X

Zorlayıcı zamanlarda kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacak TED konuşmaları

Hepimiz zor zamanlardan geçerken kendimizi bir nebze olsun iyi hissedeceğimiz alternatif çözümler ararız. Zihnimizi kısa süreliğine de olsa boşaltacak, birkaç dakikalığına dış dünyadan koparacak, olan biten tüm olumsuzluklardan özgürleşmemizi sağlayacak bir şeylere ihtiyaç duyarız. Bazen sakinlik bazense pozitiftik getirebilecek ufak değişiklikler akışta kalmamızı ve olumsuzluklara rağmen zihin sağlımızı korumamızı sağlayabilir. Biz de Uplifers olarak bu gibi durumlarda hepimize ışık olabilecek en iyi TED konuşmalarından birkaçını derledik, işte iyi hissettiren TED konuşmaları:

Tara Igoe – Zor zamanların hediyesi

Babasının vefatından sonra değişen hayatını ve kendini bulduğu çıkmazı anlatan Tara Igoe, hayatta istemediğimiz, beklediğimiz, planlamadığımız, kısacası kontrol edemediğimiz birçok şey olduğunu bize hatırlıyor. Yaşamda karşımıza çıkan zorlayıcı deneyimlerin, içimizde çözülmemiş başka duygu ve düşünceleri de tetikleyebildiğini ve bu nedenle kendimizi stresli, kaygılı hissettiğimizi söylüyor. Ve ekliyor: Biz, insanız; hissetmek ve kendimizi ifade etmek için yaşıyoruz, eğer hislerimize izin verirsek onların ne kadar iyi yol göstericiler olduğunu fark edebiliriz. Hayat yolculuğunda zorlayıcı tüm deneyimlerin üstesinden gelmek için Tara Igoe’nin konuşmasından ilhamla duygularımıza alan açabilir; kendimize hissettiğimiz her şey için izin verebilir ve bu sayede hem kendimizle hem de evrenle daha güçlü bağ kurabiliriz.

Alison Ledgerwood – Negatiflere takılıp kalmak

Zihnimizin neden olumsuzluklara olumlu olan her şeyden daha fazla odaklandığını hiç düşündünüz mü? Sosyal psikolog Alison Ledgerwood katıldığı TED konuşmasında, yarısı dolu bir bardağı neden boş ya da dolu olarak değerlendirdiğimizi arkadaşlarıyla yürüttüğü deneylerin sonuçlarını paylaşarak anlatıyor. Bir şeyi bir kez olumsuz olarak değerlendirdiğimizde yani onu negatif bir çerçeveye koyduğumuzda ya da bize öyle sunulduğunda onu olumlu olarak değiştirmenin, olumluyu olumsuza çevirmekten daha zor olduğuna dikkat çekiyor. Diğer bir deyişle zihnimizin olumsuzu değiştirmemek için direnç gösterdiğini söylüyor ve olumsuz durumlarda toparlanmak yerine zihnimizin olumsuzluklara daha fazla tutulduğuna dikkat çekiyor. Ama esenliğimizi artırmak için zihnin biraz emek, çaba ve zamanla eğitilebileceğini de ilham verici konuşmasında paylaşıyor.

Andy Puddicombe – Günde 10 dakika tekniği

En son ne zaman hiçbir şey ‘yapmamaya’ zaman ayırdınız? Sürekli birtakım haberlere maruz kaldığımız ve kafamızın içini neredeyse asla boş bırakamadığımız günümüzde zihin sağlığımızı korumak her zamankinden daha önemli, ancak bir o kadar da zor… Andy Puddicombe, ilham veren TED konuşmasında zihni sağlıklı tutmak ve iyi oluşumuzu koruyabilmek için her gün 10 dakika hiçbir şey yapmamayı öğütlüyor. Telefon yok, internet yok, haberleri takip etmek yok, okumak yok, koşmak yok, kısacası bedeni ve zihni meşgul edecek hiçbir şey yok. Bu 10 dakikalık tekniğin özellikle bunalmış hissettiğimiz zamanlarda çok işe yaradığına değinen Puddicombe, “Hayatınıza sakinlik getirmek için bu tekniğe bir şans vermelisiniz.” diyor.

Sirena Huang – 11 yaşındaki çocuğun büyülü kemanı

Bazen ne yaparsak yapalım o olumsuz düşüncelerin içinden sıyrılamaz, kendimizi motive edecek, bir nebze de olsun iyi hissettirecek o şeyi bulamayız. İçten ya da dıştan gelen olumsuz sebepler, kontrol edemediğimiz durumlar, yerel veya global çaptaki birtakım sıkıntılar içimizi karartır, umutlarımızı söndürür. Ama en karanlık zamanlarda bile bir ışık tanesi vardır. ‘Müzik ruhun gıdasıdır.’ sözünden ilhamla performansına hayran kalacağınız 11 yaşındaki Sirena’nın keman gösterisiyle sizi baş başa bırakıyoruz; biraz olsun zihninizi dinlendirmek için kendinizi müziğin güzelliğine bırakabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Zor bir dönem geçirdiğini düşünenler için ilham verici TED konuşmaları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale