X

3 feminist mucidin geliştirdiği bu külot dünyayı değiştirebilir

Ülkemizde de “regl” kelimesi ve anlam üzerine tartışmalar gündemdeyken, Amerikalı 3 mucit kadın, kadınların regl günleriyle barışmalarını sağlayan işlevsel bir külot geliştirdiler. İkiz kız kardeşler Radha – Miki Agrawal ve arkadaşları Antonia Dunbar, asırlardır toplumda bir leke ve kirlilik belirtisi gibi görülen regl olgusunun, aslında kadın anatomisinin en doğal hali olduğunu savunan 3 feminist mucit hem kadınların hayatlarını hem de toplumun bu doğal durumla ilgili yerleşik algısını değiştirmeye kararlı.

İlginizi çekebilir: Mükemmel kadın vücudu algısının 100 yıllık evrimi

Regl döneminde, konforsuzluk ve tuhaf bir “utanma” duygusuyla boğuşan kadınların bu rahatsızlıklarına son verecek THINX isimli külot, kendinden emici özelliği sayesinde hijyenik ped ve tampon kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Quad TECH ismini verdikleri patentli teknoloji sayesinde 3 ila 6 kaşığa kadar olan sıvıyı emebilen THINX külotlarda, biri sıvı emici, biri antibakteriyel ve ikisi leke önleyici olmak üzere toplam 4 katman bulunuyor. Ayrıca marka, farklı ihtiyaçlara ve zevklere göre pek çok model seçeneği de sunuyor.

İlginizi çekebilir: Reklam sektörü seksizmi bitirmek için ilk darbeyi vurdu

Modaya karşı özgürlük

THINX’in kurucuları Radha – Miki Agrawal ve arkadaşları Antonia Dunbar’a göre moda, kadın anatomisine uygun olmayan ve toplumun yerleşik kadın algısına hizmet eden ürünler üreten bir tek tipleştirme aracından başka bir şey değil. Tam da bu fikirden yola çıkan 3 feminist mucit, THINX’i geliştirirken kadınları önce kendi bedenleri ile barıştırmayı amaçladıklarını belirtiyorlar. Pek çok farklı yatırımcı tarafından fonlanan ve ürünlerini shethinx.com üzerinden satışa sunan markanın ürettiği bu inovatif külotları satın almak istiyorsanız 24 – 34 USD arasında bir rakamı gözden çıkarmanız gerekiyor. 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale