X

Uyum sağlayamayan çocuğa yardımcı olmak

Hayatı sanki doğru şekilde yakalayamayan çocukları hepimiz biliriz. Diğerlerinin onları sevmesini beklerler ancak ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar daha kötüsü olur gibi görünüyor. Sanki puzzleın bazı parçaları uymuyor gibidir. Takımlara en son seçilirler, herkes oynarken köşede otururlar, diğerlerinin onu neden sevmediğini merak ederler. Bazen takma isimler de takılır. Bazen ise sanki yoklarmış gibi davranılır.

Neden uyum sağlayamıyorlar?

Eğer bu tanım çocuğunuza uyuyorsa yalnız değilsiniz. Sessizlik içinde bekleyen, başkalarıyla bağ kurmaya çalışıp başarısız olan, sebebini de asla bilmeyen sayısız çocuk vardır. Görmek için zaman ve emek verirsek hepimizin çevresindelerdir.

Uyum sağlayamazlar çünkü şu sözsüz iletişim kanallarında duygularını tanımlar veya ifade ederken daha fazla hata yaparlar: Yüz ifadeleri, ses tonu, duruş, jestler, kişisel alan ve dokunma.

Sözsüz iletişim sosyal başarıda neden kelimelerden daha önemlidir?

  • Sözsüz yanlış işaretlerin olumsuz duygusal etkileri sözlü olanlardan daha yüksek ihtimallidir: kelimelerimizde yanlış zaman kipleri kullanmak eğitimsiz veya zekasız olduğumuzu gösterebilir ancak birisine çok yakın durmak veya uygunsuz şekilde dokunmanın olumsuz duygusal etkisi genelde daha yüksektir ve insanları uzaklaştırabilir.
  • Sözsüz hatalar farkında olmadan yapılırlar: Birisi kelimeleri kekeleyerek konuşuyorsa doğru konuşmadığını bilir. Buna karşın sözsüz hatalar yapanlar, örneğin üzgün yüz ifadesini kızgınla karıştıranlar, bu hatanın farkına varmazlar.
  • Sözsüz iletişim sözlü iletişimden daha devamlıdır: Konuşmayı bırakabilirsiniz ancak beden diliniz başkalarına duygusal bilgiler göndermeyi bırakmaz.

Sözsüz dil hataları sosyal başarısızlık riskini artırırlar

Sözsüz dilin özel doğasından dolayı onu kullanırken hata yapan çocuklar başkalarında devamlı olarak olumsuz duygusal tepkiler yarattıklarının farkına varmazlar. Bu da ilişkilerde bir felaket haline gelir.

Dissemi

Dissemi, sözsüz dilde zorluklar yaşamaya verilen isimdir. Reseptif dissemi başkalarının sözsüz duygu işaretlerini okurken normalden daha fazla hata yapmaktır. Ekspresif dissemi ise sözsüz duyguları ifade ederken normalden fazla hata yapmaktır. Çocuklarda bir tanesi veya her ikisi bulunabilir.

Çocuğun dissemi sahibi olduğunu gösteren 7 işaret

Klinik deneyimler ve araştırma bulgularına göre çocuklarda dissemi ile bağlantılı bazı karakteristik özellikler şöyle:

  1. Öğretmenler ve ebeveynler tarafından tepkisiz ve hassasiyetsiz olarak tanımlanırlar.
  2. Yaşıtları çok akıllı olmadıklarını söyler ama aslında bilişsel yetenekleri genelde ortalama veya ortalama üstüdür.
  3. Ebeveynleri veya öğretmenleri tarafından sosyal olarak olgunlaşamadıkları söylenir.
  4. Üzüntü, yalnızlık, heyecanlanma, kaygı ve kafa karışıklığı gibi olumsuz duyguları vardır.
  5. Ceza veya reddedilme gerektiren davranışları sürdürmeye devam ederler.
  6. Oyunların kurallarını anlamakta ve uygulamakta zorlanırlar ve sosyal aktivitelerde de benzer bir durum vardır. Yetişkin rehberliğinde veya yalnızken daha iyi olurlar.
  7. Davranışlarının başlarına gelene sebep olduğunu anlayamazlar.

Dissemi neden yükselişte?

Çocukların dissemi geliştirme riskleri günümüzde daha yüksek çünkü sözsüz iletişimi öğrenmeleri için gereken zaman şu iki sebepten dolayı azalmış halde:

  • Ekrana ayrılan uzun zamanlar
  • COVID-19 döneminde pandemi sebebiyle oluşmuş olan sosyal izolasyon

Sözlü iletişim okullarda ve evde aktif olarak öğretilir ancak sözsüz iletişim dolaylı yoldan öğrenilir ve başkaları ile yüz yüze iletişim sayesinde onu kaparız.

Çocuklar günümüzde yaşıtları ve yetişkinler ile geçmişe göre çok daha az birebir vakit geçiriyorlar. Sosyal kişiler arası deneyimin yoksunluğu sözsüz iletişimin temellerini öğrenmelerine engel oluyor.

Dissemik olduğu için uyum sağlayamayan çocuklara nasıl yardımcı olmalı?

Ebeveynlerin modern yaşamdan dolayı sözsüz iletişimde ortaya çıkan öğrenme problemlerini çözmek için adım atmaları gerekiyor. Öğretmenler, büyük ebeveynler, geniş aile ve toplum, yani bebek bakıcıları, komşular, koçlar ve diğer herkes, bu işin içinde olmalı. Bu kişiler sözsüz iletişimi farkındalığa getirebilirler ve çocuğun yüz ifadeleri, ses tonu, duruşu, jestleri, kişisel alanı ve dokunma davranışlarından bahsedebilirler. Çocuğa birisiyle konuşurken ne kadar uzak duracaklarından veya başkalarına yahut kendine dokunmanın ne zaman uygun olduğundan bahsedebilirler. Çocuğunuzun sözsüz iletişim konusunda sahip olduğu eksiklere siz bile şaşırabilirsiniz.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Sakin çocuk yetiştirme rehberi: Ebeveynlere yol gösterecek ipuçları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale