X

Yeni yıla girerken hem bedeninizi hem de ruhunuzu tazeleyecek beslenme önerileri

Beslenme…

Beslenme dendiğinde insanın aklına ne gelir?

Sanıyorum ki herkesin kafasında ilk beliren resim gıdasal beslenme; kalori hesapları, karbonhidrat, protein olanları, diyetisyenlerden alınan randevular olsa gerek… Bu bana çok somut bir imgeleme gibi geliyor.

Beslenme…

Ne kadar da kuvvetli bir kelime aslında.. Hatta yukarıdaki hali ile aynı zamanda bir de cümle…

Beslenme dendiğinde benim kafamda tamamen tinsel resimler belirir.

Ruhu besleme…

Doğayı yansıtan neşeli melodiler, alacakaranlığı zifiri karanlığa çeviren fırça darbeleri, hayatın tüm enerjisini insanın içinde hissettiren fiziksel egzersizler, iş hayatındaki inişler ya da çıkışlar, birini gördüğünde kalbin pır pır atması… Kısacası hayat denen pastanın tüm dilimlerinde olumlu ya da olumsuz beslenmeler mevcut.

Bu düşündüklerimden mütevellit benim için beslenmenin fiili olan esas anlamı büyük önem taşımakta, yemek başlığını bir sanat haline getiren de bu düşünce yapısı olsa gerek.

Sadece bir şeyler yeyip anı kurtarmak, karnını doyurmak olmasa gerek bu… Yediklerine anlam katıp anı değerli hale getirmek… Ben bu şekilde bakıyorum. Kim bilir belki köprü altında balık ekmek bazen ise servet harcanacak şık restoranlar… Ama nihayetinde bunun adı; beslenmek.

Zor ve stresli bir yılı geride bırakıyor olduğumuz bu günlerde güzel bir beslenme ve tazelenmenin hepimize çok iyi geleceğini düşünüyorum.

Rafine bir sofra ve tamamlayıcısı olan birbirinden şık ve kokulu yemekler; yeni umutlar ile yeni seneye girerken bedenen ve ruhen ihtiyaç duyulan hoş bir gereksinim kanımca.

Felsefenin fazlası zarar diyorsanız bu beslenme için minik önerilerim de var;

  • Yılbaşı akşamı yemeğini kırmızılar kullanarak yapın. Kırmızı ateşin, ümidin ve aşkın rengidir; o ruh haline girmek bile yemeğinize yansıyacaktır.
  • Durumunuz uygun olsa da olmasa da böyle bir gecede ruhunuzu beslemenin onlarca yolu var
  • Kırmızı bir döküm tavada dumanını çıkan çıtır çıtır kestaneleri közleyin ve sofraya götürün…
  • Mısır patlatın… Sonra da dekoratif bir şekilde süsleyin.
  • Minik döküm tencerelerde mandalina kabuklarını yakarsanız sofranızda uzun ömürlü olacaklardır.
  • Güzel bir iç pilavı kanımca yılbaşı sofrasının kraliçesidir. Kralı ise sadece hindi olmak zorunda değil bence. Doğru pişirilmiş, seksi görünümlü herhangi bir et; tavuk… ne kadar da güzel durur.
  • Takoz bonfileyi dondurun ve sonra salam inceliğinde kesin. Isıtılmış döküm tavada bir yüzünü sadece 5 sn pişirin ve bunlarla tabaklarınızı süsleyin…
  • Tavuk mu yapacaksınız, fırında bir iki yaprak adaçayı ekleyip yapın bakın…
  • Güzel bir balkabağı çorbası döküm tencerede aromasını daha da yoğun hissettirecektir. Sonunda krema yerine hindistancevizi sütü eklemeyi deneyebilirsiniz.
  • Hiç kuruyemiş sotelediniz mi? Soyulmuş ay ve kabak çekirdeği, ceviz ve yer fıstığını az zeytinyağı ile soteleyin ve sonra oda sıcaklığında zeytinyağı ile harmanlayıp sofranızı renklendirin…

Bunun gibi daha nice fikirler, öneriler…

Ama bu gece besleneceğiz. Ne kadar kalori aldığımızın, neyi nasıl pişirdiğimizin, ne kadar doğru ne kadar hatalı pişirdiğimizin bir önemi var mı?

Bu gece bu süsleri, bu oyunları yapın… bu gece diyet yapmayın… bu gece dikkat etmeyin… zira bu gece yemek yemeyeceğiz.

Önümüzde iyisi, kötüsü ile yeni bir sene var; en iyi şekilde karşılamak gerek…

Bu gece besleneceğiz…

Tazeleneceğiz…

Yağız İzgül

Hecha Kurucusu & Şef 

Yeni yıla girerken beslenirken tazelenmek isteyenler için bir sürprizimiz var:

www.hecha.com.tr adresinden yapacağınız alışverişlerde uplifers kupon kodunu kullanarak %15 indirim + ücretsiz kargo fırsatından yararlanabilirsiniz. %15 indirim, satın alacağınız indirimsiz ürünler üzerinden sepetinize uygulanacaktır.

Şimdiden mutlu yıllar!

Yağız İzgül: Onun ağzından kendisi tam bir ‘’Profesyonel Yemek Yiyici’’ ve ‘’Lezzet Düşkünü’’, ayrıca Şef, Yazar, Jüri Üyesi ve İş Adamı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliğinden mezun olduktan sonra, yemek tutkusu ağır bastığı için kariyerini bu alanda şekillendirmeye karar verdi ve ilk restoranını Kanyon Avm’de açarak sektöre giriş yaptı. İlk girişimi ise ailesinin işi olan demir çelikle kendi işi yemek sektörünü birleştirerek yarattığı Hecha tava markası olmuştur. Türkiye’deki ilk döküm tava markası olan Hecha ile restoran lezzetleri evlere girmeye başladı ve marka 2 sene içinde 10 kat büyüdü. Yağız İzgül, Türkiye’nin en ünlü şefleriyle beraber Hecha ürünlerini kullanarak tarifler hazırladı, yemekler yaptı, ve Hecha’nın tüm mutfaklara girmesi için uğraştı. Bu çalışmalarıyla dikkat çekti ve Show Tv’de yayınlanan Şeflerin Düellosu programı için gelen teklifi kabul ederek yarışmada jüri üyesi oldu. Yemek konusunda bir kitap hazırlamak her zaman hayalimdi diyen Yağız İzgül, 2014 yılında ‘’Hikayesi Tadında Yemekler’’ kitabı ile bu hayalini gerçekleştirdi. Kitapta pratik bilgiler, püf noktaları ve gülümseten hikayeleri ile 50 enfes tarif yer alıyor. Şimdilerdeyse onu workshoplarda, Hecha ofisinde, televizyon programlarında ya da kendi restoranı olan Burger Project’in Ataşehir ya da Etiler şubesinde görmek mümkün.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale