X

Zihin, beden ve ruh bütünlüğü için “Ben Zamanı” yaratın

Yıl 2010 “Ben Zamanı” doğdu…
Yıl 2017, “Ben Zamanı” yedi yaşında ve yeniden Nişantaşı’nda AŞKla başladı…

2010 yılında, 33. yaşım milat oldu. 15 yıldır çalıştığım reklam sektörüne veda ettim ve yepyeni bir başlangıç yaptım. Başarısız olma ve para kazanamama korkum ensemdeki cellat gibiydi. Ancak; korkuların hayali olduğunu ve onların üzerine cesaretle yüründüğünde aşılacağını öğrenmiştim. Yıllardır okuduğum kişisel gelişim kitaplarından, katıldığım eğitim ve seminerlerden öğrendiğimi deneyimlemeye sıra gelmişti.  

Deneyimlemeden bir şeyi bilemezsiniz, sadece bildiğinizi zannedersiniz. Çevrenizdekiler ne derse desin içinizdeki bilgeye, kalbinizin rehberliğine güvenin, izin verin. Ben öyle yaptım. Yedi yıl önce ”Ben Zamanı”nı kurdum.

Sonra onu öyle bir hayal ettim ki gerçekleştiğinde, hayalimin de ötesinde güzellikler yaşayacağımı, yüzlerce insanla muhteşem deneyimler paylaşacağımı, paylaştıklarımızla “Kadın Olmak” kitabımı yazacağımı, televizyon programları hazırlayıp sunacağımı elbette bilmiyordum. Bilinmeyene adım atmanın heyecanına bayılırım.

İnsanların; “bir yere gidiyorum, koçluk, danışmanlık alıyorum” demesi yerine “ben zamanı yaratıyorum, kendimle yakından ilgileniyorum hayallerim, hedeflerim için adım atıyorum” demesini önemli buldum. On beş yıl boyunca çok yoğun iş temposuna ve sosyal yaşama dahil olan benim için “ben zamanı” yaratmak yaşamımı istediğim gibi özgürce ve keyfimce yaşamanın anahtarıydı. Bunun kıymetini kendi hayatımda deneyimlemiş, pek çok farkındalık kazanmıştım. Ben hayatımı değiştirebildiysem ve çok daha mutluysam bunu herkes yapabilirdi. İşte bu amaç ve niyet doğrultusunda 6.6.2011 tarihinde “ben zamanı” kapılarını ilk kez Nişantaşı’nda açtı.

Değişim dönüşüm niyeti olanlar için ilk önce koçluk, eft, regresyon araçlarıyla yaptığım bireysel seanslar ağırlıklıydı. Hazırlayıp sunduğum tv programı ve yazdığım kitabımın ardından grup çalışmalarım, eğitim ve seminerlerim arttı. Zaman içinde Ben Zamanı çok kıymetli eğitmenlerin, uzmanların da hizmet verdiği Nişantaşı’nın göbeğinde, dikkat çeken, ilgi gören bir merkez oldu. Hızla büyüyen, tanınan, “Ben Zamanı Geldi” sloganıyla ünlenen merkez kurumların çalışanlarına da destek vermeye başladı. Yüzlerce kişi kendi yolculuğunda ilerlerken “Ben Zamanı” gönüllerde çok kıymetli bir yer edinmenin sevincini ve gururunu yaşıyor.  

2015 yılında Hande Akın olarak herkesin bilincine “Ben Zamanı” farkındalığını kazandırırken merkezin yoğunluğundan kendi “ben zamanı”mın kalmadığını fark ettim. Bu farkındalıkla birlikte merkez konseptiyle çalışmaya ara verdim. Bu esnada bolca seyahat ederek, yeni eğitimlere, çalışmalara katılarak ve ikinci kitabımı yazarak bir süreci tamamladım. 

Hayat öyle sürprizlerle dolu ki vizyonum doğrultusunda; “Ben Zamanı”nın yeni mekanını adeta bir hediye gibi önüme çıkardı. Sonsuz teşekkür ediyorum ve şükrediyorum. 

Benim ve “Ben Zamanı”nın bu kısa hikayesinden sonra; yaşamınızdaki kısır döngülerden çıkmak, kendinizin gerçek gücünü ve potansiyelini keşfedip hayallerinizi gerçekleştirmek, yaşamı keyifle, farkındalıkla deneyimlemek, duygusal yüklerinizden özgürleşmek için çok çeşitli çalışmalara, eğitimlere, seminerlere ve bireysel görüşmelere katılmak üzere “ben zamanı” yaratın. Zihin, beden ve ruh bütünlüğü için “Ben Zamanı”nda shiatsu masajları, nefes çalışmaları, meditasyonlar, farkındalık sohbetleri, film gösterimleri, çocuklara özel yoga ve atölye çalışmaları var. Nişantaşı Abdi İpekçi Cadde’sinde muhteşem bir incir ağacının altında buluşmak, bahçenin tadına varmak ve spiritual artın öncü sanatçılarının eserlerini görmek almak isterseniz buyurun lütfen… “Ben zamanı” geldi…

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Zihnimizi sakinleştirmenin en güzel yolu: Olan güzeldir!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale