X

Yeni yıl, yeni kararlar, yeni düş panosu

Her yeni yıla girerken, yeni umutlar, yeni bir sayfa, yeni bir sen umutlarıyla gireriz.. Hem fiziksel, hem ruhen yeni kararlar alır, kötü yanlarımızla yüzleşir ve değişim yolunda hedefler koyarız. Bazılarını ilk 1 haftada unutur, bazılarını ise değiştiririz. Yılda 1 kere de olsa bu yoğun değişim enerjisini avantaja çevirelim ve 2017 gerçekten çok farklı olsun.

Şimdi sizden bir ricam var; yarına kadar hedefleriniz için bir  hayal veya düş panosu hazırlayın ve kararlarınızı betimleyen tüm fotoğrafları o panoya yapıştırın. Kimsenin göremediği ama sizin her gün görebileceğiniz bir yere koyun. Kapınızın arkası, dolabınızın içi gibi veya bilgisayarınızın arka planı gibi… Bu hayal panosunun amacı ne diyecek olursanız; hayal edilen beden, duygu, durum ve nesneleri siz farkında olmadan görsel olarak hafızaya almak ve enerjisini harekete geçirmek. Panoya istediğiniz ne var ise hepsini yapıştırın; beğendiğiniz bir model veya aktör, araba, ev, durum, sevgili, gitmek istediğiniz ülkeler, yaşamak istediğiniz sade hayatı, ertelediğiniz hayalleri görsele dökün ne aklınızda ne var ise.. Size ilham ve motivasyon veren kelimeleri de eklemeyi unutmayın. Dilerseniz beyaz bir karton, dilerseniz mantar pano kullanabilirsiniz. Hayal etmek bedava, bilinçaltında ve size sunabileceklerinde sınır yok! Hayal panosu tamamen çekim yasasıyla ilgili.

Hayallerinizi aktive etmek için o anı hissedin.

Hayallerinizi aktive etmek için çok önemli bir ipucu ise; her bir duygu imgesi veya hedefi hayal ederken kendinizi orada hayal edin düşünün, etrafınızdaki sesleri duyun, üzerinizdekileri hayal edin, havayı hissedin. Her bir imge için lütfen bunu uygulayın, o ana gidin, sanki gerçekleşmiş gibi ve o anı yaşayın. Bunu çok içten yapmanızı istiyorum çünkü, zihin çoğunlukla gerçek ve hayal arasındaki farkı anlayamaz. Biz neye inanırsak o da onu komut alır ve inanır. Mesela istemediğiniz şeyler neden sürekli başınıza geliyor zannediyorsunuz? Çünkü o korktuğunuz şeyi defalarca zihninizde hayal edip, düşünüyorsunuz ve er ya da geç korktuğunuz şeyi yaşıyorsunuz. Madem zihin bu kadar güçlü bir yapıya sahip onu neden lehimize çevirip her istediğimizi hayatımıza getirmeyelim! Çekim yasası uyumaz, her daim bizim için çalışır!

Bir de danışanlarımda yaşadığım bir şeyden bahsetmek istiyorum; verdiğim olumlamaları 1 hafta sonra ama olmuyor bu diye isyan ve inanç kaybı oluşuyor. Sizden ricam sabır ve inancınızın sürekliliği.. İşte o zaman mucizeler sizi bulacak. Eğer her istediğimiz 10 günde olsaydı o zaman gözümüzde bir değeri kalmazdı zaten. Güzel şeyler zaman, emek,sabır ve inanç ister..

Panonuzu dilerseniz zamana da yayabilirsiniz ama tavsiyem yeni yılın ilk sabahına panonuza bakarak başlamanız. Şimdiye kadar hipnoz seanslarımda da YENİ YIL kodlaması çok işe yaramıştır; bence sizde elinizi çabuk tutun Pazar sabahına düş panonuzla başlayın..

Dün rüya, yarın hayaldir… Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlünüz neyin özlemini çekiyorsa yarınlar size onu getirsin… Yeni yılınız şimdiden kutlu olsun.

Dilşat Erdil: Sağlıklı Yaşam Danışmanı ve Bütünsel Bilinçaltı Değişim Uzmanı. Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezun olduktan sonra hayatını sağlıklı yaşam ve beslenmeye adamıştır. The BodyMind Institute’dan Nutritionist eğitimini aldıktan sonra Human Anatomy & Phsiology, The 90 Day Renewal Program sertifikalarını almıştır. Bir şeyi insanlar üzerinde uygulayabilmek adına önce işin mutfağına inmenin gerekli olduğunu düşünen Dilşat Erdil, raw akımın önde gelen isimlerinden olan David Wolfe’den Raw Nutrition eğitimi almış ve raw şeflik kurslarına katılmıştır. Kendi deneyimleri, aldığı eğitimler ve spor tutkunu kişiliği ile insanların hayatlarına dokunup onların hem fiziken hem ruhen hafiflemesinden mutlu oluyor. Dilşat Erdil, değişimin sadece fiziksel değil aynı zamanda bilinçaltı ve farkındalık ile birleşmesi gerektiğini düşünerek bütünsel değişim programını tasarlamıştır. Maslak’takı ofisinde birebir sağlık ve bilinçaltı seanslarını sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale