X

Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?

Eskiden beri seyahatin ana amacının pek çok yer görmek olduğu düşünülüyor. İlk defa incelendiği zaman bu düşünce mantıklı gözükse de artık bu anlayışı arkada bırakma vaktimiz geldi. Bir yerlere yetişme telaşına girmeden keyifle yapılan gezi anlayışı yavaş yavaş hayatımıza işliyor. Kendi ülkesini veya diğer ülkeleri gezmeye çalışan pek çok seyahat aşığı, alışılagelmiş seyahat anlayışının tükenmişliğe yol açtığını vurguluyor. Bu vurgu sonucunda da ‘yavaş seyahat’ olarak anılan bir anlayış ortaya çıkıyor. Bu yazımızda, sizler için yavaş seyahatin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını kaleme aldık.

Yavaş seyahat nedir?

Yavaş seyahate odaklanmadan önce gezilerin hızlı yapılması ve spesifik bir hedefe bağlanması gerektiği anlayışını arkanızda bırakmanızı istiyoruz. Yavaş seyahat, herhangi bir amaca bağlı olmaksızın gidilen yerlerdeki huzur atmosferinin bedene ve ruha taşınmasını savunuyor. Kısacası, bu anlayış ilk defa ziyaret edilen bir lokasyonda oradan oraya koşuşturmaya karşı çıkıyor.

Yavaş seyahat, gidilen yerin insanlarıyla, yemekleriyle, sanatıyla, kültürüyle ve doğasıyla tanışmaya odaklanan yenilikçi bir hareket olarak tanımlanıyor. Bu hareket, üzeri çizilecek maddeler içeren seyahat listelerine/planlarına baş kaldırıyor. Ayrıca, bu hareketi benimseyen insanların daha çok anda kaldığı ve bulunduğu lokasyona karşı farkındalık kazandığı da vurgulanıyor.

İnsanların gezmekte oldukları lokasyonla duygusal bir bağ kurmasına öncülük eden bu hareket, yavaş yemek olarak bilinen akımın ortaya atılmasıyla doğdu. Yavaş yemek, fast food yani hızlı yemek alışkanlığına karşı çıkan ve yerel tatların değerini vurgulayan bir akım. 1980’lerde İtalya’ya McDonald’s açılması sonucunda bu akım kendisini gösterdi; yerel halk, açılan fast food restoranının sağlıksızlığına ve çıkarttığı atıklara dikkat çekti. Halkın hızlı yemek anlayışına gösterdiği bu tepki sonucunda da yavaş yemek akımı dallanıp budaklandı. Yemek anlayışının huzurlu bir evreye geçiyor oluşu yapılan seyahatlere de etki etti. Bu etki sonucunda da yavaş seyahat dediğimiz hareket bir yıldız gibi parlamaya başladı.

Yavaş seyahat, gidilen yerin kültürüne bağlı olarak lokal bir yapı taşıyor. Bu lokal yapının içinde yerlilerin hazırladığı yemekleri deneyimlemek ve lokal butiklerden kıyafet alışverişi yapmak gibi durumlar barınıyor. Ayrıca, bu yapının sürdürülebilirliği de kapsadığını belirtmek istiyoruz. Bu hareket, doğa dostu bir tavırla gezgin olmanın önemini gözler önüne seriyor. Örneğin, yavaş seyahati benimseyenler çevreye fazlasıyla zarar veren uçak yerine tren kullanmayı tercih ediyorlar. Trene ek olarak, yürüyüş, bisiklet ve tekne gibi zararsız ulaşım yöntemleri de bu hareketin önemli parçaları. Bu ulaşım araçlarının kullanılmasıyla hem daha sürdürülebilir olunuyor hem de görülmesi gereken manzaralar kaçırılmıyor. Eğer otomobille ya da uçakla seyahate çıkarsanız radyoyu ayarlamaktan veya televizyondaki en iyi filmi aramaktan dolayı etrafınızdaki güzelliği kaçırabilirsiniz. Bahsettiğimiz yöntemler ise size manzarayı doya doya izleme şansını sunuyor.

Bedensel yavaşlığa yer veren yavaş seyahat, aslında zihnin yavaşlamasına ve rahatlamasına odaklanıyor. Zihnin durağan bir hale geçmesiyle gezilen lokasyonlar daha net anlaşılıyor ve farklı kültürlerle tanışmak daha etkili bir eylem oluyor. Temelde zihin yavaşlığına odaklanan bu seyahat anlayışı, geziler esnasında uygun ortamlarda meditasyon yapılması gerektiğini de ifade ediyor.

İlginizi çekebilir: Neden seyahat ettiğimiz yeni yerlere yerleşme arzusu duyarız?

Nasıl yavaş seyahat edebilirsiniz?

Eğer yavaş seyahatin bedeni ve ruhu dinlendirici etkisi ilginizi çektiyse bu hareketi nasıl benimseyebileceğinizden bahsetmek istiyoruz. Öncelikle, bu hareketin sadece bir eylem olmadığını ve aynı zamanda bir düşünce olduğunu fark etmelisiniz. Bu farkındalığa ulaştıktan sonra, yavaş bir şekilde seyahat etmeyi otomatik olarak algılayabilir hale geleceksiniz.

Şimdi, uzun süredir gitmek istediğiniz ülkeye bir gezgin olarak vardığınızı hayal edin. Bu ülkenin tadını çıkartabilmek adına ilk olarak oranın yerlileriyle tanışabilirsiniz. Bu insanlar, bahsi geçen ülkeyi sizden çok daha iyi tanıdıkları için yemekten alışverişe kadar her şeyle ilgili harika öneriler verebilirler. Seyahate çıkmadan önce internette yaptığınız araştırmayla hazırladığınız bir listeye uymak yerine yerlileri dinlemek size çok daha değerli bir deneyim yaşatabilir. Hazırladığınız listeyi biraz işin içine katmak istiyor olabilirsiniz. Bu istek gayet doğal fakat bu isteğe körü körüne bağlanmamalısınız. Örneğin, hazırladığınız listedeki birkaç yeri çeşitli sebeplerden ötürü ziyaret edemediyseniz bu duruma çok fazla takılmamalısınız. Anda kalarak hazırladığınız keskin plandaki aksamaların birer deneyim olduğunu fark etmelisiniz.

Yavaş seyahat, isminden dolayı bir gezgin veya turist hareketi gibi algılansa da bu anlayışın gündelik hayata entegre edilmesi de büyük bir önem taşıyor. Bir başka deyişle, yaşadığınız yerde de anda kalmaya çalışmalısınız. Örneğin, sabah kalktığınız zaman pencerenin başına geçerek gökyüzündeki kuşları izleyip kuş sesinin rahatlatıcı yanını ruhunuza yedirebilirsiniz. Gün doğumunu ve gün batımını yakalamaya özen gösterebilirsiniz ve şehrinizdeki yerel marketleri keşfedebilirsiniz. Bu hareketi yaşam stilinize yedirdiğiniz zaman daha doğa dostu, huzurlu ve anlayışlı bir insana dönüştüğünüzü fark edeceksiniz.

İlginizi çekebilir: İyi yaşamın her alanında yavaş olmak: Yavaş ebeveynlik, yavaş yemek, yavaş seyahat ve çok daha fazlası

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale