X

Yabancı dil öğrendiğimizde beynimizde neler oluyor?

Helsinki Üniversitesinden bilim insanları, yabancı dil öğrenmenin beynin esnekliğini ve bilgileri kodlama yetisini geliştirdiğini ortaya çıkardı. Buna göre ne kadar çok yabancı dil öğrenirsek, beynimiz öğrenme esnasında biriken verileri o kadar etkin bir şekilde işliyor.

Scientific Reports isimli dergide yayımlanan çalışmada, araştırmacılar 10 erkek, 12 kadın olmak üzere ortalama yaşları 24 olan toplam 22 katılımcıyla birlikte çalıştı. Bu öğrencilere hem kendi dillerinden, hem de hiç bilmedikleri yabancı dillerden farklı kelimeler dinletildi. Beynin bu bilinen ve bilinmeyen kelimelere karşı tepkisi ölçülüp, özellikle bilinmeyen kelimelerde beynin nasıl hareket ettiğine odaklanıldı. Bu aşamada, öğrencilerin dille ilgili altyapıları da –yabancı dil bilip bilmedikleri, kaç yaşında dil öğrendikleri vs.- dikkate alındı.

Yapılan deneyler sonucunda, yabancı dil bilen katılımcıların beyin aktivitelerinin daha yüksek ve hızlı olduğu gözlemlendi. Çalışmanın yazarlarından Yuriy Shytrov, konuyla ilgili bireyin ne kadar fazla dil öğrenirse nöron ağlarının yeni bilgileri o kadar hızlı bir şekilde kodlayabileceğini ifade ediyor. Bir başka deyişle, beyni daha fazla bilgiyle doldurmak, onun esnekliğini artırıyor.

Bilim insanları, yeni bir dil öğrenirken beynin nasıl işlediğini anlamanın kaza ya da felç gibi durumlar sonrasında oluşan konuşma problemlerini çözme ve tedavi etme konusunda kritik bir öneme sahip olduğunu düşünüyor. Ayrıca nöron ağlarının nasıl çalıştığını daha iyi öğrenmek, onları hızlandırmak ve öğrenme sürecini geliştirmek anlamına da geliyor.

Kaynak: sciencedaily.com

İlginizi çekebilir: Yeni bir dil öğrenmeden önce üstesinden gelmeniz gereken 6 engel

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale