X

Yolunda gitmeyen birçok durum varken güçlü olmak zorunda mıyız?

Mutlu olmak zorundayız” ve “güçlü olmak zorundayız” en sık duyduğumuz destek niteliğinde olan bir ruh bombası. Evet bomba çünkü insanları etkisi altına alıp yıkıyor. Mutlu olmak elimizde de olsa bununla ilgili yazılar, kitaplar ve formüller de verilse insanların sadece normali buymuş gibi beynini yıkamaktan ve daha sonrasında daha büyük yıkıma uğratmaktan öteye gidemiyor.

Peki ya güçlü olmak? Neden güçlü olmak zorunda hissediyoruz? Güçlü olmak ne anlama geliyor?

Her şeyin üstesinden gelince hayat daha mı mutlu oluyor yoksa daha mı yenilmez oluyoruz? Evet; bir bilgisayar oyunu oynuyorsak yenilmez olmak veya güçlü olmak bir sonraki seviyeye geçmemizi sağlayabilir, ama hayatta bir sonraki seviye var mıdır? Bir tiyatroda, bir baloda maske takmanın anlamı ve işlevi vardır; gizem katar, espri katar ama hayatta taktığımız maskeler sadece bizi kendimize yabancı kılar ve hayattan kopmamıza neden olur. Biyolojik varlıklar olarak daha henüz robot niteliklerine ulaşamadık, umarım da ulaşamayız! Her daim güçlü olmaya çalışmak insan bedeninde robot hayatı yaşamaya çalışmak gibi. Annelerin kızlarına, babaların oğullarına, öğretmenlerin öğrencilerine söylediği “güçlü olmak zorundasın”, “sen çok güçlüsün” gibi yorumlar kuşak geçişlilikleriyle içimize işlemiş tabular. Bir balon düşünün; şişirdikçe şişiriyorsunuz, genişliyor, alıyor havayı reddetmiyor… Daha sonra devam ettiğinizi düşünün bu kadar havayı sıkıştırırsanız, kapasitesinin üstünde doldurursanız ne olur? Havayı geri vermez patlar. İnsan da duygularıyla bütün bir balonsa eğer siz ona gücü aşılarsanız duygularını kullanmayı bırakır ve sıkıntıları biriktirir, verdikçe alır, geri bırakmaz ama bir gün patlar.

Güçlü olmak bir beceri ya da marifet değil. Hayatımızda yolunda gitmeyen birçok elzem durum varken, mutluluk kaynağımız eksikken mutlu olmaya çalışarak kendimizi başarısız hissedeceğimiz gibi; her durumda güçlü olmaya çalışmak da doğamıza aykırı olduğu için aynı başarısızlığı, beceriksizliği ve kusurluluğu hissettirecektir. En iyi ses ve nota doğaya en yakın olan sestir demişler. En sağlıklısı da doğaya uygun olandır. Yani yer yer mutsuz olabilmek, zaman zaman güçsüz olmak ve yardım isteyebilmektir.

 

İlginizi çekebilir: Fiziksel temasın romantik ilişki üzerindeki etkileri

Nihal Tural: Nihal Tural; Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümünü ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü yüksek lisans mezunudur. Öğretim hayatının yanı sıra alanında uzman kişilerden terapi eğitimlerini de tamamlayarak Bilişsel Davranıçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi, şema Terapi ve Cinsel Terapi uygulamaya hak kazanmıştır. Mesleğini seven bir terapist olarak kendini geliştirmeye devam etmekle beraber, engelli bireyler ile çalışmalar yapmıştır. İstanbul'da özel danışmanlık merkezinde yetişkin bireyler ile çalıştıktan sonra Ankara'ya taşınarak Özel Arte Cerrahi Hastanesi bünyesinde çocuk, ergen ve yetişkinler ile psikoterapist olarak çalışmaktadır

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale