X

Ünlü Hollywood yıldızından korkularla başa çıkma formülü: Biz olmak

“Korkuyla çoğu zaman ‘sen’ diyerek başa çıkmaya çalışırız. İş ‘biz’ demeye geldiğinde ise korku yolumuza çıkar ve bizi durdurur.”

Sayısız filmde oynamış Hollywood yıldızı Hill Harper, kendi kişisel deneyimlerinden yola çıkarak nasıl “biz” diyebileceğimizi anlatıyor:

“Bir gün oturmuş müzik eşliğinde düşünürken Julie Andrews’ın sevdiğim bir şarkısı çaldı. Şarkıda “güneşin altındaki her kötülüğün bir çaresi vardır.” sözleri geçiyordu. Bu beni uzun süre düşündürdü. O sıra çevremde yaşananları görüp umutsuzluğa kapıldığım bir dönemdi. Kutuplarda kocaman kentlerin büyüklüğündeki buz kütleleri parçalanıyor, öte yandan hala insanlar dişlerini suyla fırçalama olanağı bulamayabiliyordu. İklim değişikliği, ırkçılık ve bunlar gibi diğer pek çok sorun kafama üşüşmüş haldeydi. Sonrasında bu şarkıyı duydum. İçimdeki umutsuzluk yerini heyecana bıraktı. Demek çaresi vardı. Peki gördüğüm, karşılaştığım kötülüklerin çaresi neydi? İşte o zaman bahsettiğim ‘biz’ duygusu benim yanıtım oldu. Çare ‘biz’ olmaktaydı.

‘Biz’ demek zaman zaman insanı korkutur. Ancak kötülüklerle başa çıkmanın yolu da çoğu zaman budur.

Burada hatırlamamız gereken şeyse yolumuz. Evet her birimizin kendine ait farklı yolları var. Her birimizin yolu tek ve sadece kendine özgü. Sorun ise kendi yolumuzda ‘biz’ diyebilmekte. Kendimizle ilgilenmeyi hepimiz çok iyi biliyoruz. Arkadaşlarımızla, ailemizle ilgilenmeyi de çok iyi bildiğimiz kesin. Peki ya hiç tanımadıklarımız? Onlarla ilgilenmeyi hiç düşündük mü? Peki ya ‘biz’ olmanın gerçek yolu hiç tanımadıklarımızla ilgilenmekse?

İlginizi çekebilir: Kendi yolunuzu yaşamak için: Yola çıkmalı, hemen!

Kendimize nasıl yardımcı olabileceğimizi biliyoruz. Peki başkasına “Sana nasıl destek olabilirim?” sorusunu sorabilecek kadar becerikli miyiz? Ya da bu soru nasıl sorulur, konuya nasıl başlanır bunlardan emin miyiz? Bunların üzerinde hiç düşündük mü daha önce?

Başkalarına yardım etmek için davete ihtiyacımız yok. Bu soruyu sorabilmek için gerekli olan kutsal anahtara sahipsiniz.

Size bununla ilgili kişisel bir olay anlatmak istiyorum. 2015 yazıydı. Harika bir yaz geçiriyordum. Bradley Cooper ile birlikte Limitless filmini çekiyorduk. New York’taydık, her şey çok güzeldi. Derken bir arkadaşım aradı. Bana yalnız erkeklerin evlat edinme oranlarının çok düşük olduğunu ve evlat edinmeyi düşünüp düşünmeyeceğimi sordu. Hayır dedim. Buna hazır değildim, daha önce hiç düşünmemiştim ve böyle bir planım asla yoktu. Fakat sonra arkadaşımın ısrarı üzerine ilgililerle görüşmeyi kabul ettim. Amacım onlara da hayır demekti. Ancak şöyle bir şey oldu. Telefondaki yetkili bana 3 ay sonra doğacak bir bebekten bahsetti ve onu evlat edinmek isteyip istemeyeceğimi sordu. Sanki benimle konuşan Tanrı’ydı. Ve daha önce bu şekilde bir planım ve düşüncem olmamasına rağmen evet dedim.

Şu an şimdiye kadar benim olanlar arasındaki en kutsal şeye sahibim. 2 yaşında bir oğlum var. Ben o telefon konuşmasında korkmayıp ‘biz’ diyebildim ve şu an bununla çok mutluyum.

‘Biz’ demekten korkmayın.

Teşekkürler.”

Harper’ın hikayesiyle ilgili ayrıntılara aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz:

Videoyu izlemek için tıklayın.

İlginizi çekebilir: Dünyaya daha çok şey verebilmek: Yaşamı güzelleştirme kılavuzu

Kaynak:

mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale