X

Yardım etmek mi, katkı sağlamak mı: Mesafesiz ve eşit bir ilişkilenme mümkün

Gündemlerin saniyeler içinde değiştiği, bir duygudan diğerine nasıl geçtiğimizi anlamadığımız günler yaşıyoruz. Sanki özellikle hızlı sarılmış bir film gibi, içinden geçtiklerimiz farkında olsak da olmasak da pek çok derin iz yaratıyor.

Birbirimize görünmez ağlarla bağlı oluşumuzun yadsınamaz gerçekliği ile birimizin mutsuzluğu ve acısı bir anda hepimizin olabiliyor. Ne dersiniz? Yardım etmeye, yardım almaya ihtiyacımız olabilir mi?

Son yılların popüler sorusu “Nasıl yardımcı olabilirim?” Bizlere yardım etmeye, içinde bulunduğumuz çıkmazdan çıkmamıza yeterli olabilir mi?

Yardımcı olmak; karşılıklı eşitliğin olmadığı söz konusu durum karşısında güçlü olanın güçsüze destek sunduğu bir ilişki şekli. Bu ilişki modelinde çoğunlukla kefenin iki tarafı da karşı tarafla eşit ağırlıkta olmadığının farkında olur.

Yola çıkaran niyetin özü güzel olsa bile yardım ettiğimizde farkında olmadan insanlardan onlara verebileceğimizden fazlasını alma riskimiz vardır. Kendilerine olan özsaygılarını, değer duygularını, bütünlük ve aidiyet hislerini azaltabiliriz.

Aynı hassas durum aslında yardım eden için de geçerli. Yardım eden de bu süreçte kendi gücünün farkında oluyor ancak güzel niyeti ile sundukları gücünün derinliklerinden değil kendisinden kopan parçalarla mümkün olabiliyor. Üstelik bu kopan parçalar içinde sınırlarımızı, yaralarımızı, karanlık yanlarımızı bile sunabiliyoruz.

Peki ihtiyacımız için doğru soru ne olmalı?

Katkı olmaya ne dersiniz?

Nasıl yardımcı olabilirim?” sorusu yerine içimizdeki bütünlüğü başkalarının ve yaşamın bütünlüğüne katkı olarak sunmaya, “Nasıl katkı olabilirim?” diye sormaya ne dersiniz?

Belki o zaman saniyeler içinde değişen koşullarla yardıma ihtiyacı olanla yardım edenin rollerinin aniden değişebilecek olduğu yaşamlarımızda bu soru ile senin içindeki bütünlük benim içimdeki bütünlük ile aynı deme, bunu hissetme ve hissettirme şansımız olabilir.

Katkı sağlamak eşit olanlar arasındaki bir ilişki türüdür. Her birimizin içinde mevcut bulunan, o unuttuğumuz, o kıymetli, o kadim bütünlük bizim dışımızdakilerin ve yaşamın bütünlüğüne katkı sunar.

Yardım, borç-alacak ilişkisi yaratırken katkı bir şifa halidir, üstelik iki taraf için de. Yardım edenin yardım sırasında istese de istemese de alacağı tatmin hissine karşılık katkı şükran duygusunu yaratacaktır ki bu ikisi birbirinden çok farklıdır.

Katkı sağladığımızda bütünlüğe inancımız vardır ve asıl ilişki kurup işbirliği içinde bulunduğumuz alan tam da budur. Bu haliyle düzeltmekten de ayrılır. Birini düzeltmek onu bozuk, kırık, eksik bulmak demektir. Düzeltmeye yeltenmek o kişinin bütünlüğüne, yaşamla olan bağına kör olmak demektir.

Düzeltmek, tamir etmek bir mesafe doğurur ki tüm mesafeler peşlerinden yargılamaları getirir. Mesafeler bağları koparıp, farklılık deneyiminin yaratıcısı olurlar.

Oysa sadece içtenlikle bağlı olduklarımıza, dokunmak istediklerimize katkı sağlayabiliriz. Yardım etmek güce sahip olmanın, tamir etmek ustalık ve uzmanlığın sonuçlarıdır ve bir o kadar da kişisel, özel ve somutturlar. Yaşamlarımız boyunca pek çok farklı şeyi tamir eder ve pek çok konuda yardımcı oluruz.

Ne zaman ki katkı sağlamayı seçeriz işte o andan itibaren her zaman, her şeye katkı olur, bütünün parçası oluruz.

Katkı olmak bu yolu seçmiş herkesin yaşadığı gibi teslimiyet, kadim bir gizem, bağlılık ve huşu deneyimidir.

İçinde belirsiz süreyle ziyaretçi olduğumuz yaşamlarımızda daha güzel ortak deneyimler için yaşamın gizeminin ve bütünlüğünün katkı sağlayıcı hizmetkarı olmaya ne dersin?

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Senin mucizen içinde: Yapman gereken tek şey doğru yere bakmak

Birce Sinem Tezer: Merhaba, ben Birce. Yoga ile lise yıllarımda tanıştım. 200 saatlik temel eğitimimi 2014 yılında aldım. İçlerinde Godfrey Devereux gibi pek çok kıymetli eğitmenlerin olduğu farklı yoga stillerine ve meditasyon pratiğine dair 500 saate ulaşan derinleşme yolculuğum halen devam ediyor. Yoga & meditasyon derslerim ve bireysel pratiklerimde yoga pozlarında verilen tepkilerin günlük yaşamdakinin aynısı olduğu, aynı yollar his ve düşüncelerden geçildiği felsefesini benimsiyorum. Mat pratiğinin günlük yaşama yansımalarını araştırmak öncelikli davetim. bircesin@gmail.com mail adresi ve @birceileyoga instagram hesabı ile sorunuz veya paylaşımınız varsa bana ulaşabilirsiniz..

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale