X

Üretken bir iş yeri için 7 ipucu

Bütünsel iletişim başta olmak üzere, birçok sektörde zamansal rekabet çok önemlidir. Hem son teslim tarihlerine uymak hem de aynı zamanda iyi işler üretmek, yaratıcı kalabilmek, uygun ve içgörü sahibi işler yapıp, baskı altında bile proaktif olabilmek artık bir zorunluluk. Verimli bir iş yerine sahip olmak için neler yapılması gerektiği ile ilgili ipuçlarını, Uplifers olarak sizler için derledik.

Şirket kültürü aracılığıyla açık ve net beklentiler oluşturun

Profesyonel gelişimi destekleyen pozitif bir çalışma ortamı yaratın. Çalışanlarınızı, üretmeleri için ihtiyaç duydukları aletlerle donatın, uzmanlıklarını genişletin ve farklı çalışma tarzlarını bir arada tutabilecek yaratıcı çalışma ortamları oluşturun.

İnsanları, öne çıkmaları ve şanslarını denemeleri konusunda cesaretlendirin. Başarının nasıl ölçüleceği konusunda açık olun. İlk üretkenlik adımı, hedefler koymak ve doğru şeylerin yapılmasını sağlamaktan ibaret olan şirket kültürünü inşa etmekle başlar.

Tasarım fikriyle hareket edin

Üretkenlik kendiliğinden meydana gelmez. Kurum ilerledikçe, çeşitli süreçler ve iş akışları içinde, verimliliği yaratmaya sürekli olarak odaklanmak gerekir. Son ürünlere bakın (ölçülebilir hedefler, son teslim tarihleri, başarı ölçütleri) ve harekete geçmeden önce düzenli bir şekilde süreci oluşturun.

Bütün bunları gerçek zamanlı olarak anlamaya çalışmak üretkenliği baltalar. O yüzden, daha en başından iş akışınızın içinde bunları tasarlamak, hedefe ulaşmak ile neyin yanlış gittiğini anlamak için dönüp bakmak arasındaki farkı oluşturur.

Başkalarına yetki verin

Görevleri ne kadar dağıtırsanız, o kadar üretken olursunuz. Eğer bir işi başka biri yapabilecekse, eğer başkasına o işin nasıl yapıldığını gösterebilecekseniz ya da ekibinizden biri başka birine anlatabilecekse, o işi kendiniz yapmayın. Başka kimse bilmiyor diye her şeyi kendiniz yapmanız gerektiği düşüncesine kapılmayın.

Eğer böyle hissediyorsanız, verimsiz bir yola girmeden önce durun. Güvenli bölgenizden çıkın ve aynı işi yapmak isteyebilecek birini bulup görevi ona teslim edin. Gerekirse yardımcı olabileceğinizi de belirtin.

Bu sayede, daha önce yaptığınız işten bir adım üstte olan başka işlerde üretkenliğinizi gösterebilirsiniz.

Birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışmayın

İnsanlar, aynı anda birçok iş yapmanın iyi olduğunu düşünürler, ama değildir. İnsan beyni eş zamanlı işler için tasarlanmamıştır. İşler arasında koşuşturmak, beynin çalışma yöntemleri arasında da koşuşturmak demektir ve bu geçişler her zaman bir şeylere mal olur.

Zamanınızı, dikkat dağıtan ya da işinizi bölen şeyleri en aza indirecek şekilde programlayın. Üretkenliğinizi kolayca yok edebilen e-maillerinize bakmayın. Eğer gerçekten tek amacınız not almak değilse, toplantı sırasında bilgisayarınızı kapatın. Ani dikkat dağınıklıkları ve kesintiler, gittikçe insan hayatını ele geçiriyor. Fakat asıl verimlilik, tek bir göreve odaklanıp onu hakkıyla yapmak ve bir sonrakine geçmeden önce elimizdeki işi bitirmekle elde edilir.

Ara verin

Aynı tarz işler üzerinde çok fazla çalışan beyin yorgun düşer. İnsanların arada maillerine bakarak kendilerine boş alan yaratmaya çalışmaları da bundan kaynaklanır. Bir işi bitirdiğinizde kendinize ödül verin. Kısa bir yürüyüşe çıkın, neler konuşuluyor görmek için sosyal medyaya bakın, güzel bir kahve için ya da iş arkadaşınızla birlikte pinpon oynayarak beyin fırtınası yapın (tabii içinde pinpon masası ya da langırt olan iş yerlerinde çalışıyorsanız).

Bunlar zaman kaybı değildir. Bir sonraki işiniz için enerji toplamanızı ve yeniden düzen kurmanızı sağlarlar. İşinizin başına geri döndüğünüzde, e-maillerinizi kapatın ve bir sonraki araya kadar ne yapacağınızı planlayın.

Varsayımlara meydan okuyun

Farklı coğrafyalarda hatta zaman dilimlerinde çalışan ekiplerle iş birliği yapmak, artık günümüz dünyasında sıkça karşılaşılan bir durum oldu. Bu durumun üretkenliği artırdığını söylemek yanlış olmaz. Farklı ofislerde çalışan ekipler, zaman farklarını şirketin lehine çevirebilir. Örneğin bir işe New York’taki ofiste başlanıyorsa, Silikon Vadisi’ndeki ofis güne yeni başladığında iş onlara teslim edilecek hale gelmiş olur.

Eğer amaç üretkenlikse, çalışanlarınızı, bunu optimize edecek süreçler tasarlamaya teşvik edin. Eski çalışma biçimlerinin bazen değişmesi gerekir.

Bir anlam yaratmak için en uygun durumu oluşturun

Eğer bir etki yarattığınızı ya da tatmin olduğunuzu hissetmiyorsanız, hatta çalışırken zevk almadığınızı düşünüyorsanız, üretkenliği sürdürmek zordur. Verimli olmak, eninde sonunda ulaşacağınızı umduğunuz hedefe doğru sürekli çalışmak demek değildir; daha çok bir ritim tutturmak ya da iyi yapılmış bir işe anlam katacak bir şeyler yakalamaktır.

Eğer üretkenliği ciddi bir şekilde artırmak istiyorsanız, işinizi, gerçekten keyif verecek şeyler yapmanızı sağlayacak şekilde tasarlayın.

Yukarıda verdiğimiz öneriler, sizi bu noktaya kadar getirir: Bir kültür yaratmak, iş akışını tasarlamak, görev dağılımı yapmak ve diğer ipuçları insanlara, onlar için bir anlamı olan işler yapmalarında yardımcı olmayı amaçlar.

Ekibinizi, yaptıkları işi önemseyen insanlarla kurun ve onlar için iş yapmayı daha kolay ve etkin hale getirecek bir ortam yaratın. Sonra da artan verimlilik ve sonuçlarının tadını çıkarın.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale