X

Yardım istemek bazı insanlar için neden çok zordur?

Bazı insanlar için yardım istemek rahatsızlık verici ve kaçınılan bir durumdur. Birinden yardım istemektense her sorunla kendi başlarına savaşmaya hazırlardır. Gerekirse bütün kaynaklarını tüketirler ama yine de yardım istemezler. Bu tarz kişilere, yardım istemeden sorunlarının üstesinden gelenlere genellikle imrenilen bir gözle bakılır. Bu insanlar için çok güzel şeyler söylenir, hatta takdir edilirler. Nasıl da her şeyin üstesinden tek başına geldi!

Neyse ki son zamanlarda bu durum değişmeye başladı. Çünkü doğru olanın her şeyle tek başına savaşmak değil, yardım istemek olduğunu anladık. Aslında yardım istemeyerek güçlü olunmadığını, tersine nedensiz yere daha fazla yükün altına girildiğini ve bunun da kişiye daha fazla zarar verdiğini gördük. Çünkü sorunun kendisi aslında yardım istememek ya da isteyememek.

Ancak tüm bunlara rağmen yardım istemek bazıları için hala en zor şeylerden bir tanesi. Peki neden bu kadar zor geliyor yardım istemek?

1. Kendi ihtiyacının farkında olmamak

Her şeyden önce bu kişilerin yardıma ihtiyaçları olduklarını kabul etmeleri, kabul etmeleri için de bunu fark etmeleri gerekiyor. Bazı kişiler kendi ihtiyaçlarındansa başkalarının istek ve ihtiyaçlarına yönelik bir hayat sürüyorlar. O kadar başkalarına yönelik oluyorlar ki bir süre sonra kendilerini ve kendi ihtiyaçlarını görmüyorlar ya da bunları küçümseyerek önemsizleştiriyorlar. Çünkü öncelik her zaman başkalarının ihtiyaçları. Bazı durumlarda yardımı hak etmediklerine dair güçlü inanç da bu tutumu destekliyor. Hal böyle olunca nasıl yardım isteyeceklerini hiç öğrenemiyorlar. Çünkü hiç istememiş oluyorlar.

2. Yardım istemeye ve güçlü olmaya yüklenen yanlış anlamlar

Yardım istemekten kaçınma nedenlerinin biri de yardım istemeye yüklenen yanlış anlamlardır. Yardım istemenin tembellik, bir güçsüzlük göstergesi ya da tam tersi açgözlülük olarak görülmesi, kişinin “Her şeyi kendim yapmalıyım. Kimseye muhtaç olmamalıyım.” gibi çarpıtılmış düşüncelere sahip olması yardım istemenin önündeki en büyük engellerden. Bu inanç ve düşünceler kişilerin adım atmalarını engelliyor.

“Her şeyi kendim yapmalıyım.” düşüncesinin altında güçlü olma isteği yatıyor. Burada da karşımıza güçlü olmaya yüklenen yanlış anlamlar çıkıyor. Güce bu kadar odaklı olmak ve güce insani olan bütün duygu ve ihtiyaçlardan arındırılmış bir anlam yüklemek de başlı başına bir sorun. Bu noktada güçle olan ilişkiyi sorgulamak gerekiyor.

3. Yakınlık ve beraberinde gelen kontrolü kaybetme korkusu

Birinden yardım istendiğinde o kişiye eksik ya da zayıf olunan bir yön gösterilmiş oluyor. Bu da o iki kişi arasında bir yakınlık oluşmasını sağlar. Bazen de işte kurulan bu yakınlık, kişilerin yardım istemekten kaçmasına neden oluyor. Çünkü istemsizce kurulan bu yakınlık bazı kişilerde kontrolü kaybetme korkusunun ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu noktada kişilerin bağlanma stilleri öne çıkıyor.

Diğerleri kadar önemli olan diğer bir neden de reddedilmekten, karşılığını alamamaktan korkmak oluyor. Aslında yardım istemekten korkmak.

Kişilerin yardım istemekle kurdukları ilişkinin temelinde çocuklukta sorunlarla başa çıkma yöntemleri ve ebeveynlerin çocukla kurdukları bağın önemli bir etkisi vardır. Bununla birlikte yetişkinlik döneminde kurulan ilişkiler ve yaşanan olumsuz deneyimlerin de etkisi oldukça büyüktür.

Neden ya da tutum ne olursa olsun her şeye, herkese yetişmeye çalışmanın, bütün dünyayla kendi başınıza savaşmaya çalışmanın aslında kendinizi ihmal etmek olduğunu ve bunun kendinize yapabileceğiniz en büyük haksızlık olduğunu unutmayın.

İlginizi çekebilir: Duygusal yorgunluk nedir: Duygusal yorgunlukla başa çıkmak için 5 öneri

Uzman Klinik Psikolog Beliz Ereren: İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Hayatın önemli dönüm noktalarından biri olduğuna inandığım ergenlik dönemi problemlerine yoğunlaşarak bu dönemdeki gençler ve aileleriyle çalışmaya başladım. Aynı zamanda yetişkin ve çiftlerle çalışarak sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirme ve hayat ve ilişki kalitelerini arttırmaya yönelik psikolojik destek veriyorum. Herkesin farklı olduğuna ve çalışılan konulara kişilere özgü yaklaşılması gerektiğine inandığım için farklı terapi yöntemlerini kullanıyorum. EMDR Terapisi, Stratejik Çift ve Aile Terapisi, Psikodinamik Terapi kullandığım psikoterapi yaklaşımlarını kullanıyorum. Okuma ve yazmanın insan üzerindeki iyileştirici etkisine olan inancım beni her zaman araştırma, okuma ve yazmaya yöneltmiştir. Bazen uzun bir yazının bazen de yazının içindeki tek bir cümlenin hayatları çok farklı yönlere çekebilme gücüne inanırım.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale