X

10 adımda dijital dünyada marka olmanın yolu

Müşterileriniz için bir ürün veya hizmet sunan bir şirketiniz mi var? Eğer öyleyse internet üzerinde başarılı ve etkin olmanın tek yolu, müşterilerinizin sizi arayıp bulması değil. Dijital imkanları etkin kullanarak daha fazla insana ulaşabilir ve dünyada bir iz yaratabilirsiniz.

İşte 10 adımda dijital dünyada görünürlüğünüzü artırmanın ve bir marka olmanın yolu:

1. Trendleri takip edin

Eğer bir konuda uzman olarak bilinmek istiyorsanız, gerçekten de uzman olmanız gerekir. Bu yüzden değişimi yakından takip ettiğinizden emin olun. Uzmanlık alanınızla ilgili son gelişmeleri takip edin, yeni çıkan şeyleri okuyun. Sizin alanınızda başkalarının neler yaptığını gözlemleyin. Girişiminizi nasıl büyüteceğiniz konusunda yeni fikirler arayışında olun.

2. Tutkularınızı amaca dönüştürün

Her zaman şunu düşünün: Kime, hangi konuda yardımcı olabilirim? Siz başkalarına yardımcı olma ve başkalarını yüceltmek için çalıştığınız sürece, sizin ürünlerinizin ve hizmetlerinizin reklamı kendiliğinden yapılmış olur. Ayrıca, sadece kendinizi veya ürünlerinizi pazarlamayın, aynı zamanda hikayenizi de anlatın. Geçmişiyle, hikayesiyle gerçek bir insan olarak iletişim kurduğunuz sürece daha kolay bağlantılar yapabilir ve görünürlüğünüzü artırabilirsiniz.

İlgili yazı: Pazarlama dünyası artık kadın erkek eşitliğinin olduğu bir ‘’harikalar diyarı’’

3. Çözümleri, fikirleri, kaynakları paylaşarak değer katın

Uzmanlığınızı ve bilginizi, sosyal medyadan iletişim kurmak için kullanın. Her zaman çözüm sunarak, fikirler getirerek veya uzmanlığınızı konuşturarak değer katın. Ürününüzün çözüm sunduğu alanları düşünüp, hedef kitlenizin karşılaştığı başka zorlukları düşünün. Belki de böylelikle yeni fikirler üretebilirsiniz.

4. Herkesi hedeflemeyin

Dünyadaki herkese mesajınızı ulaştıramazsınız. Bunun yerine hedef kitlenizi belirleyin. Ortak değerleriniz ve ilgi alanlarınız neler? Hedef kitlenizin sorunları, endişeleri neler? Hedef kitleniz neler istiyor? İnsanlar size hangi konuda sorular soruyor? Bu sorulara yanıt vererek hedef kitlenizi belirleyebilirsiniz.

5. Web sitenizin ziyaretçiler için bir değer yarattığından emin olun

Web siteniz, ürün ve hizmetlerinizin göründüğü eviniz gibidir. Bu yüzden web sitenizin düzenli, güncel ve tutarlı olmasına özen gösterin. Web sitenizi tüm aktiviteleriniz için bir platform olarak kullanın. İçerik geliştirirken hedef kitlenizi düşünün. Eğer birileri web sitenizi ziyaret etmek için zaman ayırdıysa, bunun karşılığını verin.

6. Paylaşımda bulunmadan önce emin olun

Sosyal medyada bir paylaşım yaparken şu soruları sorun: Eğlendiriyor mu, aydınlatıyor mu, bilgilendiriyor mu, eğitiyor mu? Paylaştığınız içerikler bu amaçlardan herhangi birine karşılık gelmiyorsa paylaşmayın.

İlgili yazı: Başarılı 12 insanın hafta sonu alışkanlıkları

7. Kendinize uygun bir sosyal medya kanalı seçin

Sosyal medya kanalları her geçen gün çeşitleniyor. Siz de bu sosyal medya kanallarını kullanırken, kendinize en uygun, amacınıza en çok hizmet edenleri seçin ve onları kullanın.

8. Blog yazın

Blog yazmak, sizi takip edenlerle düzenli bir iletişim yolu geliştirmenin en kolay yoludur. Ancak blog yazarken, sunduğunuz içeriklerin gerçekten bir şeyler anlattığından emin olun.

9. Twitter ve Pinterest’ten araştırma yapın

Twitter ve Pinterest, rakiplerinizin neler yaptığını ve potansiyel hedef kitlenizin nelerden bahsettiğini görmenin en iyi yollarından biri. Her iki mecra da başkalarının neler yaptığını görmek için size ön sıralardan bir koltuk sunar.

10. Kitap yazın

Ürününüz veya hizmetlerinizle ilgili bir kitap yazarak aslında bu konuyu ne kadar ciddiye aldığınızı ve bu konuda ne kadar uzman olduğunuzu gösterebilirsiniz.

Kaynak:
MindBodyGreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale