X

Yalan söylediğimizde beynimizde neler oluyor?

İster kabul edin ister etmeyin, hepimiz yalan söylüyoruz. Yalan söylemek, aslında insanlar için tuvalete gitmek, yemek yemek kadar sıradan bir şey. Ancak bu kadar sıradan olmasına rağmen hepimizin kaçındığı, sakladığı, ortaya çıkmasını istemediği tuhaf bir konu. Bunun sebebi ise yalanımız ortaya çıktığı zaman, bizi pek de pozitif olmayan sonuçların bekliyor olması. En iyi ihtimalle utançtan yüzümüz kızarır, en kötü ihtimalle hayattaki her şeyimiz mahvolur. İşte bu yüzden bazılarımız için yalan söylemek son derece doğal bir şeyken, bazılarımız için son çare. Peki, yalan söylediğimizde beynimizde neler oluyor?

İnsanların yalan söylemeye olan bu eğilimine rağmen, yalan söylendiğinde beyinde neler olup bittiğini, başkalarının ne sıklıkta yalan söylediğini, karşısındakinin yalan söyleyip söylemediğini anlama tekniklerini bilen çok az kişi var. Örneğin, yalan söylediğimizde neden gözlerimiz hareket eder, neden daha hızlı nefes alıp veririz, yalan söylemekte uzmanlaşan kişiler tutarlılığı nasıl sağlıyor, birinin yüzümüze karşı yalan söylediğini nasıl anlayabiliriz?

 

Yalan söylediğimizde beyinde neler oluyor?

Yalan söylediğimizde ilk olarak beynin ön lobu aktif hale geliyor. Bu, gerçeğin bastırılması veya gizlenmesiyle oluşuyor. İkinci olarak da limbik sistem aktif hale geliyor. Bunun da sebebi, anksiyetenin ve hayal kırıklığı seviyesinin yükselmesi. Üçüncü olarak temporal lob aktif hale geliyor. Bu bölüm, hafızaya kaydetme ve hafızadan geri çağırma işlemlerini yürütüyor. Beyin, bu aşamada zihinsel hayal gücünün doğru işleyip işlemediğini kontrol ediyor.

Ancak doğruyu söylediğimizde, daha farklı bir bilişsel süreç yaşanıyor. Beynin ön bölgesinde ve limbik sistemde daha az bölge aktif hale geliyor.

Araştırmalar, dürtüsel olarak yalan söyleyen kişilerin beyinlerinin prefrontal korteks denilen bölgesinde yüzde 26 oranında daha fazla beyaz madde olduğunu gösteriyor. Bu sayede gerçeklikle bağlantısı olmayan düşünceler arasında daha iyi bağlantı kurabiliyorlar.

Yalan makineleri ise beynin limbik sistemdeki aktivitesini ölçüyor. Yani bu makine bir bakıma, makineye bağlanan kişinin hissettiği anksiyeteyi ölçerek yalan söyleyip söylemediğini anlamaya çalışıyor. Bu yüzden yalan makinesine bağlanan kişi, test süresinde sürekli sakin veya gerginse, makinede büyük değişimler gözlemlenmeyeceği için yalan makinesini kandırmak mümkün olabiliyor.

Yalan söylerken bakışlarımızda neler değişiyor?

Karşınızdakinin göz hareketleri, beyninin hangi bölgesini çalıştırdığını kolayca söyleyebilir. Karşınızdakinin gözlerine bakarak, bir şeyi kafasında kurguluyor mu, yoksa sadece daha önce hafızasına kaydettiği bir şeyi hatırlamaya mı çalışıyor, bunu anlayabilirsiniz. Bu da karşınızdakinin yalan söyleyip söylemediğini anlamanın bir başka yolu. Örneğin karşınızdaki kişi yukarıya ve sola bakıyorsa, bir görseli kafasında kurguluyor demektir. Sadece sola bakıyorsa, işitsel bir öğeyi kafasında kurguluyor demektir. Aşağıya ve sola bakıyorsa bir duyguyu, kokuyu veya tadı kurguluyor demektir. Eğer karşınızdaki kişi yukarıya ve sağa bakıyorsa, görsel şeyleri hatırlamaya çalışıyor demektir. Sadece sağa bakıyorsa işitsel şeyleri hatırlamaya çalışıyor demektir. Aşağıya ve sağa bakıyorsa, kendi içinde konuşmalar yapıyor demektir.

Karşınızdaki kişinin bakışları, bir şeyi kurguladığını gösteriyorsa büyük ihtimalle yalan söylüyor demektir. Ancak bu genellemenin, her zaman herkes için geçerli olmadığını akılda tutmakta fayda var. 

Günlük yalan söyleme dozu

  • Birçok insan günde bir veya iki kez yalan söyler.
  • Erkeklerin daha çok yalan söylediği algısının aksine, kadınlar ve erkekler eşit oranda yalan söylüyor.
  • Ayaküstü yapılan her 10 dakikalık konuşmada en az 1 kez yalan söyleniyor.
  • Üniversite öğrencileri, ebeveynlerine her iki konuşmadan birinde yalan söylüyor.
  • İnsanların yüzde 65’i artık daha az dürüst olduğumuzu düşünüyor.
  • İşleriyle ilgili en çok yalan söyleyenler ise yüzde 94’lük bir oranla politikacılar. İkinci sırada yüzde 92’yle patronlar, üçüncü sırada yüzde 91’le ünlüler, dördüncü sırada yüzde 77’yle avukatlar, beşinci sırada ise yüzde 27’yle doktorlar geliyor.

Kaynak
Learning mind
Psychology Today
YouGov
British Journal of Psychology

İlginizi çekebilir: İnsanlar neden yalan söyler: Yalan türleri ve yalan söylemenin nedenleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale