X

Yüz ifadeniz ne tür ilişki aradığınızın göstergesi olabilir

Beden dilinin iletişimde ne denli önemli olduğu hepimizin malumu… Karşımızdakinin bir mimiğinden, jestinden, hatta bir bakışından onunla ve duygu durumuyla ilgili bir his edinebiliyoruz. Çoğu kez kaynağını saptayamadığımız bu his, beden dilinin verdiği ipuçlarının bilinçaltımıza işlenmesiyle ortaya çıkıyor. Üstelik, bakışlarda gizli anlamlarla ilgili ilk ve son keşif de bu değil. Bilim insanları beden dili çalışmalarını bir adım daha ileri götürdü ve insanların yüz ifadesinin onların aşkın mı, yoksa tek gecelik bir ilişkinin peşinde mi olduğunu anlayabildiklerini öne sürdüler.

Durham, St. Andrews ve Aberdeen üniversitelerinin, “Evolution and Human Behaviour” dergisinde yayınlanan ortak anket çalışmasına yaklaşık 700 heteroseksüel birey katıldı. İncelemeler şu sonuçların ortaya çıkmasını sağladı:

  • Erkeklerde kare şeklinde bir yüz ve çene yapısı, büyük burun ve küçük gözler aşktan çok şehveti çağrıştırıyor.
  • Kadınlara göre, daha yumuşak yüz hatlarına sahip erkekler bağlanmaya, yani uzun ilişkilere daha meyilli.
  • Erkekler de, kadınların ilişkiye mi yoksa geçici bir eğlenceye mi daha yatkın olduğunu sezebiliyor; fakat bunu nasıl anladıklarını tam olarak belirtemiyorlar. Diğer bir deyişle, kadın yüz hatlarının ilişki çağrışımıyla ilgili yeterli veri bulunmuyor.

  • Erkekler, tek gecelik ya da kısa süreli ilişkiye sıcak bakan kadınların yüz ifadesini daha çekici buluyor.
  • Kadınlar ise, uzun ilişki aradığını düşündükleri erkekleri daha ilgi çekici buluyorlar. Bu sonuç aynı zamanda, başka bir çalışmadan çıkan sonuçları da teyit ediyor: Kadınlar daha maskülen erkeklerin gözünün dışarıda olduğunun düşünüyor; onların daha kötü birer baba olacağına inanıyorlar.

Bu sonuçlar, evrimsel gerçeklerle ve çiftleşme eğilimleriyle örtüşür nitelikte. Örneğin, hayvanlar aleminde de dişiler daha güçlü ve dayanıklı yavrular doğurabilecekleri erkekleri ararken, erkekler olabildiğince çok ve cilveli dişilerle çiftleşerek, türlerini nicelik olarak çoğaltma peşindeler.

Durham Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan Psikolog Dr. Lynda Boothroyd “İlk izlenimler, potansiyel eşlerimizi ve portansiyel rakiplerimizi algılamada bize çok yardımcı oluyor” diyor ve ekliyor: “Elbette bunlar zamanla ve yaş ilerledikçe değişebilir.

Kaynaklar:
Reuters
Daily Mail

 

İlginizi çekebilir: Beden diliyle flörtün püf noktalarını keşfedin

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale