X

Yüzdükten sonra acıkıyor musun?

Yüzdükten sonra, kendini aç hissediyorsan ve sanki gözün dönmüş gibi kendini yemek masasında buluyorsan yalnız değilsin. Çünkü yüzmek, kardiyo egzersizlerine göre daha fazla acıkmana neden olabiliyor. Peki sebebini hiç merak ettin mi? Hadi birlikte bakalım…

Yüzmek enerji harcatır

Yüzmenin enerji harcanmasını sağladığı ve kilo kaybına yardımcı olduğu bir gerçek. Aslında acıkmanın en temel sebeplerinden birisi de işte bu enerji harcaması. Amerikan Egzersiz Konseyi’ne göre, vücut ağırlığına da bağlı olarak her yarım saatlik hafif şiddetli yüzme egzersizi ile ortalama 250 ile 400 kalori arasında yakarsın. Yoğunluk arttıkça, kalori harcamaları da artar. Örneğin, bir buçuk saatlik ağır bir yüzmeyle, 600 kadar kalori yakabilirsin.

Bunun yanı sıra yüzdüğün suyun sıcaklığı da harcadığın enerjiyi etkiler. Daha soğuk suda yüzmek, vücudu kendisini sıcak tutması için ayrıca enerji harcamasını da sağladığı için fazladan kalori yaktırır. Florida Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, soğuk su egzersizinde sıcak suda olduğundan çok daha fazla kalorinin yakıldığını gösterdi. Çalışmada, 20 derece suda 45 dakika boyunca egzersiz yapan bireyler ortalama 517 kalori harcarken, 33 derecede yüzenler 505 kalori harcadılar. 

Florida Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, soğuk su egzersizinde sıcak suda olduğundan çok daha fazla kalorinin yakıldığını gösterdi.
Yüzme şiddeti açlık hissini artırabilir

Kalori harcaması, yüzme stilinin sertliğine göre de değişiyor. Serbest, sırt üstü ya da kelebekleme yüzdüğünde, kurbağalama yüzüşe göre daha çok enerji harcayacağın için daha aç hissedebilirsin.

Soğuk su daha fazla acıktırır

Soğuk suda yüzmek sadece daha fazla kalori harcamana değil, daha fazla acıkmana da sebep olur. Yine Florida Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütülen ve Uluslararası Spor Beslenme ve Egzersiz Metabolizması Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma, su sıcaklığının yüzücülerin iştahlarını etkilediğini gösterdi. Çalışmada daha soğuk suda yüzenler, yüzme sonrasında diğerlerine göre ortalama %44 daha fazla kalori aldılar…

Peki yüzdükten sonra ne yenir?

Kısacası yüzmek acıktırabiliyor ve yüzdükten sonra besin alımı kontrolsüz bir şekilde artabiliyor. Eğer kilo verme amaçlı yüzme egzersizi yapıyorsan ya da kilona dikkat etmek istiyorsan besin alımını kontrol etmen çok önemli.

Yüzmek acıktırabiliyor ve yüzdükten sonra besin alımı kontrolsüz bir şekilde artabiliyor.

Şimdi gelelim yüzdükten sonra neler yiyebileceğine…

Elbette miktarlar kişisel özelliklere ve yüzme şiddetine, saatine göre değişebilir. Ama örnek vermek gerekirse;

Eğer yüzdükten sonra ana öğüne daha çok varsa mutlaka bir ara öğünle kan şekerini dengelemeli ve ana öğününe kadar iştahını kontrol altına almalısın;

  • 1 porsiyon meyve ve bir bardak az yağlı veya yağsız süt,
  • 1 porsiyon meyve, probiyotik yoğurt ve 1-2 ceviz,
  • 1 porsiyon meyve, 15 badem / fındık,
  • 3-4 grissini ve 1 bardak ayran veya 1-2 dilim peynir,
  • 1 su bardağı yağsız süt, ½ muz, tarçın, 15 badem ile smoothie ara öğün seçenekleri olabilir.

Ana öğün olaraksa;

  • Izgara tavuklu tahıllı ekmek ile sandviç,
  • Izgara et, köfte, bol yeşillikli bir salata ve yanında 1-2 dilim ekmek,
  • Izgara balık, buharda sebze ve 1 küçük patates,
  • 2 yumurta beyazı, 1 tam yumurta, 3 yemek kaşığı yulaf ve bol yeşillik ile omlet, domates, salatalık gibi seçimler yapılabilir.

İlginizi çekebilir: İştahıyla başı dertte olanlar için iştah canavarı ile baş etmenin 10 etkili yolu

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale