X

Yeniden doğuş: Dior Saddle Bag’in geri dönüşü

Moda dünyasına giderek daha fazla yön veren model ve influencer’ların elinde şu sıralar tek bir çanta görmüş olabilirsiniz: Dior Saddle Bag. Öyle ki, modadan ilham almak için kullandığınız bir Instagram hesabınız varsa, geçtiğimiz hafta Dior Saddle Bag’li bir fotoğrafa rastlamamış olmanız imkansız. Marka ve internet fenomenlerinin dev iş birliğiyle son zamanların en fazla iletişimi yapılan çantasının bir görünüp bir kaybolma hikayesini merak ediyor musunuz?

90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Kargo pantolonlar, Barbie pembesi, tepeden tırnağa denim, kovboy referansları ile “logomania” dönemin maksimalizminin öne çıkan yansımalarındandı. Gerçekten, bunların hepsi aynı anda trenddi! Dior’un o zamanki kreatif direktörü John Galliano, hem lüks ve Parizyen, hem de dönemin modasına kolaylıkla adapte olacak Saddle Bag’i İlkbahar-Yaz 2001 sezonu defilesinde sundu. Çanta gerçekten de eyer şeklindeydi – kovboy referansına bir tik atıyordu. D formlu tokasıyla markasını belli ediyordu – logomania’ya da bir tik. Kısacık sapı ama incecik formu sayesinde omzunuza astığınızda kol altında duruyordu – Paris Hilton gözünüzün önüne geldi mi? 2000 yılına girildiğinde denim kumaşlısı, eşarp – hatta gazete baskısı – desenlisi,  monogramı, canlı renklerdeki saten versiyonları ve deri edisyonlarıyla Dior Saddle Bag her yerdeydi. Markanın aksesuar satışları %60 oranında artmıştı. Sex and the City’de Carrie’nin favori çantalarından biri Saddle Bag’di. Her Spice Girl’de en az bir tane vardı. Destiny’s Child üyeleri ve Britney Spears Saddle Bag takıyordu. Dior Saddle Bag’iniz yoksa popüler bir yüz değildiniz ki!

2000’lerin sonuna doğru, Amerika’dan yayılan popüler kültür dalgası önemli değişikliklere uğradı. 2008’deki finansal krizle birlikte varlık gösterişi bir nebze olsun azaldı. Britney Spears depresyona; Paris Hilton hapse girdi. Paris Hilton’un alışveriş asistanı Kim Kardashian’ın seks kaseti ortaya çıktı. Destiny’s Child ve Spice Girls dağıldı. Bir klasiğin doğuşuna tanık etmiş olmayı uman moda dünyası, Saddle Bag’i çabuk unuttu. John Galliano’nun halefi Raf Simons 2014’te Dior arşivlerine dalana kadar adı ağza alınmadı. Tam da bu zamanda Beyoncé, vintage Saddle Bag’iyle görüntülendi! Ardından vintage Saddle Bag furyası baş gösterdi. Pahalı markaların ürünlerini ikinci el tüketicisiyle buluşturan internet sitelerinde bu model, yeniden alıcının markajına girdi.

2016 yılında, K-Pop yıldızı CL’in Instagram’da Dior Saddle Bag’le poz vermesi, bu modelin dönüşünün ilanı gibiydi. Vogue’un bu paylaşımı haberleştirmesinin ardından, Rihanna ve Bella Hadid’in vintage Saddle Bag’lerle görüntülenmesi son nokta oldu. Maria Grazia Chiuri’nin Dior’un Sonbahar-Kış 2018 koleksiyonuna eklediği Saddle Bag’ler, moda evrenine kesin dönüş yapmıştı. Yine çok çeşitli, üstelik biraz daha kullanışlılardı: Ebatları genişletilmişti. Ne de olsa 2000’lerdeki minicik çantalara plus model iPhone’lar sığmazdı değil mi? Artık telefonları çantada taşımak gibi bir ihtiyaç var mı bilmiyoruz. Ancak; Dior Saddle Bag obsesyonu ihtiyaç tanımıyor; bundan eminiz.

Dünden bugüne Dior Saddle Bag fotoğraflarına galerimizden ulaşabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Şehirli referanslarına sahip kasabalı: Jacquemus ve ilk erkek koleksiyonu

Kaynaklar:  
i-D Vice
Indepentent
vogue.com
Garage Vice
Pinterest

Peri Kıbrıslıoğlu: 1990 yılında Denizli'de doğdum. Galatasaray Üniversitesi'nde Sosyoloji üzerine lisans; İletişim Stratejileri ve Halkla İlişkiler üzerine ise yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Esquire'da staj yaptıktan sonra moda basını alanında çalışmak istediğimden emindim. Bu doğrultuda, İstanbul Moda Akademisi'nde Moda Editörlüğü eğitimi aldım. 2 yıl boyunca ELLE Dergisi'nde moda ekibi asistanlığı yaptım. Hem prodüksiyon, hem de yazı tarafında çalışmalarda bulundum. Çeşitli markalar için katalog ve kampanya çekimleri, ünlü styling'i çalışmaları, editoryal ve reklam filmi çekimlerinde yer aldım. Moda sektöründe yazılı içerik üretimi üzerine çalışmaya devam ediyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

-s24061" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_middle">

-s24061">

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale