X

Yorgunluğu yenmek için tüketebileceğiniz gıdalar

Bedeniniz ona verdiğiniz şeylerle çalışır. Gıdalardan en yüksek enerjiyi almanın en iyi yolu ise kendinize en iyi besinleri seçmektir. Bazı yeme şekilleri ise yorgunluğa katkıda bulunabilir. Örneğin büyük bir öğün tükettikten sonra yorgun hissedebilirsiniz. Çünkü bedeniniz, geri kalanına güç vermek yerine büyük bir porsiyonu sindirmek için enerji harcıyor olur. Dolayısıyla gün içerisinde daha küçük öğünler tüketmek ve yemekten sonra kısa bir yürüyüşe çıkmak sindirime yardımcı olur ve bu bitkinliği engeller. Yorgunluğa karşı tüketebileceğiniz en iyi 11 gıda tercihi şöyle:

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

İşlenmemiş gıdalar

İşlenmemiş gıdalar seçmeniz daha uzun süre daha enerjik olmanıza yardımcı olur.

Çok işlenmiş gıdalarda koruyucular, katkılar, tuz, trans yağlar ve şeker ilaveleri bulunur. Bunlar zaman içerisinde bedeninize vitamin ve mineraller bakımından zayıf destek olurlar ve bedenin verimli çalışmasını engeller.

Ultra işlenmiş gıdalar aynı zamanda daha fazla inflamasyona yol açar ve bu da tıbbi rahatsızlıklara sebep olarak bedenin yavaşlamasına ve yorulmasına sebep olur.

Dolayısıyla konserve, kutulu ve önceden pişirilmiş gıdalar yerine şu tam gıdaları tercih edin:

  • Meyve ve sebzeler
  • Yağsız proteinler
  • Az yağlı süt ürünleri
  • Baklagiller ve mercimek türleri
  • Kuruyemiş ve çekirdekler
  • Tam tahıllar

Meyve ve sebzeler

Meyve ve sebzelerde temel vitaminler, mineraller ve yorgunluk ile savaşıp fiziksel güç sağlayabilecek besinler bulunur. Bu besinler aynı zamanda bedenin tam performansla çalışmasına yardımcı olurlar. Uzmanlar her gün 5 porsiyon veya 400 gram meyve ve sebze tüketilmesini öneriyor.

Meyve ve sebzeleri hem taze hem de donmuş şekilde tüketebilirsiniz. Donmuş hallerinin tazeleri kadar besleyici olmadıklarına dair iddialar olsa da araştırmalara göre bunlar da hayli besleyici durumdalar.

Kafeinsiz içecekler

Kafeini ölçülü olarak tüketmek sıkıntı yaratmaz. Hatta bazı araştırmalara göre kafein kısa vadede güç sağlıyor ve oksidan ile inflamasyon karşıtı etkileri olduğundan kronik rahatsızlıklar ile savaşa yardımcı olabiliyor.

Ancak kafeini çok fazla tüketmek yorgunluğa, baş ağrılarına ve uyku problemlerine yol açar.

Amerikan Kalp Derneği günde 100 mg’ın altında kafein tüketilmesini öneriyor ve bu da iki kupa kahve yapıyor. Su, kafeinsiz kahve ve şekersiz çay içmek yorgunluğu önlemek için en iyi seçenek olabilir.

Yağsız proteinler

Yağsız proteinler tüketmek dengeli beslenmenin bir parçasıdır ve yorgunlukla şu şekilde savaşa yardımcı olabilir:

  • Kas kütlesini korumak
  • Yetersiz beslenmeyi engellemek
  • Sistemik inflamasyonu azaltmak
  • Sindirimi yavaşlatmak
  • Daha uzun süre tok tutmak
  • Kan şekeri fırlamalarına engel olmak

Uzmanlar erkeklerin günde en az 56 gram, kadınların ise 46 gram protein tüketmelerini öneriyorlar.

Bazı yağsız protein kaynakları şöyle:

  • Tavuk, yumurta, hindi ve balıklar gibi hayvansal proteinler
  • Tofu, soya ürünleri, baklagiller gibi bitkisel proteinler

Tam tahıllar ve kompleks karbonhidratlar

Karbonhidratlar önemli makro besinlerdir. Bedeniniz için temel enerji kaynağıdır. Ancak tam tahıllı gıdalar ve kompleks karbonhidratlar seçmek önemli çünkü bunlarda sindirimi yavaşlatıp bedene uzun vadede enerji veren faydalı lifler vardır.

Rafine karbonhidratlar ise hızlıca sindirilirler ve hızlı enerji çöküşlerine sebep olabilir. Kompleks karbonhidrat kaynakları arasında meyveler, sebzeler, tam tahıllar vardır. Rafine karbonhidratlar ise beyaz ekmekte, makarnada, tatlı içeceklerde ve keklerde vardır.

Kuruyemişler

Kuruyemişler açlıkla savaşta iyi bir kaynaktırlar ve beden kilosunun korunmasına, yorgunluğun önlenmesine yardımcı olurlar. Aşağıdaki kuruyemişleri beslenmenize katmaya çalışın:

  • Badem
  • Ceviz
  • Kaju
  • Fındık
  • Pekan
  • Antep fıstığı

Çiğ ve tuzsuz şekilde tüketmeniz iyi bir öğleden sonra atıştırmalığı olmalarını sağlayacaktır.

Su

Su içmek bedenin optimum şekilde çalışması için önemlidir. Su enerji vermese de bedendeki enerji süreçlerinde görev alır ve bu da enerjinizi arttırır.

Erkeklerin günde 3.7 litre, kadınların ise 2.7 litre su içmeleri öneriliyor. Gün içerisinde kola, kahve gibi içecekler yerine suyunuzdan yudumlar almanız faydalı olacaktır.

Vitamin ve takviyeler

Vitamin yetersizlikleri yorgunluğun yaygın sebepleri arasında yer alır. Bu nedenle vitamin eksiğiniz varsa doktora giderek bunu teşhis ettirin. Doğru tedavi ve takviyeleri doktorunuz önerecektir.

Muz

2012 yılında yapılan bir çalışmada muz ile karbonhidratlı sporcu içecekleri karşılaştırılmışlar ve deneyler uzun sürüşlerde devamlı enerji ihtiyacı duyan bisikletçiler ile yapılmış. Sonuçlara göre muz, içecekler kadar enerji sağlayabiliyor.

Muzda potasyum, lifler, vitaminler ve karbonhidratlar vardır ve bunlar doğal enerji verirler.

Ayrıca muz pek çok sporcu içeceği ve ürününden daha uygun fiyatlıdır.

Yulaf

Yulafta bol miktarda lif vardır ve hatta biraz da protein bulunur ve bunlar uzun vadeli enerji vererek yorgunluğu önler. Ayrıca kan şekerinde fırlamalar ve düşmeler olan insanlar için kahvaltılık gevreklerin yerine tüketilebilir.

Herhangi bir şeker ve katkısı olmayan doğal yulaf ürünlerini tercih edin. Ayrıca dilerseniz süt, biraz bal ve orman meyveleri de ekleyebilirsiniz.

Çekirdekler ve tohumlar

Kuruyemişler gibi çekirdek türleri de karbonhidrat, sağlıklı yağ ve lif içerikleri sayesinde uzun vadeli enerji sağlar. 2022 yılındaki bir çalışmaya göre chia tohumlu spor jeli tüketen sporcuların fiziksel aktivite esnasında oksijen kullanımlarında artış görülmüş ve bu da genel performanslarına katkı sağlayabiliyor.

2020 yılındaki bir başka çalışmada ise keten tohumunun çocuklarda ve obez yetişkinlerde zihinsel yorgunluğu buğday patlağına göre daha fazla azalttığı görülmüş.

Enerji alımınızı arttırmak için smoothie, salata ve yoğurtlarınıza chia, kabak çekirdeği, ay çekirdeği ve keten tohumu katabilirsiniz.

Tabağınızda bulunan şeyler yorgunluk ile savaşmanıza yardımcı olabilir ve uzun vadeli enerji sağlayabilirler. Düzenli spor ve yeterince uyku da enerji düzeylerinizi korumanıza yardımcı olacaktır.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Her bireyin beslenme ihtiyaçları ve çeşitli besin gruplarına gösterdiği tolerans ve hassasiyet kendi metabolizma işleyişine göre farklılıklar gösterebilir. Olası risk durumlarına karşın sağlığınızı ilgilendiren her türlü konuda mutlaka uzman görüşüne başvurun.

Kaynak: healthline

İlginizi çekebilir: Kendinizi stresli hissettiğinizde tüketebileceğiniz stressavar besinler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale