X

Wim Hof Metodu: Buz adam Wim Hof’un gençlik iksiri nefes pratiği

Hayata merhaba dediğimiz ilk an, henüz gözlerimizi bile açmadan gerçekleştirdiğimiz ilk yaşamsal aktivite nefes almak. Nefes alıp vermek çoğu zaman farkında olmadan yaptığımız ve üzerine pek de düşünmediğimiz, hayati bir eylem. Otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilen nefes alıp verme fonksiyonunu ilginç kılan en önemli özellikse, aynı zamanda bilinçli davranışlarımızın yönetildiği merkezi sinir sistemiyle de kontrol edilebiliyor olması. Hem otomatik bir davranış olan hem de bilinçli olarak kontrol edebildiğimiz nefes ve solunum sistemi bu yönüyle, vücudumuzun diğer sistemlerinin sahip olmadığı ilginç bir çalışma mekanizmasına sahip. Wim Hof Metodu olarak adlandırılan nefes tekniği de solunum sisteminin bu eşsiz özelliğinden faydalanıyor. 

Wim Hof kimdir, Wim Hof metodu nedir?

Wim Hof, nefes alıp vermenin bilinçli kısmını çok iyi yönetebilmesi, bununla da kalmayıp çoğu otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilen pek çok fizyolojik tepkiyi bilinç düzeyinde kontrol edilebilmesiyle tanınan bir isim. Buz adam olarak da bilinen Wim Hof, kendi deneyimleriyle, yıllar içinde geliştirdiği ve Wim Hof Metodu olarak bilinen nefes tekniğiyle vücudunu ekstrem sıcaklıklara maruz bırakarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na tam 26 kez adını yazdırmayı başardı. Hiç su içmeden tamamladığı çöl maratonlarından ağzına kadar buz dolu havuzlarda saatlerce kalabilmesine bedeninin ve zihninin sınırlarını ne kadar esnetebileceğini herkese kanıtlayan Hof, bu becerisini otonom sinir sistemi üzerinde tam kontrol sağlamasına olanak veren nefes tekniğine borçlu olduğunu söylüyor.

Otonom sinir sistemi üzerinde kontrol elde etmek, bağışıklık sistemini destekleyerek vücudun hastalıklara karşı daha dayanıklı olmasını sağlıyor ve bu yolla, bedenin yaşlılığın beraberinde getirdiği pek çok kronik hastalıktan korunmasına yardımcı oluyor.

Wim Hof Metodu nasıl uygulanır?

En büyük hayali hastalıksız bir dünya yaratmak olan ve sağlıklı yaşlanmanın mümkün olduğunu söyleyen, uyguladığı tekniklerin etkinliği bilimsel olarak da araştırılan ve çoğunun etkinliği kanıtlanan Wim Hof’un Wim Hof Metodu olarak adlandırdığı teknik 7 temel adımı içeriyor:

1. Adım – Rahat oturma: Rahat bir pozisyonda oturun ve mümkünse gözlerinizi kapatın. Postürünüzün, akciğerlerinize rahatlıkla hava doldurabileceğiniz şekilde olmasına dikkat edin.

2. Adım – Isınma: Karın boşluğunuzda ve göğsünüzde hissedeceğiniz yoğunlukta, derin ve hızlı bir nefes alın. Aldığınız bu nefesi tutabildiğiniz kadar içinizde tutun ve sonrasında havanın tamamını boşaltarak birkaç saniye bekleyin. Bu adımı 15 tur tekrarlayın.

3. Adım – Güç nefesi: 2. adımdaki 15 turu tamamladıktan hemen sonra tıpkı balon şişiriyormuş gibi burnunuzdan diyaframınızı dolduracak şekilde, derin bir diyafram nefesi alın. Aldığınız bu nefesin karnınızı tamamen şişirdiğinden emin olun. Sonrasında aldığınız havayı ağzınızdan kısa ve güçlü bir nefes olarak boşaltın. Nefesinizi verirken karnınızın tamamen içine çekildiğinden emin olun. Bu adımı yaklaşık olarak 30 tur tekrarladığınızda, vücudunuzun oksijenle dolduğunu hissedeceksiniz. Bu tekniği ilk kez uygulayacaksanız ya da daha önce benzeri bir nefes egzersizi yapmadıysanız, egzersizin bu aşamasında aşırı oksijen alımı nedeniyle karıncalanma, denge kaybı, baş dönmesi gibi semptomlar ortaya çıkabilir.

4. Adım – Nefes tutma: Bir sonraki adımda alabildiğinizce derin bir nefesle akciğerlerinizi doldurduktan sonra aldığınız havanın tamamını boşaltın. Tekrar nefes almadan bu şekilde durabildiğiniz kadar bekleyin.

5. Adım – 10 saniye nefesi: Burnunuzdan tekrar derin bir nefes alın ve aldığınız nefesi yaklaşık olarak 10-15 saniye kadar akciğerlerinizde bekletin.

6. Adım: 3., 4. ve 5. adımları ardı ardına, 3 set olacak şekilde tekrar edin.

7. Adım – Rahatlama: Tüm bu adımları izledikten sonra toplamda 4 seti tamamlamış olacaksınız. 4 setlik uygulamadan sonra, gevşemenize ve rahatlamanıza yardımcı olacak bir meditasyon tekniğiyle ya da sadece sessizce uzanarak bedeninizi 10-15 dakika kadar dinlendirebilirsiniz.

Tekniği Wim Hof’un rehberliğinde uygulamak isterseniz, aşağıdaki videodan da faydalanabilirsiniz:  

 

Kaynak ve görseller: www.wimhofmethod.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale