X

Uyku mu diyeti etkiliyor diyet mi uykuyu: Kaliteli bir uyku için nasıl beslenmeli?

Geceleri uykuya dalmakta zorlandığın veya sabah uyanmak istemediğin oluyor mu? Eskisi gibi deliksiz uyuyamadığını hissediyorsan ve uyku kaliten konusunda kendini çok da iyi hissetmiyorsan korkma. Yetişkin bireylerin yaklaşık %30’u uykusuzluk sorunu yaşıyor.

Düşük uyku süresi ve uyku kalitesinin altında birçok sebep yatıyor olabilir. Bazı hastalıklar bu duruma sebep olabileceği gibi, düşük vitamin ve mineral seviyeleri de uyku bozukluğuna neden olabiliyor. Özellikle bazı B grubu vitaminlerinin uyku üzerindeki etkisi konusunda önemli kanıtlar var. Eğer kronik olarak uyku sorunu yaşıyorsan B6, B12 ve D vitamini seviyelerini kontrol ettirmen önemli.

Uyku mu diyeti etkiliyor diyet mi uykuyu?

Bu konu aslında biraz yumurta-tavuk ilişkisi. Her ikisinin de birbirini etkilediği bir gerçek. Geç saatte uyumak ve kronik uykusuzluk, sağlıksız besin tercihlerini artırıyor. Çalışmalar, kısa uyuyanların, normal uyuyan bireylerden daha fazla yağ ve atıştırmalık tükettiğini ve daha çok enerji alımına sahip olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra 7 saatten az uyuyanlar daha az çeşitli besleniyorlar, daha düşük karbonhidrat, yağ, protein ve yağ alımları da söz konusu.

Yani gün içinde ne kadar uyuduğun ve nasıl uyuduğun besin seçimlerini etkiliyor; peki tam tersi nasıl oluyor? Yani beslenme tarzın uyku süreni ve kaliteni etkiliyor mu? Evet bu konuda da birçok çalışma var ve ben de bir derlemeden senin için önemli maddeler belirledim:

  • Yüksek karbonhidrat alımı uyku kaliteni düşürüyor. Yapılan bir çalışma yüksek karbonhidrat ve şeker tüketiminin düşük uyku kalitesiyle, yüksek balık ve sebze tüketiminin ise daha iyi uyku kalitesiyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
  • Sorun sadece yüksek karbonhidratta değil, çok düşük karbonhidratlı diyetlerle beslenenlere de kötü bir haberim var. Düşük karbonhidrat alımı yani karbonhidrattan gelen enerjinin <%50’den daha az olması da uykuyu sürdürmede güçlükle ilişkili bulunmuş.
  • Sıra proteinde! Düşük protein alımı (proteinden gelen enerjinin <%16’dan daha düşük olması) uyku kalitesinin düşük olması ve uykuyu başlatma güçlüğü ile ilişkili. Fakat bu istediğin kadar protein alabileceğin anlamına da gelmiyor çünkü yapılan çalışmalar yüksek protein alımının da (proteinden gelen enerjinin >%19’u geçmesi) uykuyu sürdürmede güçlüğe sebep olabileceğini gösteriyor.
  • Kahvaltıyı atlama! Yine çalışmalar kahvaltıyı atlamanın ve düzensiz bir şekilde yemek yemenin kötü uyku kalitesi ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu gösteriyor.
  • Şekerli içecekleri çok seviyorsan dikkat. Enerji içecekleri ve şekerli tatlandırılmış içeceklerin sık tüketimi ( ayda 1 kereden daha fazla), düşük uyku kalitesi ile ilişkili.

Kaliteli bir uyku için nasıl beslenelim?

Bütün bu maddelerin üstüne ‘güzel bir uyku için nasıl besleneceğim o zaman’ diyor olabilirsin. Cevap basit; ihtiyacın kadar karbonhidrat, protein ve yağ aldığın bir beslenme programı mışıl mışıl uyumana yardımcı olabilir. Aslında bu konuda da kapılar sebze ve meyvelerin, tam tahılların, zeytinyağı ve balığın ön plana çıktığı Akdeniz diyetine açılıyor. Akdeniz diyetinin de bir parçası olan özellikle süt ürünleri, balık, meyve ve sebzeler gibi bazı besin gruplarının uyku kalitesini artırdığına dair çalışmalar var.

Bu arada eğer uyku problemi yaşıyorsan uyumadan 1-2 saat önce besin alımını kesmende ve yağlı, şekerli, baharatlı, ağır besinler yerine daha hafif ve uykuya geçişi kolaylaştırıcı besinler tercih etmende fayda var. Uykuya geçişi kolaylaştırma konusunda süt, muz, badem gibi besinler magnezyum minerali ve triptofan adlı aminoasit içerikleriyle ön plana çıkıyor. Meyve konusunda özellikle vişne ve kivinin uykuya yardımcı olduğuna dair çalışmalar olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim.

 

İlginizi çekebilir: Sınırlayıcı, yasaklayıcı beslenme programları ‘out’: En doğru beslenme programı, gerçekçi ve sürdürülebilir beslenme programı

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale