X

2021’e iyi girme reçetesi: Kulağa küpe yapmalık 5 öneri

Her yıl biterken o yılın bir muhakemesini yapmak adettendir. Neler hayal ettik, neler oldu gibisinden… Kimler girmiş hayatımıza, kimler çıkmış en olmadık zamanlarda? Ya da hangi duraklarda en çok vakit geçirmişiz gibi sonu gelmeyen sorular sorarım kendime… Ve her yeni yıl başlangıcında niyet ederim sağlıkla, sevdiklerimle huzurlu bir hayata… Bu yılki niyetimse çevreden bağımsız kendi hava durumumu koruyabilmek. Dışarıda cereyan eden olaylara rağmen, sevmek, üretmek, çalışmak ve yaşamın her anına ruhumu katmak. Bu sebeple kendi reçetemi sizle de paylaşmak isterim, zira 2020’de çokça uyguladım.

1. Hayatın getirdiklerini iyi okumak

Bir olay başıma geldiğinde onun bana verdiği alt mesajı çözmeye çalıştım. Bu kimi zaman zayıflıklarımı görmeme sebep olurken kimi zaman da kendimi takdir etmeme sebep oldu. Bunu yapabilmek, bütün olaylara iyi-kötü penceresinden değil de “Ben bu olaydan kendime ne katmalıyım?” demekti benim için.

2. Sevdiklerime duygularımı daha çok göstermek

Bu konu 2020’nin başrolüydü diyebilirim. Her zaman hayatımızda olduklarından emin olduğumuz, değerlerini tam bilemediğimiz ailemiz ve dostlarımıza, kimi zaman görüntülü aramalarla kimi zaman uzaktan görerek daha çok sevgimizi hissettirdik. Yaşadığımız gerçekliğin her an değişebileceği gerçeği, hislerimiz ve duygularımız konusunda daha cesur olmamızı sağladı. Aynı şekilde hayatımızdan bir türlü çıkartamadığımız insanları da bu ruh halinde daha kolay çıkartabilir olduk. Bencilleşirken çoğaldık aslında farkında olmadan.

3. İç potansiyelimin farkına varmak

Yalnız kaldıkça kendi iç potansiyelimizin farkına vardık. Kimi eski hobilerine döndü, kimi yeni uğraşlara başladı, kimi de mutfağa sardı. Kulağa basit gelen şeyler, kendimize hiç vakit ayırmadığımızı anımsattı. Zamanımızı yalnız geçirmemeye odaklanmışken, aniden gelen eve kapanma hali, kendimize doğru bir yola çıkmamızı sağladı. Hayallerimizi, umutlarımızı, yapmak istediklerimizi düşünmeye başladık uzun bir aradan sonra. Yeni projelere, yeni planlara merhaba dedik yarının belirsizliğinde. Şu andan ve kendimizden ilham alarak ürettik hiç durmadan.

4. Sadeleşmek

Sadeleştik, hem kendi içimizde hem dünyaca. Mutluluk için birçok ön koşul ararken bu yılın başında, rahatça bir nefes alabildiğimiz için mutlu olduk dört duvar odalarımızda. Evde geçirdiğimiz anları, izlediğimiz filmleri, yaptığımız yemekleri mutluluk saydık. Paradan, başarıdan, onaylanma bağımlılığından bir çırpıda kurtulduk.

5. Yaşam amacımızı düşünmek

Ve bu hayata geliş amacımızı daha çok düşünür olduk. Etrafımıza daha çok faydalı olmanın, yardım ettikçe çoğalmanın keyfine vardık. Farkında olmadan hiç tanımadığımız insanlarla bağ kurduk. Bizim başımıza gelmeyen olaylar için çözüm yolları aradık. İnsanlığımızı daha çok hatırlar olduk.

Böyle baktığım zaman, 2020 büyük kayıpların yanında büyük kazançlar da sunmuş bize. İçimize doğru bir yolculuğa çıkartmakla kalmayıp sahip olduklarımızın farkına daha çok farkına varmamızı sağlamış. Tıpkı Carl Gustav Jung’un “Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır” sözündeki gibi bizim için de 2020 yılı bir nevi uyanış yılı olmuş diyebiliriz sanırım.

O zaman şimdi bu farkındalık penceresinden, sevdiklerimizle, sağlıklı, huzurlu, mutlu, ….. ve siz bu boşluğa ne eklemek isterseniz onlarla dolu güzel bir 2021 yılı geçirmeye niyet etmenin tam zamanı. O zaman hep beraber şimdi tam zamanı.

İlginizi çekebilir: Zor durumlar karşısında hayatta kalma kiti

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale