X

Yoga ile karanlık anılarınızı halının altından üstüne alın ve karanlığı ışıkla buluşturun

Yoga, 15 senedir hayatımda… Özde’yi anlamama ve dönüştürmeme yarayan en muazzam yöntemim. Pusulam; yoga… Bence ‘Yoga’nın en sihirli kısmı, sadece fiziksel hareket sanıp ve iyi geliyor diye yoga stüdyolarını aşındırırken sizi hiç beklemediğiniz yönde değiştirmesi. Halının altına attığınız, tüm yaralarınızı, korkularınızı, sevgi ihtiyacınızı, nezaketle ve yavaşça halının üstüne atıvermesi oldukça şok edici.

Günümüzdeki modern yoga ile temelde yaptığımız nefes ile bedeni hareket ettirirken, bedenimizin kapladığı yerde yaptıklarına dikkat kesilmek ve sadece BURADA, ANDA olmak! (Fiziksel hareketin yararlarını anlatmayacağım.)

Anda olmayı, lütfen küçümsemeyin! Basit gibi duruyor ama şehir hayatının hızı ve zihnimizin doğası bizi bu andan alıkoymak için her şeyi yapmak üzerine programlamış bir yazılım gibi.. O yüzden yoga matının üzerine çıktığımızda hangi yoga stilini deneyimlersek deneyimleyim, ilk keşfettiğimiz andır! Ve şimdinin gücünün ışığı, eninde sonunda hayatımıza girer. Karanlık anılarımız halının altından üstüne atılır ve KARANLIK, IŞIKLA BULUŞUR! Geçmişin karanlık anlarına, şimdi ve buradan yeni geçmiş ve gelecek yaratılır!

Evet, bunu kimisi bir senede, kimisi on yılda deneyimler, anın dönüştürücü etkisi ile hepimizin tanışması olasıdır. Ve hayır, tek başına yoga, çoğu zaman sizin yukarıda yazdığım durumu yaşamınıza yardımcı olamaz ama bu yolda yoldaşlık yapar.

Tabii ki, bu yola ilk başladığımda “Yoga” pozlarının bağımlısıydım. En biricik aşkımdı. Matsız bir yaşam düşünemiyordum. Yoga hareketlerini yapmak çok önemliydi. Hayat farklı zamanlarda gerçek pratikle, yani yoga pozları yapamama durumu ile karşılaşmama vesile oldu. Matım, yaşam oldu ve “varoluş” bana gerçek pratiği öğretmeye başladı. Bolca düşmeli, incinmeli oldu benimki. Ve tam burada hayatı algılama şeklim değişti.

Fiziksel yoga pratiğine başladığımda olan amacı araç yapma eğilimim seneler içinde dönüştü! Ve dönüştükçe hayatla kurduğum ilişki de değişmeye başladı. Soğan kabuğunu soyar gibi Özde’nin derinlerine adım adım yürüme halini pratiğim yaptım!

Benim için “Yoga”; kalbimi ve mevcudiyetimi, Yaşama/ Varoluşa/O’na bağlayan her şey…

Kalbinizi dinleyin! Size iyi gelen yola doğru adımlar atmak zaten sizi ‘Yoga’nızla buluşturacaktır.

Yoga, öze giden yolda ilk giriş kapısı ve zamanla adanmışlıkla bu yolda kullanmanız gereken araçlara yenileri ekleniyor (aile dizimi, terapi, dans, resim). Bu bölüm herkesin hayat filmine göre şekilleniyor ama değişmeyen tek bir şey var: Genişleyerek büyümeyi öğreniyoruz.

Yani; hayatla inatlaşmayı bırakıp, genişleyerek anın içine köklenmeyi pratik ediyoruz. Tek bir doğru, tek bir teknik, tek bir araç yerine her bir tekniği, aracı kendi yemeğimizi oluşturmak için kullandığımızda evet, bu film değişiyor! Başkasına benzemeye çalışmak yerine gerçekten sevdiğiniz şeye bir adım yaklaştığınızda, hayat mucizesini doğuruyor. Dinlemeyi öğrendiğimizde hayatın akıyormuş gibi gelmesinin nedeni de bu!

Olay ne eğitmenlerde ne tekniklerde aslında… Tüm olay, öğretiyi kalbine aktaracak bir rehber ile ilgili… Çünkü o rehber kalbine tohumu ekerken, kalbine bakma cesareti ve buranın pusulan olduğunu öğretir. Sana doğrularını dayatmak yerine kendi doğrularını bulman için seninle yan yana yürür ve yol bittiğinde arkasındaki görünmeyen eliyle senin yanında olur. Benim bildiğim en iyi rehberlik şekli bu!

Özde’nin hayatı idrakında yoga nasıl önemli bir yapı taşıdıysa, o yapı taşlarını başkalarının hayatında ekmeye çalışarak kelebek etkisi yaratma umudundayım ve bu umut için de çalışıyorum. Son 3 yıldır, kendi aldığım yolu unutmadan, denize güvenle bıraktığım öğrencilerim hocalarım var! Hepsi Özde’nin bir yansıması gibi, varlıkları öyle kalbimi genişletiyor ki anlatamam. Ve inanın her eğitim grubunda ben de onlardan başka bir düzlemde öğreniyorum. Yeni bir grupla buluşmamıza çok az kaldı!

Kasım ayının sonunda yeni bir yolculuğa çıkıyoruz! 6. kez sevgili ortağım Githa ile GOA 200:Temel Yoga ve Ayurveda Uzmanlık Programı’nı vereceğiz.

Bu program tabii ki sadece yoga eğitmeni olmak isteyenlere yönelikmiş gibi algılanıyor ama kendiyle çalışmak isteyen herkese açık, çünkü bu tarz eğitmeler sayesinde yeniden ve yeniden kendimize yaklaştığımız için dönüştürücü olmaya başlıyor.

Githa & Özde Çolakoğlu ile GOA 200: 200 Saatlik Temel Yoga ve Ayurveda Uzmanlık Programı

6. Dönem Kasım Ayının Sonunda Başlıyor! (Program Yoga Alliance Onaylıdır.)

Neden bu program?

  • İlgili ve deneyimli Goa Yoga Ailesine katılıp, her anlamda desteklenmek,
  • Yoga ve Ayurveda’yı birlikte sunan özel programın parçası olmak…

Bu programın farkı nedir?

Bu programda her bedenin farklı olduğu gerçeği temel alınır ve ezbere anatomik bilgiler yerine, katılımcılar yorum yapmayı ve sorgulamayı öğrenir. İlk günden ders anlatmaya başlarsınız!

  • Stüdyo çalışmalarının başından itibaren 2 eğitmen tarafından desteklenirsiniz,
  • Farklı yoga stillerinin farkını ( vinyasa, hatha flow, hatha) öğrenip, temel ve orta düzeyde kişisel pratiğinizi geliştirirken ders anlatmasını da öğrenirsiniz,
  • Yoga’nın felsefesini ve tarihini ezberlemek yerine, hayatınıza entegre etmenin yollarını keşfedersiniz,
  • Yoga pozlarında güvenli dokunmanın yanında Ayurvedik dokunma ve yoga masajı öğrenirsiniz,
  • Temel yoga pozlarını ve farklı bedenlere göre dinamiklerini incelersiniz,
  • Bilimsel olarak meditasyonun faydalarını öğrenirken, yogik ve Ayurvedik meditasyon tekniklerinde derinleşirsiniz,
  • Mantraları, mudraları içselleştirirsiniz,
  • Ayurveda’nın sihirli dünyasına girer, kendi beden tipinize ve beş elemente göre beslenmenin önemini kavrarsınız.

Uzmanlık programının içinde neler var?

-Temel Yoga Pozları
-Yoga Felsefesi, Yaşam Biçimi olarak Günlük Hayata Entegre Edilmesi
-Yoga Tarihi
-Yoga ve Ayurveda’nın Temellerine Giriş
-Ayurvedik Beden Tipleri ve Beslenme
-Yogik ve Ayurvedik Meditasyon Teknikleri
-Anatomi 101, Fonksiyonel Anatomi
-Mudra
-Tekrarlanan Kutsal Sesler (Mantra)
-Yoga Nidra
-Bandha & Çakralar
-Prayanama / Nefes Teknikleri
-Dokunma : Ellerle Yönlendirme / Düzeltme/ Meditatif ve Derin Dokunuş
-Shavasana Masajı
-Ayurvedik Yüz, Boyun ve Baş Masajı/Ayak Masajı
-Yoga ve Ayurveda’da Sağlıklı Ders Verme Teknikleri
-Ders Verirken Uzman Dilini Bulma
-Doğru Müzik Kullanımı, Müzik ve Uzman Dilinin Uyumu
-Mezuniyet Dersinden İki Saatlik Geribildirim
-Özde Çolakoğlu ile Atölye Çalışması: “Yoga Eğitmeni Olarak Dijital Alanı Nasıl Sağlıklı Kullanabilirim?” 

Nerede?

Goa Yoga/İstanbul-Moda/ www.goayoga.com.tr

Program tarihleri:

Kasım 2023-Mayıs 2024 (9 buluşma)

Sen de bu ailenin parçası olmak istersen; bilgi ve kayıt için: Goa Yoga’dan info@goayoga.com.tr ve 0533 685 13 73 ile ya da direkt bana yazabilirsiniz, ozdecolakoglu@gmail.com’dan ulaşabilirsiniz. Buluşmak ve yeniden tanışmak üzere…

İlginizi çekebilir: Korkarak, korkusuzluğa cesaretle: İnsanlığımızın kırılgan yerlerinden parlayabiliriz

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale