X

Zor zamanlarda kendinize ve çevrenizdekilere karşı affedici olmanın 6 yolu

Zehirli bir yılan sizi ısırdığında, bu ısırık sizi öldürür mü? Hayır. Aslında sizi öldürebilecek olan şey yılanın ısırığı değil, bu ısırıkla vücudunuza yayılan zehirdir. Tıpkı yılanın ısırması gibi bazen çevremizdeki kişilerin de bize davranışları can yakıcı olabilir. Sevdiğiniz biriyle kavga edebilirsiniz, bir arkadaşınız kalbinizi kırmış olabilir, bir yakınınız sizi önemsememiş olabilir. Bunların hepsi insanın canını yakar ancak affetmenin gücünü keşfettiğiniz zaman hiçbiri uzun vadeli zararlar vermez.

Ancak affetmek bazen o kadar da kolay olmayabiliyor. Üstelik karşınızdaki kişi özür dilemeyen, yaptığı hatanın farkına varmayan biriyse… İşte zor zamanlarda affedici olmak için birkaç öneri:

1. Yaşadığınız anla barışın

Siz farkında olsanız da olmasanız da eğer kırgınlıklara takılıp kalıyorsanız, geçmişte yaşıyorsunuz demektir. Çünkü kırgınlıkların hepsi geçmişte yaşanmıştır. Belki bunun farkına varmak bile moralinizi yükseltmenizi kolaylaştırabilir. Yaşadığınız anın farkına vardığınız zaman, geçmiş veya gelecek ortadan kalkar ve kimse size kötü hissettiremez.

Siz farkında olsanız da olmasanız da eğer kırgınlıklara takılıp kalıyorsanız, geçmişte yaşıyorsunuz demektir.
2. Dikkatinizi başkalarına değil kendinize verin

Bir başkasının size kendinizi kötü hissettirmesine, sizi üzmesine izin verdiğiniz zaman, aslında karşınızdaki kişiye sizin üzerinizde hakimiyet kurma gücü vermiş olursunuz. Size yanlış yapan kişiyi düşünmek yerine, dikkatinizi kendinize veremez misiniz? “Evet, öfkeliydim, hayal kırıklığına uğramıştım ama şimdi daha iyi hissetmeyi seçiyorum” diyebilirsiniz. Aslında bütün mesele insanın kendisiyle ilgili.

3. Duygularınızın sorumluluğunu alın

Amerikalı düşünür Wayne Dyer diyor ki; “Başkalarının sizin üzerinizdeki gücünü algılama biçiminizi değiştirerek, kendi potansiyelinizin sınırsız olduğu çok daha parlak bir bakış açısına sahip olabilir, affetmeyi ve diğer her şeyi boş vermeyi öğrenebilirsiniz.” Yani aslında nasıl hissettiğinizin tamamen sizinle ilgili olduğunu fark ettiğiniz zaman kendinizdeki süper gücü de keşfetmiş olursunuz. Kendinizi kurban gibi hissettmekten vazgeçer, suçlamalar ve yargılamalardan kurtulursunuz. Duygularınızın sorumluluğunu aldığınız vakit, kendinizi iyi hissetmeye karar vermek çok daha kolay olur.

4. Kendi payınıza düşene sahip çıkın

Hepimizin hayatında zaman zaman inişler ve çıkışlar yaşanıyor ve hepimiz böyle zamanlarda üzerimize düşen sorumluluğu kabullenmeden kolayca yargıda bulunabiliyoruz. Oysa daha farklı düşünmek mümkün olabilir. Patronunuz son dönemde her şeyinize karışıyorsa, bu son birkaç aydır birçok konuda çuvalladığınız için olabilir mi? Bir yakınınız sizinle dalga geçiyorsa, bu ona sarkastik yanınızı gösterdiğiniz için olabilir mi? Kendinizi bir başka kişi yüzünden kötü hissediyorsanız, o zaman mutlu olmak için bu kişinin değişmesini beklemek yerine, siz kendinizi değiştirseniz nasıl olur? Bunu düşünmek bile içinizi rahatlatmaya yetebilir.

5. Kendinizi önemsiz görmeyi bırakın

Kendimize karşı dürüst olalım; hepimiz zaman zaman kızmak, kırılmak, üzülmek için bahaneler aramıyor muyuz? Sokakta sebepsiz yere öfkelenmek, iş arkadaşlarına kızmak, endişeler yüzünden büyük bir fırsatı kaçırmak hepimizin yaptığı şeyler değil mi? Kırılganlıklara karşı kendinizi açık bırakmadığınız zaman, kendi gücünüzü de fark edebilirsiniz ve aslında kendinizi iyi hissetmeyi seçebilirsiniz.

6. Sevgiyle bakın

Hayata karşı sevgiyle baktığınız zaman, hayattan almanız gereken zor dersler karşısında bile şükretmeyi öğrenirsiniz. Sizi üzen, kalbinizi kıran şeyleri bir ders olarak gördüğünüzde, hayatta daha aydınlık bir yolda ilerleyebilirsiniz.

Özetle, kendinize şu soruyu sorun: Hayata karşı affedici olmayı mı, yoksa berbat hissetmeyi mi tercih ediyorsunuz? Biraz gerçekçi olun ve bu seçeneklerden ilkinin hayatı daha yaşanılır kıldığını unutmayın. 

 

Kaynaklar:
Greatist
Dr. Wayne Dyer
Psychology Today

 

İlginizi çekebilir: Affetme meditasyonuyla iz bırakan olaylardan ve geçmişten özgürleşin

 
Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale