X

Yeni nesil ebeveynlik: Babaların da duyguları vardır

Son zamanlarda raflarda yerini almış, çok satanlara yavaş yavaş giren çok değerli bir kitap var: Yetişin Çocuklar.

Değerli akademisyen Selçuk Şirin tarafından yazılan bu kitabı çevremdeki herkese tavsiye etmeye başladım. Hem içeriği, hem dizini, hem de dili fevkalade bir kitap. Selçuk Hoca toplumumuz çocuklarına çok güzel bir hediye armağan etmiş. Ebeveynlerin ve ebeveyn adaylarının okuması tavsiyemdir, ebeveynlerin yanı sıra her bireyin okumasını da canı gönülden isterim.

Bu kitapta dikkatimi çeken bir noktadan yola çıkarak Uplifers’taki yazımın bu haftaki konusunu belirledim. Selçuk Hoca çeşitli istatistiklerle toplumumuzda babaların çocuk yetiştirmedeki yerini ele almış. Ve istatistikler oldukça iç karartıcı. Baba neredeyse sahnede yok. Duygusal gelişim açısından ele aldığımızda babaların çocukların duygusal gelişiminde aldıkları rol oldukça yetersiz. Bu istatistikler yeni nesil ebeveynlerde biraz değişim gösteriyor, ancak bu değişim bile gözle görülür bir gelişme olarak ele alınamıyor maalesef.

Toplumumuzda babalar eve sadece maddi gelir getiren bir figür olarak var oldu ve öyle de var olmaya devam ediyor. “Babalar duygularını ifade edemez, babalar sevgisini gösteremez, baba evin reisidir” bakış açısıyla yetişen çocuklar da ebeveynliğin bir dalından mahrum kalıyor. Danışanlarımın çoğunda, arkadaşlarımda, kısacası toplumda gördüğüm bir örüntü babanın sadece evin reisi rolüne sahip olması ve bizim bunu böylelikle kabullenmemiz. Çoğumuz “babalar böyle olur” diye düşünerek, bunu kabullenmiş ve bunu sorgulamaz hale gelmişiz. Ancak sağlıklı ebeveyn ilişkilerini ele alan çalışmalar, bilim insanları hiç de öyle demiyor. Babalar öyle olmaz, olmamalı.

Ebeveynlik, iki ebeveynin de maddi ve manevi sorumluluklarının olduğu bir olgudur. Babalar da anneler kadar sevgi verebilmeli, oyun oynayabilmeli, iletişim kurabilmelidirler. Bir çocuğun hem anneden hem babadan alacağı sevgiye ihtiyacı vardır ve babalar bunu zamanla öğrenebilir. Benim bir psikolog olarak ve bir birey olarak isteğim babaların da çocuk gelişiminde anneler kadar yer alması. Bundan yola çıkarak Uplifers’taki yazılarımda hem babalara hem annelere önerilerde bulunup, sağlıklı ebeveynlik üzerine yazılar hazırlamak istiyorum. Böyle bir seri başlatmamı ister misiniz? İsteklerinizi yorum olarak bırakın lütfen.

İlginizi çekebilir: Başarısız olmaktan neden korkarız: Altında yatan nedenleri keşfetmekle işe başlayın

Beyza Alımcı: Klinik Psikolog Beyza Alımcı, 2017 yılında Bilkent Üniversitesi Psikoloji bölümünden Yüksek Şeref dereces ile mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince Psikoloji'nin değişik alanlarında dersler aldı. Bilkent Üniversitesi Gelişim Psikolojisi laboratuarlarında üniversite 2.sınıftan itibaren araştırma asistanlığı yaptı, çocukların bilişsel gelişimi üzerine çeşitli projelerde yer aldı. Üniversite eğitimi sırasında Tilburg Üniversitesi'nde erasmus yapmaya hak kazanarak bir dönemini orada okudu. Stajlarını Ankara İlkadım Anaokulu'nda ve Mina Sera Aldan Hastanesi Psikiyatri servisinde tamamladı. Lisans tezini annelerin hikaye okurken kullandıkları dilin, çocukların dil gelişimi üzerindeki etkisi ile ilgili bir araştırma ile yaptı. 2018 senesinde Utrecht Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimi sırasında Bilişsel Davranışçı Terapiler, Yas ve Psikotravma, Mindfulness odaklı Terapiler, Anksiyete ve Hastalıkları üzerine çeşitli dersler aldı. Yüksek Lisans tezini Pozitif Klinik Psikoloji alanında "Hayattaki anlam ve yaşam doyumu" ile ilgili olarak yaptı. Yüksek Lisans sırasında Amsterdam Üniversitesi'nde "Şema Terapi ve Şema Terapi'de Sağlıklı Yetişkin" konularını çerçeveleyen bir araştırmada görev aldı. 2018 Temmuz ayında Hollanda'da Kristen Neff ve Christopher Germer'ın eğitmen olduğu "Öz-Şefkatli Farkındalık" eğitimine katıldı. 2018 senesinde ISST onaylı Şema Terapi teorik eğitimini tamamlayarak sertifikasyonunu aldı. Şu anda Ankara'da RENGE psikoterapi merkezinde psikoterapi hizmeti, DİATA klinikte Uzm.Dyt.Merve Demir ile birlikte psiko-diyet uygulaması ve aynı zamanda yeme bozuklukları üzerine psikoterapi hizmeti, aynı zamanda Ankara dışındaki danışanlara da online olarak psikoterapi hizmeti vermektedir. Sağlığın bir bütün olduğuna inanan Beyza Alımcı; terapilerinde, danışmanlıklarında beden, ruh ve zihin bütünlüğünü dikkate almaktadır. https://www.beyzaalimci.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale