığı sağlıyor. Yeni öğrenmelere ve kendimizi zorlayan aktivitelere az maruz kaldığımızda ise beynimizin sınırlı bir alanının faaliyeti ile gerçekleşen aktiviteler (çoğu zaman otopilot) kendini tekrarlıyor. Asıl üretkenlik ve gelişimi ise beynimizin otopilotu kapandığında yaşıyoruz. Peki, otopilotun devre dışı kaldığı yeni aktiviteler ve bilinmezlikle karşılaşan beyin bu durumda ne yapıyor?

Öncelikle otopilot çalışması devre dışı kalınca prefrontal korteks (ön beyin) harekete geçiyor. Amigdalaya savaş, don veya kaç tepkilerini verebilmesi için sinyal gönderiyor. Beyin ciddi bir enerji harcıyor bu süreçte ve yeni kararlar ve davranışlar gelişmesini tetikliyor. Yeni durumla ilgili alınan kararın veya gerçekleşecek davranışın bilinir bir sonucu olması daha düşük stresle hareketi sağlarken eğer bir de belirsizlik varsa stres seviyesi oldukça yükseliyor. Başta olumsuz gibi gözükse de yeni aktivitelerin kazandıracağı ve beynin stres yönetimine toleransının artacağı yeni egzersizler zamanla bize bilişsel avantajlar sağlıyor. Yeni özellikler ve bilgiler, düşünen beyni ön plana çıkarıp duygusal beyni arka plana geçiriyor. Daha doğru kararlar almasınına ve daha sağlıklı aktiviteleri yapmasına yardımcı oluyor. Rutin dışı aktivitelerin beyinde yaratabileceği bu faydaları deneyimlemek için yeni yılla birlikte neleri değiştirebiliriz? Birkaç öneriyi sizlerle paylaşmak istedim.

15 dakika challenge (meydan okuma)

Bir ay boyunca her gün 15 dakika sadece günlük yaptığın işler dışında farklı bir konuda okuma yapabilir, oyun oynayabilir, uzun süredir gitmediğin bir yere gidebilir, epeydir konuşmadığın birini arayabilir veya evde başkasına ait olan bir sorumluluğu bir günlüğüne üstlenebilirsiniz. Eski hobilerinden birine tekrar dönmek de bir alternatif olabilir. Olağanın dışında bir şeyi deneyimlediğinde beyne farklı öğrenmeler için fırsat yaratıyoruz. Üstelik opsiyonlar o kadar çok ki! Pek çok tiyatro, müze ve hatta çok sevdiğin mağazalar bile online ziyaretler için bizi bekliyor.

Başarıları kutlamak

Stanford Üniversitesi’nde sosyal bilimler profesörü Brian Jeffrey Fogg’un çalışması başarının büyük ya da küçük olmasının önemi olmadığını, beynin bunu ayırt edemediği için aynı ölçüde tepki verdiğini gösteriyor. Ayrıca insanın yaratıcılığını ve verimini artırdığını gösteriyor. Hayatı kutlamak, bir önceki günden farklı olarak yaptığınız yeni bir alışkanlığı kutlamak, arkadaşlarınızın, ailenizin başarılarını, mutluluklarını kutlamak. Yöntem her ne olursa olsun gün içinde mutlu olduğunuz anları çoğaltmayı yeni rutininiz haline getirebilirsiniz.

Uykunun sihri

Uyuma alışkanlığımız hayatımızın tam merkezinde bir etkiye sahip. Özellikle Rem (derin uyku) dönemini uykuda geçirmek Alzheimer riskini, gün içindeki modunuzu, öğrenmelerimizi çok fazla destekliyor. Derin uykuyu bölünmeden geçirdiğiniz bir gün ile bölünmüş bir derin uyku farkını kendinizde de deneyimlemiş olabilirsiniz. Uyku ile ilgili yazımda bahsettiğim faydaları da düşünürsek uyku rutininize yeni yılda tekrar bakabilirsiniz. Uyku öncesi ılık bir duş, gece yatarken telefonunuzu uçak moduna almak, telefonunuzu odanızın dışında tutmak uykuya dalmanız ve bölünmeden uyumanız konusunda size yardımcı olabilir.

Zamanı yarıya indirme

Her günümüzü veya haftada belirli bir zaman ayırdığımız işlerin süresini tekrar değerlendirebiliriz. Mutlaka yapmanız gereken rutin işlerde sürelerle oynamak verimliliği artırabilir. Örneğin, her hafta yaptığınız 1 saatlik gündem toplantılarının süresini yarım saate indirebilir veya ertelediğiniz işler için kendinize daha kısa zaman hedefleri koyup işlerin nasıl gittiğine bakabilirsiniz.

Yeni senede alacağınız kararların rutinlerinizi bozup sizi geliştirmesine fırsat tanıyabilirsiniz. Sevdiklerinizle birlikte ilham dolu, mutlu seneler…

İlginizi çekebilir: BANİ nedir: 2020 sonrasını karşılayan yeni bir kavram

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale