X

Yaratıcılıkla ilgili bilinmeyenler; sağ beyin ve sol beyin efsanesi

Birçoğumuz, yaratıcılığa ilişkin beynin sağ ve sol taraflarıyla ilgili efsaneyi duymuşuzdur. Buna göre; sol beyin analitik düşünme yetisine sahipken sağ beyinse tüm sanatsal ve yaratıcı faaliyetlerin geliştiği bölümdür. Ancak aslında yaratıcılık dediğimiz şeyin çok daha karmaşık olduğunu biliyor muydunuz? Evet, bu karmaşık süreç, bu efsanede sınıflandırılan kadar basit işlemlerden ziyade beynin hem sağ, hem de sol bölümlerini içeren farklı ağ işlevlerini gerektirir. Üstelik yaratıcılık gerektiren konunun hangi alanda olduğu fark etmeksizin… Yani ister bilimsel, ister sanatsal konularda olsun, yaratıcılık süreci beyinde farklı sinirsel ağların çalışmasıyla gerçekleşir. Bu ağlar arasında en temel 3 ağ ise şunlardır:

Dikkati yönetme ağı

Beynin yaratıcılık sürecinde ilk çalıştırdığı ağ, dikkati yönetme ağıdır. Bu ağ, işleyen hafızanızda aynı anda birçok bilgiyi tutmanızı, üzerinde çalıştığınız stratejileri aynı anda devam ettirmenizi ve yaptığınız bir şeyi unutup tekrar yapmamanızı sağlar. Dikkati yönetme ağının bir diğer önemli işlevi ise aklımıza ilk gelen fikirlere ket vurmasıdır. Çünkü hepimizin bildiği üzere aklımıza ilk gelen fikirler genellikle en yaratıcı olanlar değildir. Bu yüzden, dikkati yönetme ağı,  ilk gelen fikir yerine bizi ikincisi ve üçüncüsü yani daha iyilerini düşünmeye zorlayarak yaratıcılık sürecine önemli bir katkıda bulunur.

İlginizi çekebilir: İlham perisini beklemeyin: “Yaratıcılık bir alışkanlıktır”İlham perisini beklemeyin: “

Hayal gücü ağı

Hayal gücü ağının en önemli işlevi, iç dünyamıza yönelmemizi sağlamasıdır. Bu ağ sayesinde hayal kurabilir, geleceğimizle ilgili yapacaklarımızı düşünebiliriz. Kendimize hedefler belirleyip bunlara odaklanmamızı da hayal gücü ağı sağlar. Aynı zamanda empati yapabilmemizi sağlayan hayal gücü ağının tüm bu işlevleri düşünüldüğünde yaratıcılık konusunda ne kadar temel bir göreve sahip olduğu anlaşılabilir.

Dikkat çekme ağı

Yaratıcılık sürecindeki işlevsel ağlardan biri de dikkat çekme ağıdır. Bilişsel bilim üzerine çalışmalarıyla tanınan Psikolog Scott Barry’ye göre önemi bilim tarafından da yeterince anlaşılamayan bu ağ, etrafımızda dikkatimizi en fazla çeken, bize en ilginç gelen şeyleri bulmamızı sağlar. Hayal gücümüzü faaliyete geçirmeden önce dahi, bu ağ, etrafımızdaki şeyleri ilginç olan ve olmayan şeklinde etiketler ve bunun bizim hayal gücümüzü besleyip beslemeyeceğini ve dikkatimizi vermeye değer olup olmadığına karar verir.

Tüm bu sinirsel ağlar ve onların birbiriyle uyum içindeki işlevselliği sayesinde beyin, yaratıcı düşünce için ihtiyacı olan verileri toplar, işler ve bunu yaratıcı sürecin çıktılarına dönüştürür. Bu işlemler ise, sanılanın aksine beynin yalnızca sağ tarafının değil tamamının aktif rol aldığı bir süreç içinde gerçekleşir.

Psikolog Scott Barry’den yaratıcılık, beyin, hayal gücü ve zeka ile ilgili daha fazla şey öğrenmek için aşağıdaki videoya tıklayabilirsiniz:

 

İlginizi çekebilir: Yaratıcılık ve açık fikirlilik görme kabiliyetimizi etkiliyor

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale