X

Yeni yılda finansal hedefleri gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl hedeflerini tanımlamak isteseydim, hepimizin her yıl bir yıl boyunca uygulamak üzere aldığı fakat ikinci aya gelmeden uygulamayı bıraktığı kararlar, derdim. Daha sağlıklı beslenmek, daha sık ve düzenli spor yapmak, daha çok para biriktirmek, yeni hobiler edinmek, yeni bir dil öğrenmek… Liste sonsuza dek uzar. Hepimizin hayatında değişmesini istediği şeyler var fakat nedense, değişim için neler yapılması gerektiğini bilmemize rağmen, sürdürmekte zorlanıyoruz.

Benim alanım finans; dolayısıyla da bu makalemde yeni yılda alabileceğiniz finansal hedefler ve özellikle de bu hedefleri yıl sonuna kadar pes etmeden uygulamanızı sağlayacak tavsiyeler üzerinde duracağım.

İlginizi çekebilir: Finansal bahar temizliği: Adım adım bütçe yenileme

Hedef belirlerken dikkat edilmesi gerekenler

Yeni yıl hedeflerinin bu kadar zorlayıcı olması, hedef belirleme ve planlama (Ya da plan yapmama mı desek?) aşamasında yapılan hatalardan kaynaklanır. En başta ne yaptığımızı bilerek ilerlersek, başarıya ulaşma şansımızı yükseltiriz.

  • Geçen yıldan ders çıkarın: Geçen sefer “bu yıl yapacağım” deyip de yaptığınız neler var? Nasıl başarıya ulaştınız? Peki tam tersi, neleri başaramadınız ve neden? Güçlü ve zayıf yönlerinizi gözlemleyin. Güçlü yönlerinizden faydalanıp hatalı adımlarınızı yeni yöntemler ile değiştirin.
  • Net hedefler belirleyin: Hedefleriniz belirsiz temenniler değil, bitiş noktası belli amaçlar olmalıdır. Borçlarımı kapatacağım, yerine X TL borcumu Ağustos’a kadar bitireceğim hedefini koyun. Her ay kenara para koyacağım değil, bir yıl boyunca her ay X TL birikim yapacağım diye karar alın. Hedefleriniz ne kadar net olursa, başarmak o kadar kolaylaşır.
  • Gerçekçi hedefler belirleyin: Her ay maaşınızın yarısını biriktirmeyi hayal ediyor olabilirsiniz. Bu inanılmaz bir miktar, gerçekleştirebilseniz gerçekten de şahane sonuçlar elde edebilirsiniz. Kilit nokta şurası: gerçekleştirebilirseniz. Yapabileceklerinizi gözünüzde fazla büyütmek ve kendinize ulaşılması mümkün olmayan hedefler koymak, yapabileceğiniz kadarı bile başaramamanıza ve geçen yılki yerinizde saymanıza, hatta belki de daha da geriye gitmenize sebep olabilir.
  • Önceliklerinizi doğru sıraya koyun: Uçan kuşa borcunuz varsa, yeni yıl hedefiniz yeni bir araba almak veya her ay maaşınızın %50’sini biriktirmek olamaz, olmamalı. Halledilmesi gereken aciliyet ve önem düzeyi yüksek meseleleri hallettikten sonra ancak daha büyük hedeflere odaklanabilirsiniz. Önceliklerinizi doğru sıraya koymazsanız, kazanırken kaybedersiniz.

İlginizi çekebilir: Maaş günü rutini: Paranızı bölüştürmeniz gereken 7 Kategori

  • Hedefleri kategorilere ayırın: Finansal hedeflerin üç kategorisi vardır:

-Kısa Vadeli Finansal Hedefler (0-3 yıl)

Örn: Borç kapatmak.

-Orta Vadeli Finansal Hedefler (3-6 yıl)

Örn: Ev sahibi olmak.

-Uzun Vadeli Finansal Hedefler (6+ yıl)

Örn: Finansal özgürlük, erken emeklilik.

Finansal hedeflerinizi gerçekleştirilmesi için gerekli süreye göre kategorize edin. Çünkü her kategori, başarıya ulaşmak için farklı bir stratejiye ihtiyaç duyar. En baştan hangi kulvarda koştuğunuzu bilirseniz, bitiş çizgisine ulaşmanız o kadar kolaylaşır.

Yeni yıl, yeni kararlar

Gelecek yıl için kendinize koyabileceğiniz yeni (ve ulaşılabilir) hedefler neler olabilir?

  • Borçları bitireceğim: Eğer ödemekte zorlandığınız büyük bir borcunuz varsa, geriye kalan hiçbir hayale ulaşamazsınız. Varlığınızı büyütmek istiyorsanız önce büyütülebilecek bir varlığınız olmalı. Eksi bakiyedeki biri, varlıktan bahsedemez. O nedenle ilk yapılacak iş, borçlardan kurtulmak!

İlginizi çekebilir: Borç ödeme stratejileri: İki farklı yöntem ve uygulama adımları

  • Daha az harcama yapacağım: Borçları bitirmek kadar, yeni borçlar çıkarmamak da önemli. Su alan bir gemiyi batmaktan kurtarmak için önce sızıntı yapan deliği tıkamak gerekir. Gerçekten ama gerçekten ihtiyacınız olmadığı sürece alışveriş yapmamak, özellikle de dürtüsel harcama alışkanlığınız varsa, tam da ihtiyacınız olan bir yeni yıl hedefidir.

İlginizi çekebilir: Dürtüsel harcama: Nedir ve nasıl engel olabiliriz?

  • Pasif gelir oluşturacağım / ek iş bulacağım: Giderleri azaltmak doğru bir bütçeleme için ilk adımsa, gelirleri arttırmak da ikinci adımdır. Tek bir gelir kaynağı ile zengin olan kimseyle tanışmadım. Bilgi ve becerilerinize uygun, mevcut işinizi aksatmayacak ve akmasa bile damlayacak ikinci bir gelir kaynağınız mutlaka olmalı.

İlginizi çekebilir: Varlıklı olmaya giden yol: Gelirleri arttırarak birikim yapmak

  • Para hakkında daha fazla şey öğreneceğim: Finansal okuryazarlığınızı arttırmak, finansal tüm hedeflerinize ulaşmanızda size yardımcı olur. Bilgi birikiminizi arttıracak kurslara kaydolmak, seminerlere gitmek, kitaplar okumak ve ilgili sosyal medya hesaplarını takip etmek gibi yöntemler ile bilgi birikiminizi arttırabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Finansal okuryazarlık nedir, nasıl geliştirilir?

  • Daha fazla birikim yapacağım: Varlıklı olmaktan söz edebilmek için, var edebilmemiz gerekir. Birikim yapamıyorsak, gelen para geldiği gibi gidiyorsa, varlıktan söz etmek mümkün değil. Bu nedenle bu yıl, eğer yapmıyorsanız birikim yapmaya başlamayı, zaten yapıyorsanız da daha fazla birikim yapmayı hedef olarak belirleyebilirsiniz.
  • Emekli maaşımı artıracağım: Emeklilik, paraya en fazla ihtiyaç duyduğumuz ama para akışının en kısıtlı olduğu dönemdir. Bu dönemi, gençliğinizdeki gibi (hatta belki de çok daha fazla) refah içinde geçirmek sizin elinizde. Emekli olduğunuz iş yerinin sizin için karar verdiği sosyal emeklilikle yetinmeyip, kendi emekli maaşınızı belirleyebilir ve bu tutara ulaşabilmek için şimdiden birikim yapmaya başlayabilirsiniz.
  • Birikim ve güvence danışmanı ile çalışacağım: Özellikle de birikim ve yatırım konularında yeniyseniz ve hata yapmaktan korkuyor, nasıl ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız yapabileceğiniz en iyi şey ücretsiz danışmanlık veren bir birikim ve güvence danışmanı ile çalışmanızdır. Danışmanınız sizin gelir-gider dengenize göre en uygun bütçe planını oluşturacak, gelir-gider dengeniz yoksa sizi dengeye sokacak ve yukarıda saydığım diğer 6 madde için de sizi en doğru şekilde bilgilendirip yönlendirecektir. Ücretsiz danışmanlık almak ve detaylı bilgi için bana ulaşabilirsiniz.

Ben kimim?

Ben bir birikim ve güvence danışmanıyım. İşim, insanların tasarruf ederek birikim yapmalarını ve bu birikimleri sayesinde gelecekte yaşayacakları maddi sıkıntılara karşı kendilerini güvence altına almalarını sağlamak. Birikim, yatırım, emeklilik planlaması, finansal güvence, vergi indirimi ve başka pek çok sorunuz için bana ulaşabilirsiniz. Sorularınızı yanıtlamaktan ve elimden geliyorsa yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.

Kaynaklar:

Çağla Lotinac Akman: AgeSA'da birikim ve güvence danışmanı ve çevre aktivisti. Hafta içi 9-5 danışanlarına finansal danışmanlık vererek insanları daha varlıklı hale getirmek, hafta sonu da deniz kenarında sabah koşusu yapıp koşarken kumlardaki çöpleri toplayıp ayrıştırmak en büyük hobileri arasında. Uplifers'ta 2018'den beri çevre kirliliği, sıfır atık, gezegen dostu yaşam, koşu, kişisel finans ve bütçeleme konularında yazılar hazırlamakta, gezegenimiz için farkındalık yaratmayı ve finansal okur yazarlığı arttırmayı hedeflemektedir. Kendisine ulaşmak ve ücretsiz finansal danışmanlık almak için: (0530)-767-24-64.

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale