X

Seyahat etme isteğinizi artıracak macera filmleri

Macera filmleriyle kendinize bir iyilik yapın.

Sinemanın büyüsü, bizi bu dünyadan alıp bambaşka bir dünyanın ortasına koyuvermesidir. İzlediğimiz filmin konusu macera ve keşif olduğunda ise, oturduğumuz koltuktan adeta ışınlanıp dünyanın farklı köşelerinde buluruz kendimizi… İzledikten sonra içinizdeki keşfetme isteğinin perçinleneceğini ve ufkunuzun açılacağını düşündüğümüz film önerilerimizi sizler için listeledik. İşte seyahat etme isteğinizi artıracak macera filmleri…

Ufkunuzu açabilecek bu filmlerle, kendinize yeni rotalar belirleyebilirsiniz.

1. 180° South

Eğer siz de seyahat ve keşif tutkunuysanız, bu film tam size göre. Filmi izlerken en çok tüketim konusunu sorgularken bulacaksınız kendinizi. 180 Degrees South, maceracı yönünüzü harekete geçirirken, içinizden yükselen “Tası tarağı toplayıp dünyayı gezelim” sesine kulak vermek isteyeceksiniz…

2. One Week

Bu Kanada yapımı bağımsız film, Torontolu Ben Tyler adındaki bir önderin Ontario’dan Vancouver’daki Tofino’ya seyahatini anlatıyor. Üzücü haberler aldıktan sonra Ben, ilk motosikletini ediniyor ve hayatın anlamını yolculuğu vasıtasıyla bulmak için yola çıkıyor.

3. McConkey

Bu film, dünyanın en maceracı ve risk almayı seven insanlarından birinin seyahatini ve keşiflerini anlatıyor. İzleyiciye ölüm, yer çekimi ve ekstrem olayları deneyimleten filmde serbest kayak ve kayakla atlama gibi sporlara da yer verilmiş.

4. Isolated

Dünyanın keşfedilmemiş bölgelerini dolaşmak amacıyla yola çıkan 5 profesyonel sörfçü, Yeni Gine’nin mükemmel doğasını deneyimliyor. Ancak maceraperest sörfçüler, dünyanın en bilinmeyen adalarından birinde şoke edici bir gerçekle yüzleşiyor. Yamyamlıktan kitlesel yozlaşmaya, kahramanlar insan haklarının ihlal edildiği son derece tehlikeli bir deneyimi belgeliyorlar.

5. The Way

Bu filmde, Amerikalı huysuz bir doktorun seyahati anlatılıyor. Doktor, Camino de Santiago’yu boylu boyunca yürürken, kutsal bir deneyim yaşıyor. İspanya’nın muhteşem manzaralarını yansıtan bu yolun, filmi izleyen seyahat severlerin gidilecek yerler listesine gireceğine şüphe yok…

Motorcycle Diaries, Che Gueavara’nın seyahat deneyimini ve dönemin konjonktürünü anlatıyor.

6. The Motorcycle Diaries

The Motorcycle Diaries, Che Guevara’nın 1952’de yaptığı Latin Amerika seyahatini anlatıyor. Filmde 23 yaşındaki Che Guevara’yı ve 29 yaşındaki eski arkadaşı Alberto Granado’yu sosyal adaletsizliklerden bunalmış bir halde görüyoruz. Bu sosyal meseleler, Che’nin daha sonraki devrimci politik aktivitelerinin de temellerini oluşturuyor.

7. Hawaiian: The Legend of Eddie Aikau

Sörf efsanesi Eddie Aikau’nun maceralarını anlatan bu filmde, izleyiciler Aikau’nun insani ve spiritüel yanlarını görme fırsatı bulurken, Hawai ve sörf kültürünü de yakından tanıyabilirler.

8. The Art of Flight

İkonik snowboard’cu Travis Rice ve arkadaşlarını takiben, film dağ snowboard’unun sıra dışı dünyasını anlatıyor. Büyüleyici çekimleriyle bu filmin beklentileri fazlasıyla karşılayacağına şüphe yok…

9. Splinters

1980’lerde geçen film, Avustralyalı bir pilotun Papua Yeni Gine’yi ziyaretini anlatıyor. Sörfü odağına alan film, sosyo- ekonomik koşulları ve sörfün bu koşullara nasıl bir etkisi olduğunu anlatıyor.

10. Kon-Tiki

Norveçli bir pilot olan Thor Heyerdahl’ın yaşadıklarını anlatan Kon-Tiki, pilotun 1947’deki Pasifik Okyanusu’nu geçişini işlerken, Heyerdahl’ın Polinezya’ya yerleşme hayallerini konu alıyor. Kitabı da bulunan film, 101 günlük bir yolculuğu ve 8000 km’lik açık okyanus deneyimini izleyiciye tüm heyecanıyla yaşatıyor.

11. Touching the Void

Gerçek bir hikayeden uyarlanan film, izleyenleri, Siula Grande zirvesinde Joe Simpson ve Simon Yates adlı tırmanışçıların zamana yayılan gerilimli tırmanış macerasına ortak ediyor.

12. The Endless Summer

Olumlu eleştiriler alan bu film, sörfçü ve yönetmen Bruce Brown ile iki arkadaşının yaşadıklarını konu alarak, dünyanın farklı yerlerinde sörf, kültürel keşifler ve “mükemmel dalga” eksenindeki gezilerini anlatıyor.

Kaynak
theplaidzebra & IMDB

İlginizi çekebilir: Yeni başlangıç yapmak isteyenlere ilham verici filmler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale