X

Yazın baharatları nasıl saklamak gerekir?

Baharatlar derya deniz bir konu. Tazeliğini koruması, lezzet katması açısından çok önemli baharatların. Yaz aylarının gelmesiyle beraber sıcaklık ve nem ile daha çok önem kazanıyor nasıl saklandığı. Sadece serin yerde değil, nasıl kaplarda saklandığı da çok önemli.

Birçoğumuzun yaptığı en alışılmış hata ise cam kaplarda saklamak baharatları. Bir de kolaylık olsun diye fırın üzerinde ya da ocak yanında sıcaklığa daha fazla maruz kalabileceği yerlerde bulunduruyoruz, yapmayalım. Cam kavanoz yerine seramik kaplarda ve serin, karanlık yerlerde bulunduralım.

Baharatları kendi içlerinde ayırmak da gerekli saklarken. Yağlı baharatları -pul biber, sumak, köri gibi- buzdolabında saklayabilirsiniz. Tazecik toplanıp kurutulan otsu baharatlar da -nane, kekik, mercanköşk gibi- sıcaklığa daha dayanıklı olanlardan mesela.

Konuyu saklama koşullarından lezzet kısmına doğru biraz getireyim. Baharatları güvendiğiniz aktarlardan azar azar, taze taze alıp kullanmanız en doğrusu.

Karabiberi öğütücü ile kullanın misal, toz karabiber kolaylığına daha önce kaçtığınıza üzüleceksiniz benden söylemesi.

Aslında tüm baharatlarda geçerli bu durum. Marketlerde güzel şişeler içinde gördüğünüz baharatları alın tabii almak istiyorsanız, fakat içerisine kokusunu ve tadını kaybetmemiş baharatlarınızı alıp yerleştirin derim.

Fazla beklemiş baharatların ne kokusu ne de tadı kalır. Bu sebeple manavınız, kasabınız olduğu gibi aktarınız da olsun düzenli alışveriş yaptığınız. Taze baharat alışkanlığı oluşunca sadece yemeklerinizde değil güzel bir zeytinyağ üzerine serpip ekmek banmak bile apayrı bir keyif olacak.

Taze baharatların en kullanışlı, en dayanıklı ve en lezzetli şekli bütün halleridir. Bu şekilde kullanmayı alışkanlık haline getirmek bir üst seviyeye taşır yemeklerinizi.

Eğer toprakla uğraşmayı seviyorsanız, minik saksılara günlük kullanacağınız taze otsu baharatlarınızı ekebilirsiniz.

Dedim ya derya deniz bu baharat olayı… Ben burada ufacık bahsetmek istedim sadece. Baharat ve otlarla ilgili bilgi edinmek isterseniz Kokulu Ot ve Baharat Ansiklopedisi kitabını tavsiye ederim.

O zaman size çok sevdiğim, kolay mı kolay fırında taze adaçaylı tavuk tarifi vereyim.

Adaçaylı tavuk tarifi

  • Tavuk but ya da kalça, 6 adet
  • Taze adaçayı yaprağı, 2-3 adet
  • Limon, ½ adet
  • Bal, 1 tatlı kaşığı
  • Zeytinyağ, her tavuk parçası için 1 yemek kaşığı
  • Tuz ya da soya sosu dileğiniz gibi
  • Çekilmiş karabiber

Tavuğu güzelce yıkayın ve kurulayın. Tavuk dışındaki tüm malzemeleri karıştırıp sos haline getirin. Adaçayı yaprakları sosa girsin ama bütün kalsın içerisinde. Ardından tavuk parçalarını güzelce bu sosa bulayın, her yanına işlesin sos. Dilerseniz dilim limon ekleyebilirsiniz, istediğiniz gibi. Pişirme kağıdı içerisinde, üzeri de kapalı olarak 25 dakika 180 derecede pişsin tavuklar. Son olarak açın üzerini 10 dakika daha üzeri kızarsın miss gibi.

Not: Tavuk parçalarınız büyük ise 30-35 dakika, daha ufak parçalar ise 15-20 dakika olarak süreyi siz ayarlayabilirsiniz. Ama sonunda bir açın üstünü kızarsın.

Dilerseniz aynı sos ile patates, kabak, balık bile pişirebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Bu ay mutfakta neler var: Temmuz ayı meyve-sebzeleri ve zeytinyağlı patlıcan tarifi

Gizem Özaydemir: 1988 İstanbul doğumluyum. Profesyonel hayatıma Türkiye’nin ilklerinden olan bir sağlıklı yaşam merkezinde başladım. Detoks ve raw food ile tanışmam orada gerçekleşti. Bu durumumu geliştiren ve destekleyen şey ise yabancı dilimi geliştirip, çalışmalarımı derinleştirmek için ABD’ye gidişim oldu. Kendimi bulduğum mesleğin aşçılık olduğunu burada keşfettim ve profesyonel mutfak hayatım başlamış oldu. Bir Fransız restoranında çalıştıktan sonra profesyonel aşçılık eğitimimi tamamlamak için Türkiye’ye döndüm. Ardından uzun yıllar İstanbul’un önemli restoranlarında her basamakta çalıştıktan sonra mutfak şefi olarak görev aldım. Diğer önemli değişimimi ise Nepal’de gönüllü olarak yemek yaptığım ve meditasyon eğitimi aldığım manastıra borçluyum. Yiyecek çeşitliliğimiz içerisinde, tüketim şekillerimiz ve üretimin en önemli kaynağı olan tarım ile ilgili araştırmalara yoğunlaştığım bir dönemdeyim. Coğrafyanın yeme içme üzerindeki etkileri ve anneanne/babaanne mutfağına dönüş ile ilgili çalışmalarımın yanı sıra profesyonel aşçılık hayatıma devam etmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale