X

10 adımda içinizdeki gücü bulmanın yolu

Hayatta her şeyin geçici olduğunu gösteren evrensel iki kural; belirsizlik ve öngörülemezliktir. Hayat beklenmedik şekilde değiştiğinde, neyin önemli olduğuna veya bir sonraki adımda neler olacağına dair dengesizlik, güvensizlik ve belirsizlik duyguları hissedebiliriz. Bu aslında son derece normal. Böyle zamanlarda zihnimize ve kalbimize güç veren şey ise hayatımızı ve içsel gücümüzü yeniden toparlayabilmemizdir. Hayatta her şey değişebilir ancak stabil olan tek bir şey var; o da kendimiz ve tüm bu değişimlerle mücadele etme gücümüz. Eğer içimizde zayıflıklar varsa, en ufak rüzgarda bile fırtına görmüş gibi dağılabiliriz.

Farkındalık ve şefkat fırtına zamanlarında kendimizi toparlama gücümüzü artıran iki önemli unsurdur. Hayatımızın bu hassas döneminde, bu unsurların her ikisini de beslemeliyiz. Farkındalık, olayları olduğu gibi görmemizi ve üstesinden gelebileceğimizi fark etmemizi sağlar. Şefkat ise cesur yüreklilikle çekilen acıları anlamamızı ve bu acıları çeken kişinin yanında olmamızı sağlar. Şefkat bir kişiyi iyileştirme ve dönüştürme yeteneğine sahiptir ve böylelikle dünyayı dönüştürme gücüne katkıda bulunur.

Doğada vakit geçirdiğimizde kendimizi güçlü hissedebiliriz.

Gücünüzü göstermediğimizi ne zaman fark ederiz?

Hepimizin dürüstçe duygularından veya isteklerinden bahsettiği ama bunların yargılandığı, hor görüldüğü durumlar olmuştur. Hatta daha da kötüsü, bazen bu yüzden gördüğü sevgiyi veya desteği kaybettiği de olmuştur. İşte bu tecrübelere dayanarak bazılarımız insanların hoşuna gidecek davranışlar sergiliyor, aslında “hayır” demek istediğimiz şeylere “evet” diyoruz. Bunun sonunda da gerçekten hissettiğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz şeyleri dile getirmeyip, gücümüzü göstermemiş oluyoruz. Oysa yapılan birçok çalışma ve farkındalık egzersizi gösteriyor ki, kendi isteklerimizi önemseyerek yola devam ettiğimizde, kendimizi çok daha güçlü hissediyoruz.

Hangi durumlarda kendi gücümüzü bir kenara atıyoruz?

– Eleştirileri ve yargılamaları dinlediğimizde, inandığımız şeyleri ve yeteneklerimizi hafife aldığımızda,
– Çok hızlı gittiğimizde,
– Aslında hayır demek isterken evet dediğimizde,
– Duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı önemsemediğimizde,
– Başkalarıyla duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı paylaşırken kendimize inanmadığımızda,
– Egzersiz yapmaya, meditasyona, beslenmemize, iletişime, düzenli uykuya, kişisel bakımımıza özen göstermediğimizde gücümüzü bir kenara atıyoruz.

İlgili yazı: Zor zamanları meditasyonun gücüyle atlatın

Peki kendimizi nasıl güçlü hissedebiliriz?

– Yavaşladığımızda,
– Başkalarından destek istediğimizde,
– Duygularımızı ve ihtiyaçlarımızı gerçekten dinleyip, önemsediğimizde,
– Doğrularımızı kibar ve uygun bir şekilde paylaştığımızda,
– Dünyaya olan inancımızı ve şefkatimizi sunduğumuzda,
– Etrafımızda bizi olduğumuz gibi seven ve kabul eden insanlar olduğunda,
– Doğada vakit geçirdiğimizde,
– Zihnimizi, bedenimizi ve kalbimizi besleyen sağlıklı şeyler yaptığımızda,
– Bizimle aynı hedefe veya niyete inanmış kişilerin olduğu bir grupta yer aldığımızda,
– Hayatımızın amacını hissettiğimizde,
– Bir şeyler yarattığımızda veya ürettiğimizde,
– Başkalarına yardım ettiğimizde kendimizi güçlü hissedebiliriz.

İlgili yazı: İçinizdeki motivasyon gücünü açığa çıkarın

Hayatınızın her alanında kendinizi güçlü hissetmenin yolları

Bunları biliyoruz ama bazen de nasıl uygulayacağımızı bilmiyoruz. Oysa kendimizi güçlü hissettiğimizde, ihtiyaçlarımız ve isteklerimiz karşısında daha sağlam durabiliyoruz. İşte hayatınızın her alanında kendinizi güçlü hissetmenizi sağlayacak 10 adım:

1. Gözlerinizi kapatın ve farkındalığınızı nefesinize ve bedeninize yönlendirin.
2. Derin derin karnınıza nefes alıp verin. Vücudunuzun ve zihninizin rahatladığını hissedene kadar buna devam edin.
3. Nefesinizin kafatasınızdan ayak parmaklarınızın ucuna kadar aktığını düşünürken içinizdeki ve dışınızdaki bu güçle iletişim kurmaya çalışın.
4. Son günlerde içinizdeki gücü bir kenara attığınız anları düşünün.
5. Bedeninizi başınızdan ayak parmaklarınıza kadar gözden geçirin. Ne fark ediyorsunuz? Bedeninizdeki hislerin, tansiyonun yoğunlaştığı nokta neresi? Vücudunuzda artan, azalan ne varsa kendi haline bırakın ve olduğu gibi kabul edin. Tüm fiziksel hislerinizi sakince kabullenin ve onlara izin verin. Şimdi ne hissediyorsunuz? Öfke mi, korku mu, kafa karışıklığı mı? Hepsini olduğu gibi kabullenin.

Gözlerinizi kapatın ve farkındalığınızı nefesinize ve bedeninize yönlendirin.

6. Kendinize anlattığınız hikaye nedir?
7. Bu hikayeyi yaşayan veya inanan yerleriniz kaç yaşında? Ne zamandır sizinle? Kendinize bu soruyu sorun.
8. “Değişiyorum ve olayları kendi haline bırakıyorum” diye düşünün. Daha sonra bu düşünceden de kurtulun ve böylelikle sizin üzerinizde güç kurmasına izin vermeyin.
9. Gözlerinizi açın ve silkelenin. Vücudunuzda hiçbir işinize yaramayan, düşüncelerinizin gücünü hafifleten yerlerinizdeki baskıyı hafifletecek birkaç ufak hareket yapın.
10. Şimdi de dikkatinizi karın bölgenize yönlendirin. Gücünüzle, yıllardır beslediğiniz yeteneklerinizle, esnekliğinizle ve içinizdeki iyi düşüncelerle iletişim kurun. Güçlü bir insan olduğunuzu gösteren şeyleri hissedin.

Kaynaklar:
Inc.com
Mindful.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale