X

Tükenmişlik sendromu: Vücudumuzun verdiği alarm

Hayatımızın neredeyse her alanında var olan stresin üzerimizdeki etkileri her geçen gün artıyor. Her yeni gün vücudumuzun verdiği yeni bir alarm sistemiyle tanışıyoruz. Tükenmişlik sendromu da bunlardan bir tanesi.

Tükenmişlik sendromu, kişinin kapasitesinin üzerindeki işleri, kaldırabileceğinden uzun süre yapmaya çalışması ve bunun sonucunda bitkin düşüp konsantrasyon ve özgüven problemleri yaşayarak performansında ciddi düşüşler yaşamasıdır. Son birkaç senedir hayatımızda var olan bir kavram olsa da tükenmişlik sendromu sıkça görülen bir durumdur.

Tükenmişlik sendromu yaşanmasına neden olan en önemli alanlardan bir tanesi iş hayatıdır. Yoğun çalışma temposu ve stres dolu iş hayatı, kişinin bir süre sonra hem fiziksel, hem de ruhsal olarak tükenmesine neden olur. Herkesin çalışma temposu ve alabileceği sorumlulukları için belirli bir kapasitesi vardır. Bu sınırı aşan bir tempoyla uzun süre çalışmak, bununla birlikte gelen yoğun stres ve bunları yönetebilmek için kişinin kendisini sonuna kadar zorlaması kişinin hem fiziken hem de ruhsal olarak tükenmesine neden olur.

Tükenmişlik sendromu zaman içerisinde ortaya çıkar

Tükenmişlik sendromu bir anda ortaya çıkmaz. Zaman içerisinde belirli aşamalardan geçerek son noktaya gelinir. En başta her şey olması gerektiği gibiyken yavaş yavaş kişiden beklenenler belirli bir seviyeyi aşar ve kişi devamlı yoğun talep yağmuruna maruz kalır. Bu kişi uzun süre kapasitesinin üzerindeki işlere yetişmeye, ondan istenen her şeyi yapmaya çalışır ve bunu yaparken de kendini ihmal etmeye başlar. Temel ihtiyaçlarını göz ardı eder.

Kişinin sorumlulukları artarken buna karşılık yetkilerinde bir değişim olmaz ve ikisi arasında bir dengesizlik oluşur. Bu da kişinin kendi içerisinde bir dengesizlik yaşamasına yol açar. Bütün bunlara ek olarak bu kişi her şeye yetişmeye çalışırken bir süre sonra ondan istenenlere hayır diyememeye başlar. Bu durum, işlerin daha da zorlaşmasına neden olur. Böylece insanların hedeflerine ulaşmak, sorumluluklarını yerine getirmek için kullandıkları iç kaynaklar bu kişide tükenir. Bu durumu, kişinin kendi kararları ve ihtiyaçları doğrultusunda değil, başkalarının istek ve yönlendirmeleriyle hareket eden bir robota dönüşmesine benzetebiliriz.

Sürekli yorgunluk, yetersizlik ve başarısızlık hissi

Bu denli yoğun ve stres dolu süreç boyunca yorgunluk ve bitkinlik hissi hakimdir. Belirlenen hedeflere ulaşamamak ve beklentilere bir türlü yetişememek hayal kırıklıklarına ve hüsrana neden olur. Bu nedenle kişinin kendisine olan güveninde ciddi bir sarsıntı yaşanır. Bu süreçte konsantrasyon sorunları, başarısızlık ve mesleki yetersizlik hissi, başkalarının gözünde değersizlik duygusu sıklıkla görülür. Bunlara ek olarak uyuşukluk, sürekli devam eden baş ağrıları, vücudun çeşitli yerlerinde görülen ağrılar, çarpıntı gibi fiziksel belirtiler de yaşanır. Bağışıklık sisteminin bu süreçte zayıflaması kişinin sık sık hastalanmasına da neden olur. Bütün bunlar kişinin hayattan aldığı tatminin ciddi anlamda düşmesine yol açar.

Tükenmişlik sendromuyla başa çıkmak mümkün

Tükenmişlik sendromu, hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kontrol altına alabileceğiniz bir durumdur. Öncelikle sizi tükenmiş hissettiren kaynakları bulmanız atacağınız ilk adım olmalı. Böylece gerekli değişimleri doğru yerlerde yapabilirsiniz. İkinci adımınız da bu değişimleri belirlemek ve hayata geçirmek olmalı. Örneğin işteki sorumluluklarınızla ilgili karmaşa sizi tükenmiş hissettiriyorsa bunların netleşmesi için yöneticinizden talepte bulunun. İş tanımınızın netleşmesi yaşadığınız karmaşanın çözülmesine yardımcı olacaktır. Bununla birlikte hayır cevabına hayatınızda daha çok yer verin ve sınırlarınızı net bir şekilde belirlediğinizden emin olun.

İşiniz ne kadar önemli ve ön planda olsa da hayatınızın diğer alanlarına dahil olmasına izin vermeyin. Zaman zaman tabii ki özel hayatınızın bazı zamanlarını işinize ayırmanız gerekebilir. Ancak bu durum sürekli olmasın. Bırakın işiniz orada kalsın.

Fiziken ve ruhen tükenmiş hissederken vücudunuza iyi bakmanız oldukça önemli. Bunu yediğiniz yemekle, uyku düzeniniz, yaptığınız yürüyüş ya da egzersizlerle sağlayabilirsiniz. Bu küçük dokunuşlar diğer hamlelerinizle büyük etkiler yaratacaktır.

Son olarak, işiniz ve sorumluluklarınız ne kadar önemli ve gerekli olsa da unutmayın ki önceliğiniz ne olursa olsun her zaman siz olmalısınız. Eğer siz kendinize iyi bakmazsanız işinizde ve hayatınızın diğer alanlarında istediklerinizi yerine getiremezsiniz. Ne kadar yoğun olursanız olun kendinize zaman ayırmayı, kısa bir süre durup nefes almayı unutmayın.

İlginizi çekebilir: Her şeyi kusursuz yapma baskısı: Mükemmeliyetçilik

Uzman Klinik Psikolog Beliz Ereren: İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Hayatın önemli dönüm noktalarından biri olduğuna inandığım ergenlik dönemi problemlerine yoğunlaşarak bu dönemdeki gençler ve aileleriyle çalışmaya başladım. Aynı zamanda yetişkin ve çiftlerle çalışarak sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirme ve hayat ve ilişki kalitelerini arttırmaya yönelik psikolojik destek veriyorum. Herkesin farklı olduğuna ve çalışılan konulara kişilere özgü yaklaşılması gerektiğine inandığım için farklı terapi yöntemlerini kullanıyorum. EMDR Terapisi, Stratejik Çift ve Aile Terapisi, Psikodinamik Terapi kullandığım psikoterapi yaklaşımlarını kullanıyorum. Okuma ve yazmanın insan üzerindeki iyileştirici etkisine olan inancım beni her zaman araştırma, okuma ve yazmaya yöneltmiştir. Bazen uzun bir yazının bazen de yazının içindeki tek bir cümlenin hayatları çok farklı yönlere çekebilme gücüne inanırım.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale