X

Uplifers yazarları Survivor’a hazır sayılır!

Zaman yok zaman! Aslında ne dağlara tırmanmak, ne derelerin üzerinden zıplamak, nerelerden nerelere koşmak istiyoruz da olmuyor ya da olduramıyoruz, değil mi? Siz de TV’de en extreme sporları izlerken bile ‘Vakti var ki yapıyor, çalışınca her şey olur’ diye düşünenlerden, dağda bayırda kendini bulan, fotoğraflarına bakınca arkadaşlarınıza “Bir dahaki sefere mutlaka çağır.” diye söylenip, zaman geldiğinde de “Ya, yine gelemeyeceğim” diyenlerden misiniz?

Madem zamansızlık en büyük dert, o halde buyurun yakına gidelim, şehrin içinde Survivor triplerine girelim. Uniq İstanbul’un bahçesinde bulunan Extrem Aventures bizleri heyecandan heyecana sürükleyecek özelliklerle donatılmış. Düz duvara tırmanmak mı dersiniz, sürekli oynayan mini mini kütüklerin üzerinde dengeyi bulma, Ramboculuk oynayıp iple kaymak mı dersiniz… Aklınıza gelen türlü çılgınlık çok yakınınızda sizi bekliyor.

İlgili yazı: Macera severlerin mutlaka gitmesi gereken, doğayla iç içe 5 tatil yeri

Bizler, Uplifers yazarları olarak geçen hafta sonu oradaydık ve mini Survivor deneyimi yaşadık hep birlikte.

Parkur nasıl Xtrem Aventures’ta?

Toplam 2 saat süren, 8000 m2’ye yayılmış, 5 etaplı parkurda yok yok. Zip line denilen ip geçişleri, slack line denilen ip/çelik halat üzerinde yürüyüşler, dikey ve yatay duvar geçişleri, hareketli kalas geçişleri ve daha neler neler…

Yeterince emniyetli mi peki?

Parkurda ilerlerken başınıza bir şey gelmesi çok zor. Belinize takılan dağcı kemeri ve fotoğraftaki karabina tüm emniyeti üstleniyor. Herhangi bir noktada ayağınız kayarsa sadece salıncaktaymış gibi sallanıyorsunuz, o kadar.

Daha önce hiç böyle şeyler yapmadım ki

Hiç fark etmez. En başında ufak bir eğitim alacaksınız nasıl olsa.

Ne giymeli, oraya nasıl gitmeli?

Naçizane tavsiyem, yazın da gitseniz mutlaka ayak bileklerinizi ve dirseklerinizi koruyacak uzun ama dar kıyafetler giymeniz yönünde. Yanınıza spor eldiveninizi almayı unutmamalısınız. Bir de saçın uzun olanlar mutlaka saçlarını toplamalılar.

Keşke çocuklar da gelebilse

Elbette gelebilirler. Çocuklar için altı tamamen ağ ile kaplanmış özel bir parkur var. Siz yukarıdayken, onlar da alt taraftaki parkurda keyiflerine bakabilirler. Hatta dilerseniz çocuğunuzun doğum gününü bile Xtreme Aventures’ta yapabilirsiniz. Aileler için grup indirimi de var, daha ne olsun?

Yakınsa yakın, heyecansa heyecan, extreme ise extreme! Ee siz ne zaman gidiyorsunuz?

Not: Sevgili Gülçin Aksuz ve Kamil Çakın’a tüm Uplifers yazarları adına teşekkürlerimi yazmayı da unutmamış olayım 🙂

Ayrıca Xtrem Aventures’ı FacebookTwitter ve Instagram adreslerinden takip edebilirsiniz.

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale