X

Yaşam amacını bulmak hayatını dönüştürür

Yaşam amacını bulmak Maslov’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en üstünde yer alır. Bu hiyerarşi sırasıyla şöyledir: Fiziksel ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sevgi, aidiyet ihtiyacı, saygı görme ihtiyacı… Bunlar tamamlandığında, nihai yaşam planını gerçekleştirmek olan en üst sıradaki ihtiyaç devreye girmektedir. Tüm bu ihtiyaçlar teker teker bize yaşam motivasyonu verir ve karnımız tok, sırtımız pek, seviliyor ve sayılıyor olduğumuzda “Ben gerçekten kimim?” sorusunu sorar ve kendimizi gerçekleştirme arzusu duyarız.

Ben de bu soruyu sizlere soruyorum çünkü belki hayat mücadelesinden henüz çıkamamış ve bu sorunun cevabını hiç öğrenmeden göçüp gitmek üzeresiniz… Ömrün süresinin ilahi planda belirli olduğu söylenir, nefes sayımızın belirli olduğu… Ve şimdi siz bu satırları okurken birkaç nefesiniz daha eksildi.

Bu noktada her an içeriye doğru düşünmek güzel olur, çünkü içeriden dışarı çıkmak isteyen tutkunuz, hazineniz, dünyaya bir hediyeniz durmakta.

“Tutkumu nasıl bulurum?” diye soruyorsanız size vereceğim tüyoları iyi dinleyin…

Birincisi şunu çok iyi anlamanız önemli; sizler ilkokuldaki tüm dersleri artık ezbere bilenler ve hayatının bir parçası olarak kullananlar olarak, şimdi sizi yeniden ilkokuldaki bir ders sınıfına gerçekten bir öğrenci olarak koysalar ne hissedersiniz? Yüksek ihtimalle sıkılırsınız ve ertesi gün tekrar okula gitme motivasyonu bulmakta çok zorlanırsınız. Sıkılma duygusu bizim Maslow’un ihtiyaçlar piramidinin bir basamağından diğerine geçmekte olduğumuzun bir işaretidir.

Nil Karaibrahimgil de “Sıkılmak iyidir, size YENİ FİKİRLER VERİR” der ve ben buna çok katılıyorum. Yaşamınızın mevcut halinden sıkılmaya başladıysanız bu can sıkıntısını görmezden gelmeyin, ona alışmayın, can sıkıntısını yaşamınızın normali haline aman ha getirmeyin! Bunu bir işaret olarak alın ve “İlerlemenin vakti geldi” deyin. Bir şeyden sıkıldığınızda veya o konuyla ilgili motivasyonunuz bittiğinde anlayın ki o konuyla ilgili merak bitmiş ve öğrenecekleriniz de tamamlanmıştır. Şimdi ilerleme vaktidir.

Bir diğer tüyo da EĞLENME duygusu. Eğlendiğiniz alan ait olduğunuz alandır. Tutkunuzu bulmak sizi yürekten heyecanlandıran şeyi bulmaktır. Bu herkeste farklıdır, kimisi için doğanın içinde olmak, doğa ile birlikte yaşamak onun tutkusu olurken, kimisi için finans sektörünün lideri olmak olabilir. Keşif devam eder bu alanda, merak ile varolursunuz…

Benim tutkum ise başka bir dünyanın mümkün olduğunu anlatmak ve buna bir örnek olmak. Orijinal kendimiz olmakta özgür olduğumuz, hayallerimizin birer birer gerçekleştiği, gerçek sevgi, güven, eğlence, neşe, tutku ve doğa ile uyumlu bir yaşamın olduğu bir dünya var. Hepinizle bu yeni dünyada buluşmak dileğiyle…

Ben Dilek Cantimur, Instagram’da @dilekcantimur_love ismiyle varım. Theta Healing Yaşamını Yeniden Yarat bireysel seanslarımda bu konu üzerine çalışıyoruz ve sonrasında danışanlarımın yaşamlarında hayallerine ve kendilerine ait olan deneyimlerle gelmeleri beni inanılmaz sevindiriyor. İster inanın ister inanmayın ama bu yaşamda her şey mümkün.

İlginizi çekebilir: Hayattan keyif almayı ve mutluluğu kabul etmek neden bu kadar zor?

Dilek Cantimur: Dilek Cantimur, 20 Kasım 1988, İstanbul doğumluyum. 2011 yılında Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Finans bölümünü burslu okuyup onur derecesiyle mezun olduktan sonra 5 yıl finans sektöründe çalıştım, fakat daha sonra “özümü gerçekleştirebilme yolumun” bu olmadığını fark ettiğimde bu illüzyona bir son verip Özüme Ait olan Hayatı inşa etmeye başladım. Hem aldığım tüm meditasyon ve enerji eğitimlerinden hem de yüksek lisans eğitimim süresinde edindiğim bilimsel gerçekler neticesinde öğrendim ki Her Problem ve Hastalık ilk önce İnsanın kendi Zihninde yaratılıyor. Şimdi terapilerimde bu zihinsel nedenlerin keşfedilmesi, bilinçaltı blokajlarının dönüştürülmesi konusunda en etkili yöntem olan Theta Healing terapisini uyguluyorum ve bir de günlük hayatlarında uygulayabilecekleri basit fakat çok etkili 7 derslik Meditasyon programları sunuyorum. Ve hayallerimden birinin tezahürü olarak kurduğum “CreatinggrounD” merkezinde farkındalığa hizmet eden birbirinden farklı ve değerli etkinlikler düzenliyorum. Bütünün hayrına… Aşkla.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale