X

Yalnız kalmak istemiyoruz ama insanlarla da baş edemiyoruz: Sosyal tükenmişlik çağında birey olmak

İçinde yaşadığımız modern dünyada, neredeyse hepimiz paradoksal bir sosyalleşme baskısıyla karşı karşıyayız. İş ve okul hayatı gündüzleri; alışveriş günleri, cinsiyet partileri, doğum günleri, iş çıkış yemekleri ve arkadaş buluşmaları ise akşamları kapsıyor. Hafta içi kendimizi genel sorumluluklara adarken hafta sonları bir arkadaş davetinden diğerine koşuştururken buluyoruz. Haliyle kimileri için sosyalleşme, başlı başına bir ek işe dönüşüyor. Arkadaş ve aile buluşmalarının keyif veren etkinliklerden ziyade tamamlanması gereken görevlere dönüşmesi, gün sonunda kendimizi enerjisi çekilmiş hissetmemize neden oluyor. 

İnsan ilişkilerinin, sağlık ve mutluluk için kaçınılmaz olduğu tartışılmaz. Ancak bazen sadece oturup dinlenmek ve enerjimizi kendimize saklamak istiyoruz. İşte tüm bu duygular, sosyal tükenmişlik çağının üzerimizde yarattığı yaygın semptomlar.

Sosyal tükenmişlik nedir?

Sosyal tükenmişlik, en basit şekilde, sosyalleşme ardından hissedilen yorgunluk olarak tanımlanabilir. Özellikle kalabalık bir ortamda uzun süre vakit geçirdikten sonra eve geldiğinizde hissettiğiniz yorgunluğu düşünün… Fiziksel olarak çok bir aktivite yapmamanıza rağmen kolunuzu kaldıracak halinizin olmadığı durumlara birkaç örneğiniz mutlaka vardır. İşte bunun modern dünyadaki adı, sosyal tükenmişlik!

Sosyalleşmenin yarattığı yorgunluk, hem dışa dönük hem içe dönük insanlarda gözlenebiliyor. Çünkü yeterli dinlenme alanı olmadan kurulan her sosyal bağlantı, enerjiden bir miktar götürerek sizi yıpratabiliyor. Haliyle iş ve sosyal bağlantılar arasında bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüdeyseniz, bir yerden sonra kendinizi fiziksel, zihinsel ve duygusal açıdan aşırı yorgun hissetmeniz çok normal. 

Sosyal tükenmişliğin belirtileri

Sosyal tükenmişlik, genellikle sosyal dinlenmede eksiklik olduğunu gösterir. Kişisel takvimin iş görevleri, arkadaş davetleri ve sosyal sorumluluklarla dolup taşması bu tükenmişliğin en yaygın nedenlerinden. Çoğu zaman sosyal ortamlara katılmada yaşanan isteksizliğin genel yorgunluk veya kötü mod olduğu düşünülse de sorunun ardındaki esas sebep, sadece biraz yalnız kalıp deşarj olma gereksinimi olabilir. Siz de yaşadığınız tükenmişlik hissinin neden olduğunu adlandıramıyorsanız, sosyal tükenmişlik belirtileri için aşağıdaki işaretlere bakabilirsiniz:

  • Sosyalleşmenin ardından ortada hiçbir neden olmamasına rağmen yorgun ve bitkin hissetme
  • Sosyal aktiviteden keyif almaya rağmen tek başına kalınca kendi içine çekilmek isteme
  • Sosyal ortamlara kendini tam olarak verememe
  • Ortamdaki küçük olaylar ve ufak şeyler karşısında aşırı sinirlenme ve tahamülsüzlük gösterme
  • Sosyal etkinlikler öncesinde veya sırasında kendini gergin, stresli, telaşlı hissetme

Eğer bunlardan bir veya birkaçı size tanıdık geliyorsa üzerinizde fazla sosyal yorgunluk olabilir.

Sosyal tükenmişlikle başa çıkmak

Sosyal tükenmişlik, günümüz dünyasının kaçınılmaz bir sonucu gibi görünse de aslında bu sorunla baş etmek oldukça kolay. Çünkü yaşanan yorgunluğun temelinde yeterince yalnız kalamama ve dinlenememe yatıyor. Hayatınızda kendinizi ön plana alan ufak değişiklikler yaparak yaşadığınız sosyal stresin ve yorgunluğun üstesinden gelmeniz mümkün.

1. Sosyal hayata hiyerarşi getirme

Sosyal hayat da önceliklendirme ister. Kimi sosyal bağlantılarımızı, hayatımızda kalmasını istediğimiz güçlü birliktelikler oluştururken kimilerini bir görev bilinciyle tamamlarız. Ancak ikinci grubun sayıca daha çok olması ve beklenenden fazla vakit alması, bir yerden sonra aşırı yorucu gelebilir. Sosyal bağlantılarınızı gözden geçirerek ve hangisinin size gerçekten iyi geldiğini gözeterek, bu ilişkilere ayıracağınız süreyi daha mantıklı belirleyebilirsiniz. Hatta bu sırada her şeye “evet” deme problemini bile yenebilirsiniz.

2. Her şeyi takvime ekleme

Çoğumuz söz konusu iş hayatındaki görevler ve genel sorumluluklar olduğunda yapılacaklar listelerine sıkı sıkıya bağlı kalırız. Ama sıra sosyalleşmeye geldiğindebiraz daha esnek davranır ve sadık kalınacak bir plan yapmayız. Belirli bir saatte belirli bir yerde buluşma sözü versek de o aktiviteye ayrılacak süreyi tam kestiremeyiz. Kimi zaman sosyalleşmenin getirdiği aşırı yük de burada başlar. Planlamada yapılan hatadan ve herkesi mutlu etme gereksiniminden dolayı birden fazla sosyal aktivite üst üste binerek yorucu bir göreve dönüşebilir. Bazen de kısa sürmesini beklediğimiz etkinlikler fazla uzayarak enerjimizden ve kendimize ayırmamız gereken vakitten çalabilir. Bu nedenle sosyal planlara da temel sorumluluk gözüyle bakmak ve her şeyi genel bir aylık takvime oturtmak çok mantıklı. Bu sayede takviminizde iş, sosyalleşme ve dinlenme arasında ideal bir denge yaratabilirsiniz.

3. Gerçekçi davranma

Sosyalleşirken her şeyi yapmanıza, her etkinliğe katılmanıza ve her an her yerde bulunmanıza gerek yok. Bu nedenle kişisel takvimi oluştururken gerçekçi davranmak, işe en başından sınırlar koyarak başlamak çok önemli. Başkalarına harcayacağınız enerjiyi kendi içinize dönerek kullanmayı seçmek gayet güçlü ve saygı duyulan bir davranıştır. Yakın çevrenize ve arkadaşlarınıza kimi sosyal aktivitelere bu gereksinim sebebiyle katılmayacağınızı söyleyerek, onların gözündeki değerinizi artırabilirsiniz. Üstelik bu sayede kendinizi tanıma, hayattaki yerinizi ve isteklerinizi yakından anlama, sosyal hayatta daha güçlü bağlantılar kurma şansı da elde edersiniz. 

4. Suçluluk duymadan hiçbir şey yapmamayı seçme

Günümüz dünyasındaki hız ve verim baskısı, sürekli aktif ve üretken olma gibi yanılsamalara sahip. Halbuki, tüm planlar ve görevler arasında herkesin biraz kendi başına kalıp hiçbir şey yapmadan topraklanmaya da ihtiyacı var. Herhangi bir tembellik göstergesi olmayan hiçbir şey yapmama isteği, vücudun temel gereksinimlerinden biri. Üzerinizdeki sosyal yorgunluğu atmak için takvimde sadece kendinize ayrılmış günler belirleyebilir ve bu günleri dinlenerek geçirebilirsiniz. Evde spa günü ilan etme, sıcak köşeye çekilip kitap okuma veya bir yorganın altına kıvrılıp film izleme gibi en beğendiğiniz aktiviteler arasında seçim yapabilirsiniz.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Duygusal tükenmişlik nedir? Tükenmişlik hissinin belirtileri ve çözüm önerileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Hayallerinizi büyütürken yanınızda: Türkiye İş Bankası Girişimci Kadın Destek Paketi

Girişimci kadın olmanın, sadece bir iş kurmak değil; aynı zamanda binbir çeşit sorumluluğu, hayalleri ve o hiç bitmeyen “her şeye yetişme” çabasını aynı anda yönetmek olduğunu biliyoruz. Bazen bir kahve molasında alınan o kritik karar, bazen de gece geç saatlerde anca bitirilen evrak işleri… Hayatın bu yoğun temposunda, yanınızda sadece finansal bir güç değil, aynı zamanda yükünüzü hafifletecek bir yol arkadaşı olsun istersiniz.



Tam da bu yüzden, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alması yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil; aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin ve toplumsal dönüşümün en önemli itici güçlerinden biri olarak görülüyor. Bu ihtiyacın farkında olan Türkiye İş Bankası ise uzun yıllardır attığı adımları somut çözümlerle destekleyerek, girişimci kadınların işlerini büyütmelerine ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine katkı sunmaya devam ediyor.

Bu yaklaşımın bir yansıması olarak Türkiye İş Bankası tarafından hayata geçirilen “Girişimci Kadın Destek Paketi”, işini büyütmek, yeni fırsatlara adım atmak ve finansal gücünü artırmak isteyen kadınlara kapsamlı bir destek sunarken; bankayı yalnızca finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesine taşıyarak, girişimcilik yolculuğunda güçlü bir çözüm ortağı haline getiriyor.

Türkiye İş Bankası Girişimci Kadın Destek Paketi Avantajları:

  • Finansal Adımlarda Esneklik: İşinizi bir adım öteye taşımak için ihtiyacınız olan sermaye bazen en büyük soru işaretidir. Bu süreci daha kolay yönetebilmeniz için Girişimci Kadın Destek Paketi’ne başvurun, uygun faiz oranlarından ve vade seçeneklerinden yararlanın. Böylece bütçenizi zorlamadan, sadece büyüme planlarınıza odaklanabilirsiniz.
  • İşlemlerde Masrafsızlık Ayrıcalığı: Gün içinde kaç tane havale veya EFT yaptığınızı saymak zorunda kalmayın diye; paket kapsamında kredi kullanan girişimcilere özel, tam bir yıl boyunca İşCep ve İnternet Şubesi üzerinden yapacağınız 100 havale ve 50 EFT işlemi tamamen ücretsiz. Küçük görünen ama birikince fark yaratan bu muafiyet avantajları operasyonel yükünüzü azaltıyor.
  • POS ve Teminat Çözümlerinde İndirim: Satış ağınızı genişletirken POS kullanım ücretlerinde sağlanan indirimler ve avantajlı komisyon oranlı teminat mektupları ile işinizi kolaylaştırıyor.
  • Ücretsiz Çek Karnesi: İlk kez 10 yapraklı çek karnesi alan girişimci kadınlara, ticari itibarlarını ve ödeme planlarını yönetirken yanlarında olacak çek karnesi bu destek paketi kapsamında ücretsiz sunuluyor. İş dünyasındaki imzanız, cebinize ek bir maliyet getirmeden değer kazanıyor.
  • Girişimci Kadınlara Özel Kapsayıcılık: Bu desteklerden yararlanmak için sadece tek başına bir işletme sahibi olmanız gerekmiyor. İster gerçek kişi tacir olun, ister hisselerinin çoğunluğu kadınlara ait bir şirketin ortağı, isterseniz de yönetiminde söz sahibi olduğunuz bir yapının parçası; işini büyütme vizyonu olan her girişimci kadın bu avantajlı dünyaya dahil olabiliyor.

Kendi hikayesini yazan, üretimden ve yaratıcılıktan beslenen tüm girişimci kadınlar için bu paket, sadece teknik bir destekten fazlası; bir güven oyu. Bu ayrıcalıklarla tanışmak,  size en uygun seçenekleri değerlendirmek ve detaylı bilgi almak için linki incelemeniz yeterli.

Birlikte büyüyeceğimiz, emeğinizin karşılığını her adımda daha güçlü hissedeceğiniz güzel günlere…

Bu makale Türkiye İş Bankası katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale