X

Yalnızlık korkusu romantik ilişkileri nasıl etkiler?

İnsanlar yalnız kalmaktan bazen öylesine korkarlar ve bu duygu ile yüzleşmekten öylesine kaçınırlar ki kendilerini yutan bu anksiyeteye karşı durabilmek, var olduklarını doğrulamak için başkalarının varlığına sürekli ihtiyaç duyarlar. Bu durumu inkar etmelerini sağlayacak bazı ilişki biçimleri geliştirirler. Ancak kurulan bu ilişki sağlıklı bir şekilde öteki ile etkileşime girerek tüm varlığımızla kurduğumuz otantik bir ilişki değil, sadece bir ilişkinin taklidi olur adeta.

Eğer siz de ilişkilerinizi düşündüğünüzde şu özellikleri görüyorsanız, üzerine düşünmeniz gerekebilir.

Kendinizi yaşadığınız ilişkiler yolu ile yukarı çekme eğilimdeyseniz…

Yani öyle bir şey arıyorsunuz ki hem belirli bir amaca ulaşmanızı sağlayacak, hem de sizi taşıyıp geliştirecek. İlişkinizin hizmet ettiği bir işlevi olmuş olacak. Böyle bir ilişki içinde karşı taraf artık sizin için bir nesneye dönüşür ve gerçek bir ilişkiden çok uzaktır.

Birden fazla partnerle uzun zamandan beri sadece sekse dayalı ilişki içindeyseniz…

Bu ilişki tarzı geçici bir rahatlama verir. Çünkü bu bir ilişkide olma değildir. Karşı tarafın sadece bir yönü ile ilişki kurulur, yalnızca kendi gereksinimime hizmet eden parça ile ilişki kurmaktır bu. Kişinin ruhunu zayıflatır ve hayat bir süre sonra daha da anlamsız hale gelmeye başlar.

İlişkide kendinizi rahat hissetmiyor ya da bazı yönlerinizi saklama eğilimindeyseniz ya da partnerinizin kendini sakladığını düşünüyorsanız…

İki birey ilişki kurmaya çalıştığında odada her zaman iki kişinin benliğinden çok daha fazlası vardır. Bunlardan biri göstermeye çalıştığınız yanınız, parterinizin sizi gördüğü hali, yani ondaki imgeniz ve kendinizi gördüğünüz haliniz… Kendini ilişkide saklamanın en önemli nedeni tüm parçalarınızla var olduğunuzda karşıdaki kişinin “gerçek beni” sevmeyeceğine dair duyduğunuz kaygının yüksek olması ve sonunda terk edileceğinizi düşünmenizdir.

Sevgiye dair yanlış bakış açınız onu tükenebilecek bir kaynak gibi algılamanıza neden oluyorsa…

Partnerinize ne kadar çok sevgi gösterirseniz kendinize, diğerlerine o kadar az sevgi kalacakmış, yoksullaşacakmış, aynı zamanda yıpranacakmışsınız gibi hissetmenize zemin hazırlayabilir.

Sadece kısa süreli ilişkiler kurarak, uzun süreli ilişkilerden kaçınıyorsanız…

Bu durumun birçok nedeni olabilir; derin bağlar kurup bir ilişkiye enerjinizi aktarmak ve sonrasında bitme olasılığının olması sizde kaygı yaratıyor olabilir. Bunun yerine ilişkide daha az yatırım yaptığınız, bitmesi durumunda belki canınızı acıtmayacak bir pozisyonda kalmak istiyor olabilirsiniz. Ancak hiçbir ilişkinin devam garantisi yoktur. Olsaydı da emin olun ki çok sıkıcı bir hal alırdı. Kaybetme korkusu ilişkileri her daim canlı tutan bir dinamiktir.

Eric Fromm, “Yalnız olma yeteneği, sevme yeteneğinin bir şartıdır” der. Yalnızlığımızı kabul edip onunla kalabildiğimizde, acımızla tek başına kalmayı da öğreniriz. Kendimizi -tüm bu hislerden kaçmak adına- derinliksiz ilişkiler yaşamaktan kurtarmış olup ötekine ihtiyaç içinde, panikle sarılmaktan ziyade gerçek bir ilişkiye sevgi ile bağlı bir şekilde bulabiliriz.

“İnsan olmaya devam etmek, yalnızlığımızda dinlenmenin yeni yollarını keşfetmek anlamına gelir” der Hobson. Durmak, tüm duygulara alan açmak, kabul etmek ve yola devam edebilmek… Elbette bu olgunluğa erişmek kolay değil ,ancak terapi ile daha mümkün hale gelebilir. Yalnızlığının içinde çırpınmak değil, yalnızlığında dinlenebilmek… İşte bunu aramaya devam etmeliyiz.

İlginizi çekebilir: Romantik ilişki dinamikleri: Mutsuzluğa rağmen neden ayrılamayız?

Aslı Songün: Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2003 yılı mezunuyum. Aynı üniversitede yaptığım Psikoloji yüksek lisansını “Çocukların Sahip Oldukları Denetim Odağının, Algıladıkları Ebeveyn Çatışması İle İlişkisi” konulu tezimi tamamlayarak uzmanlık derecemi almış bulunmaktayım. 2005 yılı itibari ile çeşitli sağlık ve eğitim kuruluşlarında görev aldım. Sağlık alanındaki stajımı Balıklı Rum Hastanesi Anatolya Kliniklerinde gerçekleştirdim. Projektif Testler Derneğinden Rorschah, T.A.T testleri eğitimini aldım. Çocuk gelişim testleri eğitimini tamamladım. 2019 yılında Mindfulness Institute’de Mindfulness tabanlı stres azaltma eğitimi (MBSR) programına katıldım. Konuyla ilgili çalışmalarım devam etmektedir. İstanbul Psikanaliz Derneği’ne bağlı olarak Psikanaliz eğitimim sürmektedir. 2013 yılından beri Nişantaşı’ında eğitim veren United Kids Academy'nin kurucu ortağı olarak çocuklarla birlikte çalışmaya devam etmekteyim. Ayrıca özel bir klinikte danışan görmekteyim.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale