X

Yeni başlangıçlar için korkuyla korkusuzca yüzleşin

Her değişim bir kayıp getirirmiş. O kayıpla yüzleşmemek içinmiş bütün kaçışımız, cesaretimizin olmayışından değilmiş. Tabii nasıl taşıyacağız ki bu kadar kaygıyı ve yetersizliği bu yolculukta?

Yeni başlangıçlar yapmak isteriz, isteriz de tam ileri doğru bir adım atacakken o adımla birlikte korku ve onaylanmama da eşlikçimiz olmuyor mu?

Hayat bir okyanus gibi bir sürü fırsatı, değişimi, farklılığı ve imkânı bize sunar. Tam o sulara dalmak, yeniliklerle hemhal olmak için sabırsızlanırken bir anda okyanusun üstünde gemiler belirir. Gemiler, birçok gemi, ağır külçe gibi; ama güzel olan taşıyabilmek. O gemilerin suyun üstünde gittiği gibi, duygularımız da bizimle birlikte hayatın eşiklerinden geçerken onları taşıyabildiğimizi fark etmek. Reddetmeden, kabul ederek ve hatta kapsayarak.

Bazense o gemilerin bizi taşımasına izin verip o eşiklere hiç gelemiyoruz ve o eşikleri hiç atlayamıyoruz. Bu da mümkün, bu da olabilir, bunu da görmek, fark etmek çok kıymetli. Ve belki de o anda şunu sormalıyız kendimize: Ben bu dünyada neredeyim?

Yakında bir yere odaklanıyorum, sadece kendimi görüyorum ve daha sonra diyorum ki, “Acaba daha uzağa baksam nasıl olurdu?” “Daha uzak bir noktaya baksam ne hissederdim acaba?” dediğimde de bedenimden uzaklaşıyor, kayboluyordum.

İçimin en derininde öfkeyi, korkuyu hissediyor muydum acaba bedenimi taşıyan bacaklarımda? Yoksa her şey, o yakınlaşma ve uzaklaşma arasında esniyor muydu?

“Korkmamalıyım. Korku aklın katilidir. Korku tam bir yok oluş getiren küçük bir ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Üzerimden ve benden geçmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiğinde yolunu görmek için iç gözümü çevireceğim. Korkunun gittiği yerde hiçbir şey olmayacak. Sadece ben kalacağım.”
Frank Herbert

İşte sadece ben kaldığında, o yeni başlangıçlara merhaba diyebiliyoruz. Merhaba!

İlginizi çekebilir: Bırak, dağınık kalsın: Hayatta neleri toparlamak zorunda hissediyorsun?

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.
İlgili Makale