X

Wish Tree (Dilek Ağacı) Sergisi 25 Aralık – 23 Ocak arasında izleyiciyle buluşuyor

Uplifers okuyucularının spor, lifestyle ve toplumsal cinsiyet kimlikleri üzerine yazılarıyla tanıdığını ve aslen fotoğraf temelli projeler üretip sergileyen Gözde ‘Mimiko‘ Türkkan’ın dördüncü kişisel sergisi Wish Tree (Dilek Ağacı) 25 Aralık – 23 Ocak arasında The Empire Project’teyazılarıyla tanıdığını ve aslen fotoğraf temelli projeler üretip sergileyen Gözde ‘Mimiko‘ izleyiciyle buluşuyor.

Önceki sergileri Pay Here – Kesişme IV (2010), Baktım Sana (2011), Full Contact (2012) ve Fight-Flight-Freeze (2013) ile toplumsal kimlik, cinsiyet ve beden politikalarını ele alan ve izleyiciyi sorgulamadan kanıksanan gerçeklerle yüzleştirmeyi amaç edinen Türkkan, Wish Tree ile bu itkilerini yeni projelerinde toplumun ve insan doğasının farklı belirtilerine dair güncel gözlemlerini ortaya koyuyor.

Bu sergideki farklı projelerinin kesişme noktasını ise, “Bir yanda dünyanın çeşitli yerlerinden, farklı cinsiyet, yaş, kültür, köken, dil veya inanç sisteminden insanların ortak doğalarını hatırlatan itkiler, duygular, hayal kırıklıkları, umutlar, dilekler… Diğer yanda insan doğasının zıtlıkları ve arzularıyla var olma mücadelesindeki suretler; öbür yanda kimliği ve varlığını ‘öteki’ tarafından arzu edilerek kabul ettirmek ve var olmak isteyenler” olarak tanımlıyor Türkkan.

Wish Tree serisinden

Serginin büyük kısmını oluşturarak ona ismini veren ve pek çok kültürde yer bulan dilek ağaçlarına gönderme yapan Wish Tree serisi, izleyiciyi farklı ülkelerden kültürler, adetler, inançlar ve duruşlarla buluşturuyor. İzleyici tam olarak tanımlayamadığı, fakat çağrışımlar sayesinde tanıdıklık hissi yaratan bu adetlerle, farklılıkların arasından sıyrılan evrensel bakışlarla, benzerlerine sıklıkla şahit yahut özne olduğu sevgi, arzu, öfke, merak, yalnızlık gibi duygularla baş başa kalıyor. Bu bakımdan Gözde Mimiko Türkkan’ın şu ana kadarki en optimist çalışması olan Wish Tree, “Hem bireysel hem toplumsal düzeyde farklılıklara karşı anlayışın ve empatinin tükendiği bir dönemde umut verici bir rol üstlenmeye çalışıyor”: Tanınmayana karşı olan ötekileştirme dürtüsünün fark edildiği ve ondan korkma ve dışlama refleksinin devre dışı bırakıldığı bir toplum hayali.

Now You See Me serisinden

Serginin diğer önemli kısmını oluşturan Now You See Me (İşte Şimdi Gördün Beni) ise Türkkan’ın şimdiye dek toplumsal cinsiyet ve beden politikalarına dayandırdığı çalışmaların en yeni parçaları. “Amatör ve amatör simülasyonu olan porno videoları, oyuncu seçimi yapılan ‘casting couch’lar, ‘cam girl’ler, sosyal medya aracılığıyla kamuya sunulan ve varlığımızın en çekici temsilini inşa etmemizi sağlayan ‘selfie’lerin yeniden oto portre olarak kurgulanan” bu seri ile insan olarak değerimizin bir başkası tarafından ne derecede kabul edildiğimize bağlı olduğundan bahseden Lacan’a da selam vererek, bir başkası tarafından arzu yoluyla kabul edilme haline odaklanıyor Mimiko.

Wish Tree, 25 Aralık 2015 – 23 Ocak 2016 tarihleri arasında The Empire Project’te izlenebilir.

Now You See Me serisinden bazı parçalar 12-15 Kasım’da Contemporary İstanbul 2015 ‘te gösterildi
Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale