X

Uyku neden önemlidir: Uykunun vücudumuza faydaları

Bana 3 saat uyku yetiyor. Sabah 04.00’te güne başlıyorum.” Sabahlayan arkadaşlarıma eşlik etmek isteyip uyuyakaldığım geceler. Zaman zaman işler yetişsin diye sabah çok erken kalkmalar, kahve içip ayılmayı beklemeler fakat sonunda uykusuzluktan bitap düşme benim de deneyimlerim. Anne olmamla birlikte güne erken başlamak, gece uykunun en az 2-3 kez bölünmesi ise yeni normalim oldu. “Hayatta nelerden vazgeçemezsin?” deseler muhtemelen cevaplarımdan biri uyku olurdu. Benim için düzensiz uyku dolu bu dönemde uykunun sihrinden biraz bahsetmek istedim.

Ömrümüzün neredeyse 1/3’ünü alan uyku, kendine has pek çok özelliğe sahip. Öncelikle insanlarda da hayvanlarda da belli bir uyku ritmi bulunuyor. Bu döngüde gece ritmine geçişle birlikte vücudun dışarıdaki hiçbir besinle yeterli miktarda alamadığı melatonin salgılanıyor. Vücutta uykunun gelmesine kadar biriken adezonin azalmaya başlıyor ve tekrar bir sonraki gece döngüsüne kadar vücut uyanık kalma dürtüsüyle hareketine devam ediyor.

24 saatlik gün içerisinde her birimiz belli bir ritmi takip ediyoruz. Bu takip sırasında yol göstericimiz de gün ışığı oluyor. Matthew Walker “Niçin Uyuruz?” kitabında herkes için, gün ışığını göremeyen kişiler için de, vücudun kendi sirkadiyen ritmini (24 saat içerisindeki uyku döngüsünü) kendisinin oluşturduğunu söylüyor. Bu süre çoğu zaman 24 saatten daha uzun olsa da vücut bir ritim bulmak istiyor. Bebeklikten itibaren bu ritim kendiliğinden oluşuyor. Bebeklerin gece sık sık uyanması ve büyüdükçe bu sıklığın azalması sirkadiyan ritmi kontrol eden alanın gelişmesiyle açıklanıyor.

Yeterli miktarda ve kendi ritmimizi bilerek uyumamızın sağladığı faydalar ise gerçekten saymakla bitmiyor. En önemli katkılarından biri öğrenme ile ilgili. Uyku sayesinde beyin, o gün öğrendiklerinin kısa süreli hafıza alanı hipokampus ve uzun süreli bilgi depolama alanı korteks arasında transferini sağlayabiliyor. Böylece bilgi geçici olmaktan çok, kendisini uzun süre kullanabilecek bir yere ulaşıyor. Derin uykuyu deneyimledikçe kişinin öğrendiklerini zihninde canlı tutması kolaylaşıyor.

İkinci olarak fiziksel faaliyetlerin oranı ve bu faaliyetlerdeki başarı artıyor. Örnegin NBA oyuncuları arasındaki performans kıyaslandığında 6 saat üzeri uyuyan oyuncuların oyunda aktif kalma süresinin ve aldığı puanın arttığı gözlemleniyor. Derin uyku dönemini (özellikle rüyaları gördüğümüz REM dönemi) düzenli deneyimlemek ise kişinin yaratıcılığını artırıyor.

Ayrıca uyku ile regüle olabilen, duygularımızı kontrol eden amigdala, uykusuzluk durumunda daha negatif duyguları görme, nötr veya pozitif duygular arasında negatifi seçme eğiliminde oluyor. En kritik olan yanlardan biri de düzenli uykunun depresyon, dikkat bozukluğu, bipolar, anksiyete gibi birçok rahatsızlığın da önleyicisi olması.

Bununla ilgili öğrencilik yıllarımda sirkadiyan ritmin gece döneminde (insanlar ile tam tersi bir gece-gündüz döngüsüne sahipler) ışığa maruz tutulan sıçanların depresyonu deneyimlediği bir deneyin parçası olmuştum. Uyuyamamanın ve uyku saatinin bölünmesinin etkileri ile sıçanların bir kısmı depresyon belirtilerini yüzme testinde göstermişlerdi. İnsan beynine biyolojik açıdan çok benzeyen sıçan beyniyle ilgili bu deney, insanlar üzerinde uykusuzluğun ne denli etkisi olduğuna bir kanıt. Katkısı sayısız olan uyku, eksikliğinde ise birçok sağlık sorununun tetikleyicisi oluyor.

Günde 8 saat ve daha fazla uyuyorsanız bu faydaları mutlaka yaşıyorsunuzdur. Eğer uykuyu ikinci plana atıyorsanız ve fırsatınız varsa kendi ritminize göre düzenli uyumayı hayatınızın bir parçası haline getirmek sizlere daha iyi hissettirecek.

İlginizi çekebilir: Pandemi dönemini keyifle atlatmak için birkaç öneri

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale