X

YGS’de başarıyı yakalamanın yolları: Sınav motivasyonu nasıl arttırılır?

Üniversiteye giriş sınavı olan YGS yaklaşıyor. Dolayısıyla hem öğrencilerde hem de ailelerde stres artıyor. Özel Uğur Anadolu Lisesi psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisi koordinatörü Nilgün Şekerci, öğrencilerin sınav motivasyonlarını yüksek tutması, zaman, mekan ve fiziksel hazırlığa dikkat etmesi, ebeveynlerin ise öğrencilere psikolojik olarak destek olması gerektiğini söylüyor.

Sınav motivasyonu nasıl arttırılır?
  • Sınav kaygısı yaşayan kişilerden uzak durun, kaygı bulaşıcıdır!

Öğrencilere kendilerini sinirlendirecek ve morallerini bozacak kişilerden uzak durmalarını tavsiye eden Nilgün Şekerci, “Sınav öncesi sizi, sınavla ilgili konularda sinirlendirecek ve moralinizi bozacak aşırı stresli kişilerden uzak durmalısınız. Kaygı bulaşıcıdır. Bunun yerine, pozitif enerji aldığınız kişilerle vakit geçirmeniz sizi dinlendirecek ve sakinleştirecektir” dedi. Şekerci, sınav hazırlığındaki öğrencilerin ailelerine önerilerini ise şu sözlerle anlattı: “Çocuğunuzu arkadaşlarıyla kıyaslamak yerine, kendisiyle kıyaslayarak gelişimini takip edin. Onu dinlerken düşüncelerine saygı duyduğunuzu hissettirin. Kendi istek ve beklentileriniz doğrultusunda çocuğunuzu zorlamayın. İsteklerine, kararlarına saygılı olun. Fedakarlıklarınızı, özverilerinizi çocuğunuzun yüzüne vurarak sınavı kazanmasının bir zorunluluk haline getirmeyin. Bu tür tutumlar başarıyı riske sokarak kaygının artmasına neden olmaktadır. Geleceği ile ilgili kaygılarını anladığınıza dair konuşmalar yaparak onların duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmanız, onları rahatlatacaktır.’

  • Yeni konu heyecanınızı artırır:

Sınava bir hafta kala yeni bir konu öğrenmenin öğrencinin heyecanını artıracağını belirten Şekerci, “Yeni konulara çalışmayı bırakmalısınız ama sınava 1 gün kalaya kadar soru çözebilir ya da deneme sınavı yapabilirsiniz. Çıkan yanlışların üzerinde durarak bilgileriniz pekiştirebilir küçük boşlukları kapatabilirsiniz” diyor.

  • Zaman, mekan ve fiziksel hazırlığa dikkat:

Sınav günü yaklaşırken uyku ve yeme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Şekerci, “Sınavdan önceki gece çok erken uyumaya çalışmamalısınız. Daha önceki zamanlarda olduğu gibi normal yatış saatinde yatmaya özen gösterin. Erkenden uyumaya çalışmanız, sınav heyecanıyla birleşince uykunuzun iyice kaçmasına sebep olabilir. Uyuyamasanız bile bu durumun sınavdaki performansınızı etkilemeyeceğine inanın. Sınavdan bir gün önce de yediklerinize dikkat etmeli ve dışarıda yemek yerine evde yemeği tercih etmelisiniz” diyor.

Öğrenim dönemi boyunca sınav için hazırlık yapan öğrencilerin moral ve sınav motivasyonlarını yüksek tutmasının yanında sınav günü yaşanacakların da önemli bir etkisi olduğunu söyleyen Şekerci, öğrencilerin sınava girecekleri binayı öncesinden gidip görmesinin kendilerini rahatlatacağını belirtti. Sınav günü öğrencilerin hazırlıklarını eksiksiz bir şekilde tamamlayarak doğru bir zaman yönetimi yapmasını vurgulayan Şekerci sözlerine şu şekilde devam etti; “Sınav sabahı öğrencilerin yaklaşık olarak sınavdan 45 dakika önce sınav yerine gitmeleri gerekiyor. Sınav süresi de göz önüne alındığında öğrencilerin uzun bir süre yemek yemeye vakitleri olmayacağı için de evden çıkmadan önce mutlaka kahvaltı etmeliler. Kahvaltıda tercihlerini şişkinlik yaratmayacak ama uzun süre tokluk hissi verecek gıdalardan yana yapabilirler. Ayrıca sınav günü giysilerini kendilerine sıkıntı yaşatmayacak eşofmanlardan ve spor ayakkabılardan yana kullanmaları rahat olmalarını sağlayacaktır.”

Hem öğrencilerin hem ailelerin bu stresli sınav aşamasını olabilecek en az stresle atlatabilmeleri ve öğrencilerin sınav motivasyonlarını arttırabilmeleri için bu önerilerin uygulanması önemli. Sınav dönemini olduğundan daha az stresli yaşamak öğrencilerin verimini ve başarısını arttıracaktır. Yenilikçi eğitim sistemiyle, ezberci eğitimden uzak, uygulamalı ve renkli eğitim yollarıyla öğretim veren Özel Uğur Anadolu Lisesi’nin psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisi koordinatörü  Nilgün Şekerci’nin öğrencilere verdiği tavsiyeler sayesinde, çocuklarınızın başarılı olma şansını çok daha fazla arttırabilir, aynı zamanda da sınav korkularını olabildiğince aza indirebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale