X

Yürüyerek gezilmesi gereken en güzel şehirler

Bazı şehirler hız için tasarlanmıştır. Bu şehirlerde metro hatları, ekspres otobüs hatları ve tek hatlı demiryolu hatları çok yaygın olduğundan dolayı çok hızlı bir şekilde istediğiniz yere gitmeniz mümkündür. Moderniteye hizmet etmek için tasarlanan bu şehirlerde yaşadığınızda her ne kadar teknolojinin nimetlerinden dilediğinizce faydalansanız da, geçmişe, uzun süredir o şehirde yaşıyorsanız, şehrin eski haline özlem duyma ihtimaliniz oldukça fazla olacaktır.

Fakat biraz sonra bahsedeceğimiz şehirler yukarıda bahsettiklerimiz arasına girmiyor. Bu şehirler sokaklarında rahatlıkla dolaşabileceğiniz, dar yollardan geçip kaybolabileceğiniz ve kendinizi yerel insanlar gibi hissedeceğiniz yerlerden oluşuyor.

Bu şehirler aynı zamanda oldukça fotojenik. Hatta o kadar ki, fotoğraflarını gördükten sonra hemen ilk uçakla bu şehirlere gitmek isteyeceksiniz. İşte yürüyerek gezebileceğiniz birbirinden güzel şehirler:

Edinburgh

Edinburgh şehrinde tarihsel ve mimarı açıdan muhteşem sayılan birbirinden güzel binlerce bina bulunuyor. Şehrin eski ve yeni kısmı adeta mimari açıdan birbiriyle yarışıyor. New Town denilen yeni aslında 18.yy.’dan sonra inşa edilen evlerden oluşuyor. Bu yüzden, bu tarihsel açıdan önemli bu şehri mutlaka yürüyerek gezmeniz gerekiyor.

Her ne kadar 7 tepeli şehirde yürümek çok kolay olmasa da, şehri muhteşem manzalaralardan seyretmek her şeye değer. Şehrin en iyi manzarası için, Eski Şehir’de bulunan Edinburgh Kalesi’ne ya da şehrin zirvesi olan Arthur’un Koltuğu’na gitmelisiniz. Modern Şehir’de dahi eski Gürcü evlerine ve eski dar sokaklara rastlamanız mümkün.

İlgili yazı: Avrupa’nın farklı yerlerinden ‘Denemeden dönmeyin’ listesi

Hong Kong

Hong Kong, yaya gezmek için dünyanın en kompakt şehirleri arasında gösteriliyor. Siz de birçok insan gibi her yere yürüyebilirsiniz. Causeway Bay boyunca sıralanan sokak satıcılarının arasında gezerken burnunuza tatlı ve ginseng kokuları geliyor.

Şehri tanımak için birçok farklı yoldan ilerleyebilirsiniz; fakat ilk kez ziyaret ediyorsanız mutlaka Victoria Zirvesi’ne doğru bir yolculuğa çıkmalısınız. Bir saatlik zorlu yolculuk sonunda şehrin mükemmel panaromik manzarasıyla karşılaşıyorsunuz ve bu manzara kesinlikle kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel.

Seattle

Her ne kadar bazıları yoğun saatlerde Seattle’da yaya olmanın oldukça zor olduğunu söylese de, Seattle’ı yaya gezmek için birbirinden geçerli 2 nedeniniz var: Seattle, hem ABD’deki ‘ Yürümeye en elverişli şehir’ ünvanına sahip, hem de şehirdeki hızlı gelişmeye karşın güzelliğinden hiçbir şey kaybetmiş değil.

Waterfront’a doğru yol alın ve Seattle’ın gerçek güzelliğiyle yüzleşin ya da Queen Anne’de bulunan Kerry Park’a yürüyerek bir Seattle selfie’si çekilin. Şehirde başıboş dolaşırken gizli kalmış kahve dükkanlarını, açık hava marketlerini inceleyebilirsiniz. Seattle’dayken kesinlikle bu şehrin farklı bir tarzının olduğunu fark edeceksiniz.

Floransa

Rönasans’ın doğduğu yer olan Floransa aynı zamanda ‘Orta Çağ’ın Atina’sı’ olarak da biliniyor. Falterona Dağı’ndan doğan Arne Nehri şehre doğal bir güzellik kazandırmış durumda. Şehirde gezerken bir anda karşınızda, adını bilmeseniz dahi tüm heybetiyle Duomo Meydanı beliriyor. Şehirdeki tüm tarihi güzellikler öyle bir yerleştirilmiş ki, adeta yürüyerek gezmeniz için tasarlanmış. Saraylar, köprüler ve meydanların güzelliği başınızı döndürecek.

Marakeş

Marakeş’teki (hatta belki de tüm Fas’ta) en bilinen yer geniş bir alana yayılmış olan Jamaa el-Fna Meydanı’dır.

Fas geleneği bu noktada modernite ile çarpışmaktadır ve bu meydan turistler, esnaf, yılan oynatıcıları ve gösteri yapan kişilerin tek vücut olarak bulunmasıyla ünlüdür.

Kalabalık pazarda burgunya şarabı, binbir çeşit baharat, halı, sokak lambaları bulabilirsiniz. Fas’ın tüm renklerini bulabileceğiniz bu yeri mutlaka yürüyerek gözlemlemeli ve tüm güzellikleri deneyimlemelisiniz.

New York

Yanlış anlamayın ama New York’u yürüyerek gezmenin yanlış bir yolu bulunuyor. Times Meydanı’nda çok zaman harcamak, sadece Manhattan’ı görmek, kaldırımın ortasında durmak, telefonla sürekli her yerin fotoğraf çekmeye çalışmak…

New York’u doğru bir şekilde gezmek için öncelikle yaya olmalısınız ve New York’un simge yerlerini mutlaka dolaşmalısınız. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi, The Frick Collection, MOMA, Bryant Park, The High Line, Brooklyn Müzesi, Historic Richmond Town ve Playwrights Horizons. Ve elbette 53. Cadde ve 6.Cadde’deki enfes sokak lezzetlerini de tatmayı unutmayın.

Antigua

Eğer sizin kendi listenizde Antigua yoksa, listenizi mutlaka yenilemelisiniz. Guatemala’nın 3 volkan dağıyla çevrili şehri olan Antigua’da dilerseniz volkanik dağlara doğru destansı bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Antigua’yı bu kadar büyüleyici yapan elbette sadece volkanik dağlar değil. Eski bir İspanyol sömürgesi olan şehirde İspanyol mimarisinin izlerini her yerde görmek mümkün. Ayrıca tüm şehir UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Sokaklarda gezerken, seyahat rotanızda 15.yy’dan kalma San Fransisco el Grande Kilisesi, Belediye Binası ve Antigua Hükümet Sarayı mutlaka bulunsun.

Kaynak:

Matadornetwork.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale