X

Ann Makosinski el ısısıyla çalışan el feneri icadıyla dünyayı değiştiriyor

Ann Makosinski, yalnızca 16 yaşındayken el ısısıyla çalışan el feneri icat etti.

Ann Makosinski yalnızca 16 yaşındayken, yerel bilim fuarında tanıttığı yeni icadı olan sadece el ısısıyla çalışan el feneri onun giderek ünlenmesine yardımcı oldu. One Google Bilim Fuarı sonrası, Ann dünyayı değiştirme yolunda gibi görünüyor. 

Ann ve HAM radyo operatörü olarak çalışan ailesi elektronik eşyaların ayarlarıyla oynamaktan zevk alıyorlar ve ortaya çıkan sonuçtan oldukça memnunlar.

Bir an şöyle düşünün; bir el feneriniz var ve siz onu tuttuğunuz sürece çalışıyor. Artık sürekli pilini değiştirmek zorunda değilsiniz ve pil israfı yapmak da. Bu durum dünyanın 1/5’ine denk gelen 1.2 milyar insan için oldukça önemli bir gelişme, çünkü Dünya Bankası’na göre bu insanlar düzenli elektriğe sahip değiller.

4 yıl önce Filipinler’de yaşayan bir arkadaşından ilham aldığını söyleyen Makosinski, arkadaşının evinde elektrik olmadığı için ödevlerini yapamadığını ve sınıfta kaldığını belirtiyor.

Şaşırtıcı bir şekilde, bugüne kadar kimse termoelektrik teknolojisini el feneri gücü olarak kullanmayı düşünmemiş. Ann, elektrik akımını aynı anda zıt kutupları ısıtıp soğutmayı sağlayan Peltier olgusundan hareketle deneyler yapmaya başlıyor. Bir keresinde, insanı tarif ederken kullanılan ‘100 watt gücündeki yürüyen ampüller’ sözünden ilham alan Ann, enerji kaynağı olarak insan vücudunu kullanmak istiyor. ABC‘’ye verdiği röportajda şunları söylüyor: ‘Hepimiz içimizde çok fazla enerji besliyoruz ve bu enerji boşa gidiyor’

Ann aylarca projesi üzerinde çalışıyor ve patenti kendisine ait olan dönüştürücüyü yaratmayı başarıyor. İnanılmaz bir biçimde, projesi yerel bilim fuarında projesi 2. Sırayı alıyor; fakat öğretmeni onu ikna ederek projesiyle 2013 Google Bilim Fuarı’na başvurmasını sağlıyor. Adı finalistler arasında yazılınca Ann Google’ın ana merkezine ziyarete gidiyor.

Ünlü oyuncak devi LEGO tarafından 25.000 $ burs kazanan Ann, yarışmada kendi yaş grubunda 1. oluyor. Ödülü kazandığından beri 3 kez TEDx konuşmasına katılan Ann, aynı zamanda ünlü şov programı The Tonight Show’a da katıldı.

2013 yılında TIME dergisi tarafından 30 yaş altı en etkili 30 kişi sıralamsında Ann’in de adı bulunuyor.

İlgili yazı: Teknoloji çağında yetişen çocukların sahip olduğu 7 özellik

Her ne kadar Ann’in icadının piyasaya sürülmesi için biraz düzenlenmesi gerekse de, (İcadı yalnızca 24 lümendir,(Lümen bir ampulden/lambadan elde edilen ışık miktarını ölçmeye yarayan birim) bazı ticari el feneleri 100’lerce lumen gücündedir) Ann esas amacının insanlara yardım etmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: ‘İcadımın ihtiyacı olan insanlar tarafından kullanılabileceğinden emin olmak istiyorum.’

Kaynak:

people.com

huffingtonpost.ca

news.yahoo.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale