X

Yaratıcılığınızı besleyecek 10 öneri

Yaratıcılık, bir anda insanın karşısına çıkabilir. Bazen hiç aklınızda yokken sizi buluverir, bazen de haftalarca beklersiniz, sıkışıp kalırsınız ancak bir türlü beklediğiniz ilham perisi gelmez.

Ancak üzülmenize gerek yok, zor zamanlarda da yaratıcılığınızı tetikleyebilecek bazı yöntemler geliştirebilirsiniz. Uplifers olarak yaratıcılığınızı harekete geçirecek ipuçlarını derledik:

1. Egzersiz

Ne yapıyorsanız şimdilik bırakın ve dışarı çıkın. Koşu yapın, yürüyüş yapın veya imkanınız varsa yüzün. Bu, zihninizi temizlemek için muhteşem bir yöntem. Trafikten uzaklaşıp havuza, plaja veya ormana, parklara gidebilirsiniz. Çalışma alanınız ne kadar yaratıcı bir ortam olursa olsun bazen ihtiyacınız olan tek şey sadece doğayla buluşmak olabilir.

Farklı tarzların birleşiminden, ortaya mükemmel bir sinerji çıkabilir.

2. Bir kahve için

Son günlerde herkesin tavsiye ettiği veya evinizin yakınındaki kafeyi bir türlü keşfedemediyseniz tam zamanı. Ancak gittiğinizde kahvenizi bir dikişte bitirmeye kalkmayın. Yavaş yavaş, tadına vararak için. Etrafı inceleyin hatta belki yanınızdaki masada oturanlarla sohbet edebilirsiniz. Tüm gün çalışmanız gerekse bile en az 15-20 dakikayı bu şekilde kendinize ayırın.

3. Yeni şeyler deneyin

Her zaman rock müzik dinliyorsanız, bu sefer biraz tarzınızı değiştirin. Etrafınızda keşfetmediğiniz bir sürü şey olabilir. Yeniliklere açık olun. Eğer müzikle ilgileniyorsanız, bu yaratıcılığınızı hiç tahmin etmediğiniz derecede besleyebilir. Farklı tarzların birleşiminden, ortaya mükemmel bir sinerji çıkabilir.

4. Bir mentor bulun

Eğer yeni bir sanatsal alanda ilerlemeye çalışıyorsanız, yapacağınız en iyi şey bir mentor
bulmak. Böylelikle hem karşınızdaki kişinin tecrübelerinden yararlanabilir hem de bir yol
arkadaşıyla çalışmanın getirdiği iç rahatlığından faydalanabilirsiniz.

5. Yenilikler ekleyin

Eğer müzikle uğraşıyorsanız, yeni bir synth deneyin. Grafik tasarımcısıysanız, tasarım programlarının yeniliklerini keşfedin. Yazarsanız ve sürekli masa başında çalışıyorsanız, yeni taşınabilir bilgisayarlara göz atın. Bazen insan aynı şeylerle çok uzun süre çalıştığında, dışarıdaki yenilikleri unutabiliyor. Yeni fikirler için etrafınızdaki araçları da yenileyin.

6. Yaptığınız işleri yeni insanlarla paylaşın

Yeni insanların işlerinizi deneyimlemesine fırsat verin. Bunun için devasa marketing kampanyaları düzenlemenize gerek yok, yeni tanıştığınız bir arkadaşınızla veya arkadaşlarınızın tanıdıklarıyla da paylaşabilirsiniz. Yeni tanıdığınız veya hiç tanımadığınız insanlardan aldığınız geri bildirimler, sizin için yeni ilham perileri anlamına gelebilir.

7. Kendi alanınızın dışındaki sanat dallarıyla ilgilenin

Eğer müzikle uğraşıyorsanız kitap okuyun, yazarsanız sergileri gezin, sosyolojik araştırmalara göz atın. Alanınızın dışına çıkın.

Yeni fikirler için etrafınızdaki araçları da yenileyin.

8. Rutininizi bozun

En kolayı bu. Hafta sonu çalışmayın ancak her seferinde boş zamanlarda yaptığınız şeyleri de yapmayın. Bu sefer daha farklı bir şeyler deneyin. Lazer gösterisine gidin veya yakınınızdaki botanik bahçesini ziyaret edin. Hatta bazen sadece araba kullanmak bile ilham verici olabilir.

9. Etkinliklere katılın

Konser, tiyatro, opera gibi canlı yapılan bir sanatsal etkinliğe katılmak hem sizi hem de karşınızdaki kişileri zenginleştirir. Ayrıca sanatçıların birbirini desteklemesi, sanatın geleceği açısından en verimli şeylerden biri.

10. Yeni bir sanat dalıyla daha ilgilenin

İnsanın kendi işine odaklanmasının önemi tartışılmaz ancak yeni bir sanat dalıyla ilgilenmek sizi şaşırtabilir. Yaratıcı ruhunuz, kendini ifade edecek başka yollar da bulabilir.

Kaynak:
The Future Buzz

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Yaratıcı olmak için uygulamanız gereken 6 stratejik adım

Yaratıcı fikirlere karşı beslenen gizli korkular

Yaratıcı kişilerin 8 çelişkili kişilik özelliği

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale