Yetmiş yaşında ceviz ağacı dikmek: Hayatın sonsuzluğu üzerine düşünceler

Bazen zor oluyor anlaması, yolun sonsuzluğunu, hayatın senin yaşamından ibaret olmadığını ve yetmiş yaşında ceviz ağacı dikmenin takdire şayan bakış açısını.
Sanıyoruz ki yaşam, sadece bizden ibaret. Hem sadece bizim bedenimizden, hem sadece bizim yaptıklarımız ve yapamadıklarımızdan.
Oysa bizim yaşamımız aynı zamanda her bir canlı içindir de! Her bir adımımız, belki bizim bu bedende deneyimlemeyeceğimiz ama, neslimizin bunu bir gün deneyimleyebileceği ihtimaline de aittir. Biz, hem şu anımıza, hem de yaşamın geleceğine aitizdir.
Dolayısı ile yaşamın tamamından sorumluyuzdur, bedenli olarak deneyimleyelim, yada deneyimlemeyelim.
O ceviz ağacını yetmiş yaşında diken insanın, nesline olan sorumluluğu ve bağlılığıdır eylemi!

Biz, geçmişimize ve geleceğimize de aitiz. Bu sonsuz yolun, çizgisini oluşturan noktalarından biriyiz. Çizginin çizgi olmasını sağladığı için “önemli”, nokta olduğu için “küçük” bir parçasıyız. Sıraya girip çizgi olarak var olmamız bizi “sıradan”, detaylarımız “eşsiz” kılar. Çizgi için yokuzdur, ama nokta olarak varızdır. Ama biz yoksak, çizgi de yoktur! Bütün içinde dengede, nokta olarak salınımdayızdır.

Bizler, hem burada, şu anda hem de geçmişte ve gelecekte, her yerde verdiğimiz her türlü karar ve adım ile var oluruz.
Zamanın küresel döngüsünde, kendimizden öteye geçmeyi başardığımız anda var oluruz.
Çok basit! Yaşamım dediğin şey, ömrün ile sınırlı değil.
Senden sonra doğacak olanlar ve önce doğmuşlar için de adım atmayı, düşlemeyi öğren. Kendin ve kendin gibiler için çözümlemeyi öğren. Küresellik ve sonsuzluk görünür olsun.
Ömür dediğin, varlığa hizmetindir. Hem hizmet eden, hem de edilensindir.
Çizgi de sensin, nokta da. Sen olmasan çizgi olmaz, çizgi olmasa varlığının amacı olmaz, sen olmazsın.
Önceki de sonraki de sensin.
Düşlerine, düşüncelerine, hizmetine, nesline, köklerine sahip çık. Bu senin ilmek ilmek ördüğün yaşam, sonsuz varlıktır.
Selam olsun!

İlginizi çekebilir: Tanrıyla karşılaşmalar: Korkudan özgürlüğe giden bir yol

Esra Uyman
1977’de İstanbul’da doğdu. İzmir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Resim Heykel bölümünden mezun olduktan sonra 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Moda Aksesuar Tasarımı okudu. ... Devam