X

Yeni yıl, yeni çözümler ve her zamanki hedefler… Kilo vermek

 Yılbaşı sofralarının vazgeçilmez sohbet konularından bir tanesi de yeni gelen senede kişinin kendisi ve çevresi için ne gibi hedefler güttüğüdür.

Bugüne kadar bulunduğum bu sofralarda yaptığım tespitlere göre bu hedeflerin ortalama karakterleri şu şekilde:

  • sigarayı bırakmak
  • bir sevgili bulmak
  • istifa edip kendi işini kurmak
  • para biriktirebilmek
  • spora başlamak
  • kilo vermek

Tabi ki de tüm Pazartesi rejimlerinin %90’ının yalan olduğu gerçeği gibi, yeni yıl hedeflerinin de gerçekleşmeme ihtimali her zaman için gerçekleşme ihtimalinden çok daha yüksektir. Bir hedefi gerçekleştirmek için bir sembol belirlemek işe yarayacak gibi gözükse de, aslında ihtiyacınız olan tek şey kendi içsel kararlılığınız ve de iradeden başka bir şey değildir. Hedefleri bu şekilde sembollerle eşleştirmek, her rejimi Pazartesi başlatarak elde edilen ek sürenin magnifiye edilmiş şeklidir.

Bu gerçekler maalesef değişmeyecek olsa da, son 10 sene içinde yurdum insanının kendine daha iyi baktığı , daha sağlıklı ve dikkatli yaşamaya başladığı da bir gerçektir. Bu bağlamda bir takım öneriler vererek ekmeğinize yağ sürmeyi deneyebilirim.

Ben diyetisyen değilim ancak beslenme tabi ki de hayatımın kazanç kaynaklarından birisi olduğundan, biraz söz hakkım olduğunu inkar edemeyeceğim. Türkiye’nin ilk döküm tavasını üretirken aklımda sadece üst seviyede lezzetli yemekler pişirmek değil, bunları aynı zamanda en sağlıklı ve doğal haliyle sofralara getirmenin hayalleri de vardı.

Acaba Hecha’yı kurmamın yılbaşına yakın tarihlere gelmesi bir tesadüf mü 🙂

Sonuç olarak bir girişim yaparak ruhumu yükseltirken, girişimimin sonuçlarının başkalarının ruhuna dokunduğunu görmek benim için tarif edilmez bir mutluluk kaynağı oldu.

Bu sene hedefinizin adına “kilo vermek” demeyin direk olarak.

Bu sene hedefinize “sağlıklı beslenmek ve buna göre hayatımı düzenlemek” deyin.

Bunun için de atmanız gereken ilk adım bir Hecha edinmek. Hayır malımı satmak için bunları söylemiyorum; zaten bunlara zamanında benim de ihtiyacım olduğundan bu malı üretme dürtüsünü duydum diyorum… Arada fark var.

Dökümün sağladığı lezzet, gıdaları besin değerlerini içlerine hapsetmek suretiyle pişirerek doğal ve sağlıklı halde sofralarına getirmekten kaynaklanmaktadır.

Beslenme alışkanlıklarını bu şekilde düzenlemek bile hayat kalitenize artıracak ve önünüzdeki engelleri bir nebze olsun azaltacaktır.

Hatta gelin işi yılbaşına bağlamayalım, senenin herhangi bir zamanı bunu yapabilirsiniz 🙂

Herkese mutlu yıllar.

Yeni yıla girerken beslenirken tazelenmek isteyenler için bir sürprizimiz var:

www.hecha.com.tr adresinden yapacağınız alışverişlerde uplifers kupon kodunu kullanarak %15 indirim + ücretsiz kargo fırsatından yararlanabilirsiniz. %15 indirim, satın alacağınız indirimsiz ürünler üzerinden sepetinize uygulanacaktır.

Şimdiden mutlu yıllar!

Yağız İzgül: Onun ağzından kendisi tam bir ‘’Profesyonel Yemek Yiyici’’ ve ‘’Lezzet Düşkünü’’, ayrıca Şef, Yazar, Jüri Üyesi ve İş Adamı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliğinden mezun olduktan sonra, yemek tutkusu ağır bastığı için kariyerini bu alanda şekillendirmeye karar verdi ve ilk restoranını Kanyon Avm’de açarak sektöre giriş yaptı. İlk girişimi ise ailesinin işi olan demir çelikle kendi işi yemek sektörünü birleştirerek yarattığı Hecha tava markası olmuştur. Türkiye’deki ilk döküm tava markası olan Hecha ile restoran lezzetleri evlere girmeye başladı ve marka 2 sene içinde 10 kat büyüdü. Yağız İzgül, Türkiye’nin en ünlü şefleriyle beraber Hecha ürünlerini kullanarak tarifler hazırladı, yemekler yaptı, ve Hecha’nın tüm mutfaklara girmesi için uğraştı. Bu çalışmalarıyla dikkat çekti ve Show Tv’de yayınlanan Şeflerin Düellosu programı için gelen teklifi kabul ederek yarışmada jüri üyesi oldu. Yemek konusunda bir kitap hazırlamak her zaman hayalimdi diyen Yağız İzgül, 2014 yılında ‘’Hikayesi Tadında Yemekler’’ kitabı ile bu hayalini gerçekleştirdi. Kitapta pratik bilgiler, püf noktaları ve gülümseten hikayeleri ile 50 enfes tarif yer alıyor. Şimdilerdeyse onu workshoplarda, Hecha ofisinde, televizyon programlarında ya da kendi restoranı olan Burger Project’in Ataşehir ya da Etiler şubesinde görmek mümkün.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale