X

Yaratıcılığınızı artırmak için hemen şimdi bırakmanız gereken 8 alışkanlık

Yaratıcı bir hayat yaşamak için yaratıcılığınıza zarar veren kötü alışkanlıklarınızı bırakmalısınız.

Bazı insanların doğuştan yaratıcı yetilere sahip olduğunu ve onlardan biri olmadığınızı düşünüyorsanız, bu düşüncenizi tekrar gözden geçirin. Birilerinin diğerlerinden daha yaratıcı olmalarının sebebi, yaratıcılıklarını beslemeleridir. Aslında uzmanlar, yaratıcılığın temelde ağırlıklı olarak öğrenilen bir yetenek olduğunu ifade ediyorlar. Ve tıpkı diğer yetenekler gibi bunu öğrenmek de emek ve sıkı bir çalışma gerektiriyor.

Sadece yaratıcı olmayı istemek yetmiyor. Her gün kendinizi özgün düşünceler ve etkileyici fikirler bulmak için zorlamanız gerekiyor. Ne var ki, bazen bazı alışkanlıklarınız bu konuda size engel olabiliyor.  Aşağıda yaratıcılığınızı engelleyen 8 kötü alışkanlığa yer verdik. Aralarında sizin de sahip olduğunuz ve dolayısıyla bırakmanız gerekenler olabilir:

Yaratıcı olmak isteyenler, her gün kendini özgün ve etkileyici fikirler bulmak için zorlamalı.

1- Erken yargılama

Yaratıcı olmak için kendinize fikir üretme ve yenilik yapma izni vermelisiniz, ve bunu yaparken kendinizi yargılamamalısınız. Eğer fikirlerinizi henüz süreç devam ederken çok erken yargılarsanız, işin sonunda daha az yaratmış olursunuz. İlk önce fikirlerinizin kesintisiz biçimde zihninizde akıp dolaşmasına izin verin. İçlerinden en iyisini seçip en güzelini ortaya çıkarma zamanı daha sonra gelecektir. Bu iki süreci birbirinden mutlaka ayırmalısınız.

2- Cesaret eksikliği

Eğer şansınızı denemekten, yeni yollara başvurmaktan ve yapmak istediğiniz şeyde ilerlemekten korkuyorsanız, girmeniz gereken en temel yolları bile çok çetrefilli bulursunuz. Yaratıcılık, şansını denemeyi ve cesur olmayı gerektirir. Korku ise yaratıcılığın en büyük düşmanıdır.

3- Hata yapmaktan kaçmak

Hatalardan korkmanız durumunda cesur ve yaratıcı olamazsınız. Hata yapmaktan kaçmayı hedef olarak belirlerseniz, oyunu sessiz ve tutucu bir şekilde oynamaya başlarsınız. Ürettiğiniz iyi fikirlerin, süreç boyunca yaptığınız hatalara değer olduğunu unutmayın.

İlginizi çekebilir: Sarkazm başarı ve yaratıcılığın kapılarını aralıyor

4- Kendini başkalarıyla kıyaslamak

Kendinizi başkalarıyla kıyasladığınız zaman kendi yenilikçi ruhunuz ve hayal gücünüzden mahrum kalırsınız. Kendi standartlarınızı kendiniz belirleyin ve başka hiç kimseyle kıyaslamayın. Kendinize yaratmak için izin verin, farklı olun. Bu dünyaya yapacağınız tek eşsiz katkı, sizin yaratıcılığınızdan doğacaktır.

5- Belirsizlikten rahatsız olmak

Birçok insan belirsizlikten korkar, bir şeylerin hep anlam ifade etmesini ister. Oysa yaratıcılık kesinliği koyverecek cesaret gerektirir. Yaratıcılığınız ancak bu şekilde büyüyüp gelişecektir.  Çünkü yaratıcılık bir alışkanlıktır ve ancak hayal gücünüzü kullandığınız takdirde en iyi şekilde kendini ortaya koyacaktır. Tam anlamıyla yaratıcı olmak için belirsizliklerden ve hatalardan korkmamanız gerekir.

6- Eleştirileri kişisel almak

Geri bildirim her zaman, eleştiri ise kişisel almadığımız müddetçe iyidir. Hepimiz, bize geri bildirim verecek birine ihtiyaç duyarız ve tam olarak bu şekilde gelişme kaydederiz. Dolayısıyla eleştiriden korkmak, büyümekten korkmaktır.

7- Özgüven eksikliği

Belli bir seviyedeki belirsizlik her zaman yaratıcı eylemlerle birlikte gelir, kendinden şüphe etmek ise bir noktaya kadar sağlıklıdır. Ancak bu, özgüven eksikliği boyutundaysa ve size artık bir yük oluyorsa, yeteneklerinize mal olabilir. Yaratmak için en iyi yol, öncelikle kendi özgüveninizle iletişime geçmektir.

8- Fazla düşünmek

Yaratıcı özellikleri olan herkes, çok fazla düşünmenin yaratıcılığa düşman olduğunu bilir. Fazla bilgi yoğunluğu, bazen karar vermeyi zorlaştırabilir.

Eğer yaratmak istiyorsanız unutmayın ki; yeteneğinizi ne kadar beslerseniz, o kadar iyi olursunuz. Dolayısıyla yaratıcılığınıza zarar veren alışkanlıklarınızı bırakmalısınız.

İlginizi çekebilir: Yaratıcılıkla ilgili ilham veren 5 film

Kaynak:

inc.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale